<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
                 <rss version="2.0" 
                 xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
                 xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" 
                 xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" 
                 xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
                 <channel><title>Trabzon’un En iyi Haber Sitesi</title>
                      <link>https://www.trabzonhabermerkezi.com/rss.xml</link>
                      <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.trabzonhabermerkezi.com/rss.xml" type="application/rss+xml" rel="self"/>
                      <language>tr</language>
                      <description>Tarafsız, objektif ve en etkili organik haberleriyle Trabzonspor ve Trabzon’un en iyi haber sitesidir</description>
                      <category>News</category>
                      <lastBuildDate>Wed, 10 Jun 2026 22:02:20 +0000</lastBuildDate>
                      <ttl>1</ttl>
                      <generator>Trabzon’un En iyi Haber Sitesi - Haberler</generator>
                      <copyright>Copyright - 2026 - Trabzon’un En iyi Haber Sitesi</copyright><item><title><![CDATA[Steinway & Sons Piyanosu DEÜ Devlet Konservatuvarı'nda]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trabzonhabermerkezi.com/haber-steinway-sons-piyanosu-deu-devlet-konservatuvarinda-40758.html</guid>
                    <link>https://www.trabzonhabermerkezi.com/haber-steinway-sons-piyanosu-deu-devlet-konservatuvarinda-40758.html</link>
                    <description><![CDATA[]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ 
                    DEÜ Devlet Konservatuvarında düzenlenen programa; DEÜ Rektörü Prof. Dr. Bayram Yılmaz, Arkas Holding Yönetim Kurulu Başkanı Lucien Arkas ve eşi Merve Arkas, Devlet Konservatuvarı Müdürü Prof. Dr. Mehmet Alper Kazancıoğlu, dekanlar, konservatuvar akademisyenleri ve öğrenciler katıldı.

REKTÖR YILMAZ: “SANAT, ÜNİVERSİTEMİZİN TEMEL DEĞERLERİ ARASINDA”

Törende konuşan DEÜ Rektörü Prof. Dr. Bayram Yılmaz, Dokuz Eylül Üniversitesinin yalnızca belirli alanlarda uzmanlaşan tematik bir üniversite olmadığını, hayatın tüm alanlarına dokunan köklü ve kapsamlı bir yükseköğretim kurumu olduğunu belirtti. Üniversitenin “Eğitimin, Bilimin, Sanatın, Sporun, Hayatın Merkezi” mottosunu bu anlayışla benimsediğini ifade eden Yılmaz, sanatın da üniversitenin temel değerleri arasında yer aldığını vurguladı.

Devlet Konservatuvarına kazandırılan Steinway & Sons piyanosunun öğrencilerin eğitim süreçlerine önemli katkılar sağlayacağını belirten Yılmaz, sanata ve genç sanatçıların yetişmesine sunduğu destek dolayısıyla Lucien Arkas’a teşekkür etti.

 KAZANCIOĞLU: “REKTÖRÜMÜZÜN DESTEĞİ VE LUCIEN ARKAS’IN KATKISIYLA ÖNEMLİ BİR KAZANIM ELDE ETTİK”

Devlet Konservatuvarı Müdürü Prof. Dr. Mehmet Alper Kazancıoğlu ise konuşmasında piyanonun konservatuvara kazandırılması sürecine değinerek, Steinway & Sons marka bir piyanonun öğrenciler için büyük bir kazanım olacağını ilk kez Rektör Prof. Dr. Bayram Yılmaz ile paylaştığında, Rektörün hiç tereddüt etmeden projeye destek verdiğini ifade etti.

Bir sanatçının yetişmesinin uzun yıllar süren emek ve özveri gerektirdiğini belirten Kazancıoğlu, konservatuvara kazandırılan Steinway & Sons konser piyanosunun yalnızca bir enstrüman değil, genç sanatçılara duyulan güvenin, eğitime verilen değerin ve sanatın geleceğine yapılan yatırımın önemli bir göstergesi olduğunu söyledi. Bu kıymetli katkı dolayısıyla Lucien Arkas ve Arkas Holding ailesine teşekkür eden Kazancıoğlu, öğrencilerin artık dünyanın önde gelen konser salonlarında kullanılan bir enstrümanı eğitim süreçlerinde tanıma ve deneyimleme fırsatı bulacağını ifade etti.

Bu imkânın öğrencilerin özgüvenlerine ve sanatsal gelişimlerine önemli katkılar sağlayacağını vurgulayan Kazancıoğlu, bugün bu salonda eğitim gören gençlerin gelecekte ulusal ve uluslararası sahnelerde Türkiye’yi başarıyla temsil edeceklerine inandığını dile getirdi. Kazancıoğlu, Steinway & Sons piyanosunun konservatuvar öğrencilerinin sanatsal yolculuklarında önemli bir dönüm noktası olacağını belirterek, sürece katkı sunan Rektör Prof. Dr. Bayram Yılmaz’a, Lucien Arkas’a ve Arkas Holding ailesine teşekkür etti. 

GENÇ YETENEKLERDEN STEINWAY & SONS RESİTALİ

Program kapsamında gerçekleştirilen açılış konserinde, Devlet Konservatuvarı öğrencileri Steinway & Sons piyano eşliğinde seçkin eserlerden oluşan bir repertuvar seslendirdi. Konserde Özgür Erim Odabaşı, Zeynep Yıldız, Can Ayazlar, İrfan Karakılıç, Ceren Gül, Tılsım Durutürk, Fikret Uçar, Çınar Bozkurt, Beste Eser ve Doğa Ergen sahne aldı.

İlkokul, ortaokul, lise ve lisans düzeyindeki öğrencilerin yer aldığı programda; İlhan Baran, Ulvi Cemal Erkin, Fazıl Say, İstemihan Taviloğlu ve Ahmet Adnan Saygun gibi Türk müziğinin önemli bestecilerinin eserlerinin yanı sıra Claude Debussy, Franz Liszt, Sergei Rachmaninoff ve Frédéric Chopin gibi dünya müzik tarihinin önde gelen bestecilerinin eserleri de başarıyla icra edildi.

Konserin finalinde ise Devlet Konservatuvarı Lisans 4 öğrencisi Kemal Atakan Korkmaz, Georges Bizet’nin Carmen operasından Escamillo aryasını seslendirdi. Piyanoda Öğretim Görevlisi Özlem Ebesek’in eşlik ettiği performans, dinleyicilerden büyük beğeni topladı.

2026 Genç Solist Yarışması Profesyonel Kategori ikincisi ve Necdet Aydın Sahne Özel Ödülü sahibi olan Kemal Atakan Korkmaz’ın, Almanya merkezli Kanttila Ajansı sanatçı listesine kabul edilmesi ve Avrupa’daki seçmelere davet edilmesi de genç sanatçının dikkat çeken başarıları arasında yer aldı. 

ARKAS: “GENÇLERİMİZİN SANATSAL GELİŞİMİNİ DESTEKLEMEYİ SÜRDÜRECEĞİZ”

Konserin ardından katılımcılara hitap eden Arkas Holding Yönetim Kurulu Başkanı Lucien Arkas, programdan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Geleceğin aydınlık yüzleri olan çocukların ve gençlerin sanatsal gelişimlerine katkı sunmayı önemsediklerini belirten Arkas, genç sanatçıların yetişmesine yönelik desteklerini sürdüreceklerini ifade etti.

Gençlerin çok değerli olduğunu belirterek onları eğiten, yetiştiren ve sanata yönlendiren herkesi gönülden tebrik eden Arkas, yaptıkları katkıyla bu anlamlı yolculuğun bir parçası olmaktan mutluluk duyduklarını ifade etti. Müziğin insanın hem hüznünü hem de sevincini ifade edebilen, zihni sakinleştiren ve duyguları dönüştüren özel bir dil olduğunu söyleyen Arkas, bu yolun ne kadar emek gerektirdiğini bilen biri olarak gençlerin yeteneklerine tanıklık etmenin kendisini çok mutlu ettiğini dile getirdi. Arkas, Arkas Holding olarak bu katkıyı sunabilmiş olmaktan büyük memnuniyet duyduklarını ve gençlerin yanında yer almanın ne kadar kıymetli olduğunu bir kez daha gördüklerini ifade etti.

Konserde sahne alan öğrencilerin performanslarından büyük mutluluk duyduğunu belirten Arkas, genç sanatçıları tebrik ederek programın hazırlanmasında emeği geçenlere ve ev sahipliği dolayısıyla DEÜ Rektörü Prof. Dr. Bayram Yılmaz’a teşekkür etti.

 PLAKET VE ANI TAKDİMİ

Programın sonunda, DEÜ Rektörü Prof. Dr. Bayram Yılmaz tarafından Arkas Holding Yönetim Kurulu Başkanı Lucien Arkas’a plaket ve anı takdim edildi. Devlet Konservatuvarı Müdürü Prof. Dr. Mehmet Alper Kazancıoğlu da Lucien Arkas’a ve Rektör Prof. Dr. Bayram Yılmaz’a anı takdiminde bulundu. Program

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

                 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trabzonhabermerkezi.com/kultur-sanat-haberleri">Kültür-Sanat</category><dc:creator><![CDATA[Steinway & Sons Piyanosu DEÜ Devlet Konservatuvarı'nda - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 08:40:37 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/09062026121130_1166e7e21c932ad7a3b2630d6d8e1bdb.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/09062026121130_1166e7e21c932ad7a3b2630d6d8e1bdb.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/09062026121130_1166e7e21c932ad7a3b2630d6d8e1bdb.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Tarihi manastırda radikal karar: Artık duman yok]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trabzonhabermerkezi.com/haber-tarihi-manastirda-radikal-karar-artik-duman-yok-40662.html</guid>
                    <link>https://www.trabzonhabermerkezi.com/haber-tarihi-manastirda-radikal-karar-artik-duman-yok-40662.html</link>
                    <description><![CDATA[]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Mardin’in binlerce yıllık mirasını taşıyan Deyrulzafaran Manastırı’nda tarihi bir adım atıldı. Artık o kutsal ve büyüleyici atmosferde ne açık alanda ne de kapalı alanlarda sigara içilemeyecek. Manastır, alınan kararla tamamen “Dumansız Hava Sahası” ilan edildi.Ferit Binzet

MARDİN (İGFA) - Cumhurbaşkanlığı’nın 2019/2 sayılı “Bağımlılıkla Mücadele” genelgesi doğrultusunda, 05 Şubat 2026 tarihinde gerçekleştirilen Mardin İl Bağımlılıkla Mücadele İl Koordinasyon Kurulu toplantısında kritik bir karar alındı. GAP turlarının vazgeçilmez duraklarından biri olan bu tarihi mekânda sigaraya tam yasak getirildi.

“TEMİZ HAVA, TARİHİ DOKUYLA BULUŞTU”

Manastırın Başrahibi Gabriel Akkurt, alınan kararı güçlü sözlerle duyurdu:
Bu eşsiz mirasın artık yalnızca tarihiyle değil, temiz havasıyla da örnek olacağını vurguladı. Akkurt, kararın Cumhurbaşkanlığı genelgesi kapsamında; Sağlık Bakanlığı, Mardin Valiliği ve İl Sağlık Müdürlüğü’nün koordinasyonuyla hayata geçirildiğini belirtti.

Akkurt;“Ziyaretçilerin bulunduğu tüm alanlar 4207 sayılı yasa kapsamında dumansız hava sahası ilan edildi. Bu kararı memnuniyetle karşılıyoruz. Artık sigara sadece manastır dışında içilebilecek” diyerek uygulamanın net sınırlarını çizdi.

ZİYARETÇİLERDEN TAM DESTEK: “GEÇ KALINMIŞ BİR KARAR!”

GAP turlarıyla bölgeye gelen yerli ve yabancı turistler ise uygulamadan oldukça memnun.
Ziyaretçiler, sigaranın sadece bireysel değil, toplumsal bir zarar olduğunu vurgulayarak bu kararın hem sağlık hem de kültürel mirasın korunması açısından önemli bir adım olduğunu dile getirdi.

TARİH, TEMİZ HAVA İLE NEFES ALIYOR

Deyrulzafaran Manastırını gezen ziyaretçiler artık sadece geçmişin izlerini değil, binlerce yıllık taş duvarlar arasında dumansız hava sahası uygulaması ile  sadece tarihin izleriyle baş başa kalacak.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trabzonhabermerkezi.com/kultur-sanat-haberleri">Kültür-Sanat</category><dc:creator><![CDATA[Tarihi manastırda radikal karar: Artık duman yok - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sat, 06 Jun 2026 15:09:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/06062026193053_12865943f888c141d8216ab76f8fc782.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/06062026193053_12865943f888c141d8216ab76f8fc782.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/06062026193053_12865943f888c141d8216ab76f8fc782.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Türkiye'nin en modern güzel sanatlar lisesinde çevre bilincine dikkat çeken ödül töreni]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trabzonhabermerkezi.com/haber-turkiyenin-en-modern-guzel-sanatlar-lisesinde-cevre-bilincine-dikkat-ceken-odul-toreni-40624.html</guid>
                    <link>https://www.trabzonhabermerkezi.com/haber-turkiyenin-en-modern-guzel-sanatlar-lisesinde-cevre-bilincine-dikkat-ceken-odul-toreni-40624.html</link>
                    <description><![CDATA[]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ 
                    Çevre bilinci ve eğitim noktasında çok önemli işlere imza atan Selçuklu Belediyesi Dünya Çevre Günü ve Türkiye Çevre Haftası’nda Selçuklu Belediyesi Güzel Sanatlar Lisesi Selçuklu Sahne’de anlamlı bir ödül töreni düzenledi. Müziğin evrensel dili aracılığıyla İklim Değişikliği, Sıfır Atık ve Su temasına dikkat çekilen “SETAP Yeşil Atölye Ulusal Çocuk Şarkıları Beste Yarışması Selçuklu Belediyesi, Necmettin Erbakan Üniversitesi ve Selçuklu İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü işbirliğinde düzenlendi.

Türkiye’nin her yerinden ve her yaştan yarışmacının katılarak ödüllerin sahiplerini bulduğu yarışmada dereceye giren 7 eser Selçuklu Belediyesi Güzel Sanatlar Lisesi, Selçuklu Bilsem Öğrencileri ve SETAP Yeşil Atölye Çocuk Korosu tarafından seslendirildi.

 “SETAP Yeşil Atölye Ulusal Çocuk Şarkıları Beste Yarışması”nda Harun Keskin ve Çağrı Başbuğ tarafından bestelenen “Çöpü doğaya atma kovaya at” isimli eser birinci olarak 70 bin TL’lik  ödülün sahibi olurken İlhan Çınar tarafından bestelenen “Bir damla” isimli eser ikinci olarak 50 bin TL ile ödüllendirildi. Yarışmada 3. olan Mehmet Akpınar’a ait “Su hayattır” isimli eser de 30 bin TL’nin sahibi oldu. Cantekin Kafalı, Mahmut Sözer, Meral Yiğit Helalpara, Ediz Karasulu isimli yarışmacılar da mansiyon ödülü almaya hak kazandı.

Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı, “Çocuklarımızın çevre bilincini kazanması, çevrelerine ve geleceğe duyarlı olmaları bizim için çok önemli”

5 Haziran Dünya Çevre Günü’nde anlamlı bir programı icra ettiklerini ifade eden Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı,“ Güzel Sanatlar Lisemizin Selçuklu Sahnesinin de ilk programı ve bu yüzden bugünün böyle bir anlamı da var bizim için. Hem Dünya Çevre Günü hem de Selçuklu Sahnenin ilk programı. Bu güzel programı burada icra etmiş olmaktan dolayı da son derece mutluyuz. Sabah yine Selçuklu ilçemizdeki bütün okulların katılımıyla Okullar Sıfır Atık İçin Yarışıyor programının ödül törenini icra ettik. Öğrencilerimizin katkılarıyla 206 ton geri dönüşebilir atığı topladık. Bu büyük bir başarı. Buradan yine Okullar Sıfır Atık İçin Yarışıyor programına katılan tüm okullarımızı, öğrencilerimizi, velilerimizi, idarecilerimizi tebrik ediyorum. İnşallah önümüzdeki yıl çok daha fazla geri dönüşüm atığı toplayarak bu sayıları, bu miktarları artıracağız. Çocuklarımızın çevre bilincini kazanması, çevrelerine ve geleceğe duyarlı olmaları bizim için çok önemli. Çünkü dünya bize bir emanet güzel çevremiz bize bir emanet. Bu emaneti en iyi şekilde geleceğe taşımamız gerekiyor. Bu anlamda ben çocuklarımıza, gençlerimize sonuna kadar güveniyorum. İnşallah gelecek bugünden çok daha güzel olacak” dedi.

“Selçuklu Belediyesi, Necmettin Erbakan Üniversitesi ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle güzel bir programı icra ettik”

Yarışma kapsamında 7 tane eserin icra edildiğini belirten Başkan Pekyatırmacı,“ Eserlerin hepsi sözleriyle de, müzikleriyle de, besteleriyle de muhteşemdi. Öncelikle tüm eser sahiplerini tebrik ediyorum. Aslında hepsi birinciliğe layık eserler. Sözleriyle de müzikleriyle de tüm eser sahiplerine bu güzel eserleri bizlere kazandırdıkları için tekrar teşekkür ediyorum. Tabii ki bu güzel eserleri icra eden burada 52 gencimiz 52 müzisyenimiz muhteşemdiniz. Bu kadar mı güzel icra edilir? Bu kadar mı güzel seslendirilir? Yakup Hocam başta olmak üzere tüm ekibi tebrik ediyorum, teşekkür ediyorum. Sağ olsunlar, var olsunlar. Konyamızda elhamdülillah çok güzel bir iş birliği var. İşte bugün Necmettin Erbakan Üniversitesi, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve Selçuklu Belediyesi iş birliğiyle hayata geçmiş böyle bir güzel programı hep birlikte icra ettik. Bu iş birlikleri sayesinde güzel işler yapmaya inşallah hep birlikte devam edeceğiz diyorum. Burada bulunan tüm misafirlerimize ayrı ayrı teşekkür ediyor, programımızın hayırlı olmasını temenni ediyorum.” diye konuştu.

Necmettin Erbakan Üniversitesi Rektörü Zorlu, “Bu proje çevreye önemi, dikkati, değeri veren bir proje”

Bir toplumun medeni olmasının üç tane göstergesi olduğunu belirten Necmettin Erbakan Üniversitesi Rektörü Cem Zorlu,“ Eğer bir toplumda zamana, insana ve çevreye değer veriliyorsa bu toplum medeni bir toplum demektir. Bunu bir tarafa yazın. Zaman insan ve çevre. Bugün gündemimiz çevre. Çevre çok önemli. Çünkü çevre var olduğu müddetçe biz daha konforlu bir alanda yaşama imkanı bulacağız. Birinci olan parçada da zaten ne diyor? Çöpü doğaya atma, kovaya at. Şimdiden elinizdeki en ufak bir çöpü dahi biraz sabırla bekleyerek gerekirse doğaya atmadan, cebinize koyarak bir çöp kutusu buluncaya kadar sakın atmayın. Bu hayatınızın bir geleneği haline gelsin. Çok önemli bir organizasyon bu. Necmettin Erbakan Üniversitesi, Selçuklu Belediyesi ile ve Selçuklu Milli Eğitim Müdürlüğü ile çok ciddi organizasyonlara iş birliklerini imza atmaktadır. SEDEP, SOBE bunlardan birisi. Aynı zamanda Selçuklu Kongre Merkezi'nde Selçuklu Sanat Akademisi'ne de Türk Müziği Konservatuvarı olarak destek veriyoruz. Yine bu da çok önemli bir proje. Sizlerin de önemli katkınız var. Gerçekten çevreye önemi, dikkati, değeri veren bir proje bu. Bu projeye emeği geçen başta Yakup Hocam olmak üzere, kendi ekibim, arkadaşlarım, Selçuklu Belediye Başkanım, Selçuklu Milli Eğitim Müdürüm ve diğer emeğe geçen bütün arkadaşlara ve hassaten bu genç geleceğin müzisyenlere teşekkür ediyor, hepinizi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum.” dedi.

AK Parti Selçuklu İlçe Başkanı Arif Bağcı,“ Çocuklarımızın bilinçlendirilmesine yönelik bu çalışmalar ile inşallah gelecek daha güzel hale gelecek”

Sahnede yer alan çocukların çok kıymetli ve güzel eserleri seslendirdiklerini belirten AK Parti Selçuklu İlçe Başkanı Arif Bağcı,“ Gerçekten çok kısa sürede çok güzel eserleri icra eden çocuklarımızı tebrik ediyorum.  Sözler ve bestelerin her biri de birbirinden güzeldi. Söz yazarlarına ve bestekarlarımıza teşekkür ediyorum. Emeğinize sağlık.  Geleceğe temiz bir çevre ve temiz bir dünya bırakmak için çocuklarımızın bilinçlendirilmesine yönelik bu çalışmalar ile inşallah gelecek daha güzel hale gelecek.” diye konuştu.  

Selçuklu İlçe Milli Eğitim Müdürü Sağdıç ,“ Beste yarışmamız yaşanılabilir bir dünya, temiz bir çevre için özgün bir yarışma oldu”

Beste yarışmasının final töreninde çok güzel eserlerin icra edildiğini ifade eden ve öğrencileri tebrik ederek konuşmasına başlayan Selçuklu İlçe Milli Eğitim Müdürü Sami Sağdıç, “Beste yarışmamız yaşanılabilir bir dünya, temiz bir çevre için özgün bir yarışmaydı. İnşallah gelecekte bu nesiller bizden emanet aldıkları dünyayı daha iyi yerlere taşırlar. Yine bu organizasyonda paydaş olarak çalıştığımız Necmettin Erbakan Üniversitesi Rektörümüz Sayın Cem Zorlu nezdinde tüm ekibine, Selçuklu Belediye Başkanımız Sayın Ahmet Pekyatırmacı nezdinde tüm ekibine ve tüm emeğe geçenlere teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı.

Programa Necmettin Erbakan Üniversitesi Rektörü Cem Zorlu, Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı, Selçuklu İlçe Milli Eğitim Müdürü Sami Sağdıç, AK Parti Selçuklu İlçe Başkanı Arif Bağcı, rektör yardımcıları, yarışmacılar, aileleri, okul idarecileri ve öğrenciler katıldı.

Program protokolün ödülleri takdim etmesiyle son buldu.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

                 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trabzonhabermerkezi.com/kultur-sanat-haberleri">Kültür-Sanat</category><dc:creator><![CDATA[Türkiye'nin en modern güzel sanatlar lisesinde çevre bilincine dikkat çeken ödül töreni - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 18:35:07 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/05062026221411_fe8b210b1f9e291128b32246e43c48db.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/05062026221411_fe8b210b1f9e291128b32246e43c48db.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/05062026221411_fe8b210b1f9e291128b32246e43c48db.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Halkbank 88. yılını “Başrol Halk" Reklam Filmiyle Kutluyor]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trabzonhabermerkezi.com/haber-halkbank-88-yilini-basrol-halk-reklam-filmiyle-kutluyor-40470.html</guid>
                    <link>https://www.trabzonhabermerkezi.com/haber-halkbank-88-yilini-basrol-halk-reklam-filmiyle-kutluyor-40470.html</link>
                    <description><![CDATA[]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ 
                    1938 yılında küçük işletmelerin yanında olmak amacıyla çıktığı yolculukta üretimi ve girişimciliği desteklemeyi ilke edinen Halkbank, Türkiye’nin kalkınma yolculuğuna katkı sunmaya devam ediyor. KOBİ’lerin, esnafın, üreten kadınların, gençlerin ve ailelerin en büyük destekçilerinden biri olan Banka, yeni reklam filminde de “Başrol Halk” diyerek odağı yine gerçek kahramanlara çeviriyor.

85 saniyelik imaj filminde; sabahın ilk ışıklarıyla dükkânını açan emektar esnaf Ömer Amca, hayallerinin peşinden giderek kendi butiğini kuran Emel, fikirleriyle geleceğe yön veren genç girişimci Mert, umut dolu dünyasıyla minik Zeynep ve gece gündüz üretmeye devam eden Efe’nin hikâyeleri izleyiciyle buluşuyor. Samimi anlatımı ve sıcak atmosferiyle dikkat çeken film; emeğin, azmin ve başarının gerçek sahiplerini ekranlara taşıyor. Filmin finalinde ise Halkbank çalışanları, Banka’nın gerçek sahibi olarak gördükleri halkı şubelerde ayakta alkışlayarak, yıllardır süren güçlü gönül bağını unutulmaz bir sahneyle taçlandırıyor.

Reklam filminin yönetmen koltuğunda Fatih Kızılgök otururken, filmin duygusunu güçlendiren müzikler ise usta müzisyen Fahir Atakoğlu imzası taşıyor. Yapımı ise Renosans İstanbul tarafından gerçekleştirildi.

KÜNYE

Reklamveren: Halkbank 

Reklamveren Yetkilisi: Caner Gökbulut, Tuna Alcı, Ömer Faruk Atayman, Ayşe Numanoğlu, Ayşe Öner, Ilgın Oğuz, Ömer Fatih Dayı, Ali Gökkaya

Reklam Ajansı: Renosans İstanbul 

Ajans Başkanı: Sedat Tunç 

Ajans Başkan Yardımcısı: Arzu Yaraş 

Kreatif Direktör: Zeliha Akdemir 

Kreatif Ekip: Hamid Omeri, Ersin Savaş, Recep Yılmaz, Demet Genç, Özlem Özdemir, Uraz Akpınar, Berkay Kemer, Sema Yontar, Eslem İnal 

Müşteri İlişkileri Direktörü: Aslı Birincioğlu 

Müşteri İlişkileri: Efe Göynügüzel, Deniz Tüfekçi 

Storyboard: Ali Durak 

Ajans Prodüktörü: İpek Girgin 

Prodüksiyon Şirketi: Oneofus 

Yönetmen: Fatih Kızılgök 

Görüntü Yönetmeni: Fırat Lita Sözbir 

Post Prodüksiyon: 1000 Volt 

Müzik: Fahir Atakoğlu 

Medya Ajansı: Skala Medya 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

                 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trabzonhabermerkezi.com/kultur-sanat-haberleri">Kültür-Sanat</category><dc:creator><![CDATA[Halkbank 88. yılını “Başrol Halk" Reklam Filmiyle Kutluyor - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 13:11:36 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/01062026210638_8f9eee327241378ce09c66fb5c54287b.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/01062026210638_8f9eee327241378ce09c66fb5c54287b.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/01062026210638_8f9eee327241378ce09c66fb5c54287b.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Pınar Ezmen Doğu “Tekrarın Hafızası" ile Yapı Kredi bomontiada'da]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trabzonhabermerkezi.com/haber-pinar-ezmen-dogu-tekrarin-hafizasi-ile-yapi-kredi-bomontiadada-40475.html</guid>
                    <link>https://www.trabzonhabermerkezi.com/haber-pinar-ezmen-dogu-tekrarin-hafizasi-ile-yapi-kredi-bomontiadada-40475.html</link>
                    <description><![CDATA[]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ 
                    Yapı Kredi bomontiada, 5-21 Haziran 2026 tarihleri arasında Mimar Sinan Üniversitesi Geleneksel Türk Sanatları Bölümü Hat Sanatı Anasanat Dalı’nda Doktor Öğretim Üyesi olarak görev yapan Pınar Ezmen Doğu’nun “Tekrarın Hafızası” başlıklı kişisel hat sergisine ev sahipliği yapıyor. Sergi, Yapı Kredi bomontiada GALERİ’de her gün 11.00 – 19.00 saatleri arasında ziyaret edilebilir.  

 Pınar Ezmen Doğu’nun üretim ve akademik araştırmalarında yoğunlaştığı kûfi yazı, sanatçının pratiğinde yalnızca bir yazı biçimi değil; düzenin içinde saklı anlamı, sessizliğin geometrisini ve kutsalın biçim aracılığıyla görünür olduğu bir alanı işaret ediyor. Kadim bir disiplini çağdaş bir duyarlılıkla buluşturan bu yaklaşım, sanatçının üretim pratiğinin temelini oluşturuyor.

Sergide yer alan eserler, yüzey, doku ve ritim üzerinden gelişen bir görsel dil kurarken izleyiciyi hafızanın döngüsel yapısı üzerine düşünmeye davet ediyor. Tekrar eden formlar ise zaman içinde hem sürekliliği hem de değişimi aynı anda görünür kılıyor. 

“Ben tekrarları seçiyorum. Çünkü tekrar, biçimin canlı bir hareket olduğunu hatırlatır... İnanç ritüellerle, ritüeller ise tekrarlarla beslenir. Benim için tekrar, sonsuzluğa uzanan bir yolculuktur” diyen sanatçı, tekrarı bir kopya olarak değil, bir yaratım eylemi olarak görüyor: “Her yinelenişte yeni bir biçim, yeni bir varlık ve yeni bir nefes doğar. Benim için biçim bir ifade değil, bir varoluş halidir ve bu varoluş her tekrarda yeniden şekillenir.”

Pınar Ezmen Doğu’nun “Tekrarın Hafızası” sergisi 5-21 Haziran 2026 tarihleri arasında her gün 11.00-19.00 saatleri arasında ücretsiz gezilebilir.

Pınar Ezmen Doğu Hakkında 

Pınar Ezmen Doğu, 1986 yılında Mimar Sinan Üniversitesi Geleneksel Türk Sanatları Bölümü’nden mezun oldu. 1987 yılında aynı üniversitenin Geleneksel Türk Sanatları Bölümü Hat Sanatı Anasanat Dalı’nda Araştırma Görevlisi olarak akademik kariyerine başladı. 2000 yılında Yardımcı Doçent kadrosuna atandı. Halen aynı üniversitede Doktor Öğretim Üyesi olarak görev yapan Ezmen Doğu, hat sanatı alanındaki çalışmalarını sürdürmektedir. Özellikle kûfi yazı üzerine uzmanlaşmış olup, bu alanda üretim ve akademik araştırmalarına devam etmektedir.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

                 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trabzonhabermerkezi.com/kultur-sanat-haberleri">Kültür-Sanat</category><dc:creator><![CDATA[Pınar Ezmen Doğu “Tekrarın Hafızası" ile Yapı Kredi bomontiada'da - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 12:50:25 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/01062026210717_b8f0d5d39ce06c5531ff0fb175e36c33.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/01062026210717_b8f0d5d39ce06c5531ff0fb175e36c33.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/01062026210717_b8f0d5d39ce06c5531ff0fb175e36c33.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Gece müzeciliğinde yeni sezon... 20 müze ve ören yeri gece ziyarete açıldı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trabzonhabermerkezi.com/haber-gece-muzeciliginde-yeni-sezon-20-muze-ve-oren-yeri-gece-ziyarete-acildi-40465.html</guid>
                    <link>https://www.trabzonhabermerkezi.com/haber-gece-muzeciliginde-yeni-sezon-20-muze-ve-oren-yeri-gece-ziyarete-acildi-40465.html</link>
                    <description><![CDATA[]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Gece Müzeciliği uygulamasının 2026 sezonunun başladığını duyurdu. 1 Haziran-1 Ekim tarihleri arasında 20 müze ve ören yeri ziyaretçilerini gece saatlerinde de ağırlayacak.ANKARA (İGFA) - Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye'nin kültürel mirasını daha geniş kitlelerle buluşturmayı amaçlayan Gece Müzeciliği uygulamasında yeni sezonun başladığını açıkladı.

Sosyal medya hesabından paylaşım yapan Bakan Ersoy, kültürel mirasın günün her saatinde erişilebilir hale getirilmesi amacıyla hayata geçirilen uygulamanın bu yıl da devam edeceğini belirtti.

Buna göre, 1 Haziran–1 Ekim 2026 tarihleri arasında Türkiye genelinde belirlenen 20 müze ve ören yeri gece saatlerinde de ziyaret edilebilecek. Uygulama sayesinde ziyaretçiler tarihi ve kültürel mekanları gecenin kendine özgü atmosferinde deneyimleme fırsatı bulacak.



Geçtiğimiz yıl Gece Müzeciliği kapsamında 1 milyonun üzerinde ziyaretçinin ağırlandığını hatırlatan Ersoy, uygulamanın hem kültürel farkındalığa hem de turizm hareketliliğine önemli katkı sağladığını ifade etti.

Gece ziyaretlerine açık olacak kültür rotaları arasında Nemrut Dağı, Efes Antik Kenti, Side Antik Kenti, Zeugma Mozaik Müzesi, Galata Kulesi ve İstanbul Arkeoloji Müzeleri gibi önemli destinasyonlar yer alıyor.

Bakan Ersoy, Türkiye’nin zengin tarihi ve kültürel mirasını farklı bir atmosferde keşfetmek isteyen yerli ve yabancı ziyaretçileri müzelere ve ören yerlerine davet ederek, Gece Müzeciliği uygulamasının ziyaretçilere unutulmaz deneyimler sunacağını vurguladı.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trabzonhabermerkezi.com/kultur-sanat-haberleri">Kültür-Sanat</category><dc:creator><![CDATA[Gece müzeciliğinde yeni sezon... 20 müze ve ören yeri gece ziyarete açıldı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 10:45:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/01062026210540_27b2af003d185f0cf02ea350b0e753f7.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/01062026210540_27b2af003d185f0cf02ea350b0e753f7.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/01062026210540_27b2af003d185f0cf02ea350b0e753f7.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Rahmi M. Koç Müzesi'nden  Haslet Soyöz'ü Anma Sergisi:  Denizlere Haslet Kaldık]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trabzonhabermerkezi.com/haber-rahmi-m-koc-muzesinden-haslet-soyozu-anma-sergisi-denizlere-haslet-kaldik-40478.html</guid>
                    <link>https://www.trabzonhabermerkezi.com/haber-rahmi-m-koc-muzesinden-haslet-soyozu-anma-sergisi-denizlere-haslet-kaldik-40478.html</link>
                    <description><![CDATA[]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ 
                    Rahmi M. Koç Müzesi, Türk denizcilik tarihinin görsel hafızasına fırçasıyla ışık tutan ressam ve çizer Haslet Soyöz’ü, vefatının birinci yılında “Denizlere Haslet Kaldık” anma sergisiyle ziyaretçileriyle buluşturuyor.

Türkiye’nin ilk ve tek sanayi müzesi Rahmi M. Koç Müzesi’nde 2003’ten bu yana altı farklı sergi gerçekleştiren Soyöz; gemileri, römorkörleri ve deniz fenerlerini yalnızca teknik ayrıntılarıyla değil, taşıdıkları hikâyeler ve kültürel hafızayla birlikte resmetti. Sanatçının denize duyduğu tutkuyu ve Türkiye’nin denizcilik mirasına bıraktığı görsel arşivi yansıtan eserleri, anma sergisindeki özel seçkide yeniden bir araya geliyor.

Ustalıkla resmedilen 17 eser 

28 Mayıs’ta ziyarete açılan ve 7 Haziran’a kadar müzenin Kayıkhane Sergi Salonu’nda ziyaret edilebilecek olan Haslet Soyöz Anma Sergisi: Denizlere Haslet Kaldık, Soyöz’ün geçmiş yıllarda Rahmi M. Koç Müzesi’nde sergilenen 17 tablosundan oluşuyor. Sergideki özel seçkide, aralarında “Karanın Bittiği Mavi” isimli sergiden Türk Bayrağı’yla ABD’ye giden ilk vapur olan Gülcemal gibi Soyöz’ün ustalıkla resmettiği Gemlik, Midilli, Yzb. Murad Bey, Layter 19, Taşköprü, Filikada Mürettebat, Gayret-i Vataniye, Rumeli Feneri, 7 Numara, Vatan ve Kotra eserlerinin yanı sıra, “Fenerler” sergisinden Kızılada Feneri, Knidos Feneri, İğneada Feneri, Rumeli Karaburun Feneri ve Anadolu Feneri de yer alıyor. 

Usta sanatçının aramızdan ayrılışının birinci yıl dönümünde düzenlenen sergiyle, Haslet Soyöz’ün yıllar boyunca belgelediği denizcilik sözlüğü ve gemi hikâyeleri duygusal bir anlatımla ziyaretçilerle paylaşılıyor. Sanatçının, “Gemilerin hikâyelerini dinledim, onlarla ilgili bilgi topladım. Resmederken sadece portrelerini değil ruhlarını da yansıtmak istedim” sözlerinden ilham alan sergi, izleyicileri Türkiye’nin denizcilik hafızasına tanıklık etmeye davet ediyor. 

7 Haziran’a kadar görülebilecek sergide yer alan tablolardan birkaçı şöyle:

Gülcemal: 1874 yılında İrlanda’da yapılan yüzen sarayın ilk ismi Germanic’di. 1910 yılında Osmanlı Donanma Cemiyeti tarafından satın alınarak Dolmabahçe açıklarına geldiğinde adı Padişah Mehmed Reşad’ın çocuk yaşta kaybettiği annesi Gülcemal Hatun’un ismini aldı. Kimi zaman Kuva-yi Milliye kahramanlarını, kimi zaman Alman askerlerini misafir etti. Transatlantik Gülcemal, 1920 yılında Türk Bayrağı’yla Atlas Okyanusu’nun diğer tarafındaki ABD’ye giden ilk vapur oldu. Atatürk’ün iki tarafında Deniz Yolları’nın sembolü çift çapanın işlendiği yastıklarla verdiği fotoğraf Gülcemal’de 5 Haziran 1926 günü çekilmişti.

Rumeli Feneri: Dünyanın en zorlu su yolu olan İstanbul Boğazı’nın Avrupa yakasındaki Karadeniz başlangıcıdır Rumeli Feneri. Adını denizcilere yol gösteren fenerden alan balıkçı köyü bugün de önemini koruyor. 1769 yılında yapımına başlanan Rumeli Feneri, Kurtuluş Savaşı’nın kazanılmasının ardından 1933 yılında Fransızlara verilen yüz senelik işletme imtiyazının iptal edilmesiyle tamamen Türkiye’nin oldu. Otuz metre boyundaki deniz feneri, denizden elli sekiz metre yüksekte bulunuyor ve beyaz ışığı on sekiz deniz mili uzaktan görülebiliyor. 

Anadolu Feneri: 1856 yılında İstanbul Boğazı’nın Karadeniz çıkışında, Anadolu yakasında yapıldı. Işığı iki saniye çakıp on sekiz saniye bekleyen Anadolu Feneri denizden yetmiş beş metre yüksektedir.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

                 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trabzonhabermerkezi.com/kultur-sanat-haberleri">Kültür-Sanat</category><dc:creator><![CDATA[Rahmi M. Koç Müzesi'nden  Haslet Soyöz'ü Anma Sergisi:  Denizlere Haslet Kaldık - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 08:36:30 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/01062026210721_e624ba5b5e5cbbc3c6eb153da8fd60d2.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/01062026210721_e624ba5b5e5cbbc3c6eb153da8fd60d2.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/01062026210721_e624ba5b5e5cbbc3c6eb153da8fd60d2.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Çarpıcı eserler İstanbul Dijital Sanat'ta buluşuyor]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trabzonhabermerkezi.com/haber-carpici-eserler-istanbul-dijital-sanatta-bulusuyor-40416.html</guid>
                    <link>https://www.trabzonhabermerkezi.com/haber-carpici-eserler-istanbul-dijital-sanatta-bulusuyor-40416.html</link>
                    <description><![CDATA[]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Bu yıl 3-7 Haziran tarihleri arasında altıncısı düzenlenecek olan İstanbul Dijital Sanat Festivali, dünyanın farklı coğrafyalarından çağdaş sanatçıları, yeni medya öncüleri ve disiplinlerarası yaratıcıları bir araya getirerek izleyicilere benzersiz bir deneyim sunmaya hazırlanıyor.İSTANBUL (İGFA) - 6.İstanbul Dijital Sanat Festivali, dünyaca ünlü sanatçıların çarpıcı eserlerini bir araya getiriyor.

Festivalin öne çıkan işlerinden “Mental Garden”, ziyaretçilerin gerçek zamanlı beyin dalgalarını analiz ederek onları yaşayan dijital çiçek kompozisyonlarına dönüştürüyor. Her katılımcının zihinsel ve duygusal durumu, renkleri, hareketleri ve formları sürekli değişen benzersiz bir görsel evren yaratıyor. İnsan zihninin görünmeyen süreçleri böylece somut, organik ve şiirsel bir dile dönüşüyor.



“SYMBIONT” ise insan ve teknolojiyi birbirine bağımlı iki yaşam formu olarak ele alıyor. İzleyiciyi pasif bir gözlemci olmaktan çıkaran çalışma, dijital strüktür ile insan varlığını aynı nefes içinde buluşturarak “ontolojik tamamlanma” fikrini merkezine alıyor. Hareket, ışık ve mekânsal etkileşim aracılığıyla ziyaretçiler, yaşayan bir dijital organizmanın parçasına dönüşüyor.

Festival kapsamında yer alan “Neural Nectar”, arıcılık, robotik ve yapay zekâyı aynı potada eriterek insan bilişini dijital ekosistemde bir “nektar” metaforu üzerinden yeniden yorumluyor. Balmumu beyin heykelleri, video ve robotik sistemlerle birleşirken; insanın teknolojiyle kurduğu ilişkiye dair rahatsız edici ama büyüleyici bir atmosfer yaratıyor.

“d.memo” adlı çalışma ise REM uykusu estetiği üzerinden hafıza, kimlik ve dijital aktarım süreçlerini araştırıyor. Hipergerçekçi heykel, animatronik sistemler ve projeksiyon teknolojileriyle şekillenen eser, insan bilincinin teknoloji aracılığıyla nasıl yeniden üretildiğini sorguluyor.


 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trabzonhabermerkezi.com/kultur-sanat-haberleri">Kültür-Sanat</category><dc:creator><![CDATA[Çarpıcı eserler İstanbul Dijital Sanat'ta buluşuyor - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sun, 31 May 2026 12:52:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/31052026163057_f5528f75a370b84b26a46f0ec23d56e5.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/31052026163057_f5528f75a370b84b26a46f0ec23d56e5.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/31052026163057_f5528f75a370b84b26a46f0ec23d56e5.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Amerikalılar Türk lezzetlerine hayran kaldı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trabzonhabermerkezi.com/haber-amerikalilar-turk-lezzetlerine-hayran-kaldi-40400.html</guid>
                    <link>https://www.trabzonhabermerkezi.com/haber-amerikalilar-turk-lezzetlerine-hayran-kaldi-40400.html</link>
                    <description><![CDATA[]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Ege İhracatçı Birlikleri, Chicago’da National Restaurant Association Show Fuarında Türk gıda ürünleriyle tadım etkinliği yaptı. Turkish Tastes standında Şef yarışmaları düzenledi. Yarışmacı şefler Türk ürünleri kullanarak ziyaretçilere lezzetler sunduİZMİR (İGFA) - National Restaurant Association (NRA) Show Fuarının Amerika’nın gıda sektöründeki en prestijli kurumlarından National Restaurant Association tarafından organize edildiği bilgisini veren Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, fuarda gıda ve gıda ekipmanları sektöründe toplam 2 bin 245 firmanın katılımcı olarak boy gösterdiğini vurguladı.

ABD’YE İHRACATTA YENİ HEDEFİMİZ 5 MİLYAR DOLAR

Turkish Tastes Projesine başlarken, Türk gıda ürünlerinin ABD’ye ihracatının 750 milyon dolar seviyesinde olduğunu ifade eden Öztürk, “ABD pazarında ihracatta 2 milyar dolar seviyesine ulaştık. Gıda sektörlerimizin hepsi ABD’ye ihracatta önemli artışlar yakaladı. ABD yıllık 240 milyar doların üzerinde gıda ürünleri ithal ediyor. EİB olarak ABD’ye gıda ihracatında 5 milyar dolarlık ihracat hacmine ulaşmak için çaba gösteriyoruz. (NRA) Show Fuarı’nda Turkish Tastes etkinlikleri kapsamında Şef Greg Matchett ve Şef Kubilay Önder Türk ürünlerinin öne çıktığı menülerini ziyaretçilerin tadımına sundu. Fuar kapsamında Turkish Tastes standında Şef yarışmaları düzenlendi ve yarışmacı şefler Türk ürünleri kullanarak hazırladıkları ürünleri ziyaretçilere sundu. Türk gıda ürünlerinin tanıtımı sonraki süreçte ihracat rakamlarımıza pozitif yansıyor” ifadelerini kullandı.



(NRA) Show Fuarı’nda Turkish Tastes standını Şikago Başkonsolosu Tahir Bora Atatanır, Şikago Ticaret Ataşesi Ahmet Samet Tekoğlu ve Şikago Eğitim Ataşesi Prof. Dr. Fatih Yardımcıoğlu ziyaret etti.

Ege İhracatçı Birlikleri, Türk gıda ürünlerinin ABD pazarındaki konumunu güçlendirmek ve 5 milyar dolar ihracat hedefine ulaşmak için Turkish Tastes Projesi yanında New York Fancy Food Fuarı’na ve Kaliforniya’daki Natural Product Expo West Fuarına Türkiye Milli Katılım Organizasyonları düzenliyor, sektörel ticaret heyetleriyle Türk gıda ihracatçılarıyla ABD’li ithalatçıları ikili iş görüşmelerinde bir araya getiriyor.


 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trabzonhabermerkezi.com/kultur-sanat-haberleri">Kültür-Sanat</category><dc:creator><![CDATA[Amerikalılar Türk lezzetlerine hayran kaldı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sun, 31 May 2026 10:10:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/31052026132244_cc62353dfd76b5bcefc370be404c4150.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/31052026132244_cc62353dfd76b5bcefc370be404c4150.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/31052026132244_cc62353dfd76b5bcefc370be404c4150.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Çocuk dostu olarak önerilen kitap sayısı artıyor]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trabzonhabermerkezi.com/haber-cocuk-dostu-olarak-onerilen-kitap-sayisi-artiyor-40370.html</guid>
                    <link>https://www.trabzonhabermerkezi.com/haber-cocuk-dostu-olarak-onerilen-kitap-sayisi-artiyor-40370.html</link>
                    <description><![CDATA[]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, çocuklara yönelik basılı eserlerin titizlikle incelendiğini belirterek, "Komisyonumuz tarafından listeye eklenen yeni yayınlarla birlikte, 2018 yılından bu yana 'çocuk dostu' olarak önerdiğimiz kitap sayısı 2 bin 354’e ulaştı." dedi.ANKARA (İGFA) - Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, çocuğun üstün yararı ilkesi doğrultusunda çalıştıklarını vurgulayarak, bu ilke çerçevesinde koruyucu ve önleyici hizmetler geliştirdiklerini ifade etti.

Çocukları dijital dünyanın tehlikelerine karşı korumak, karşılaşabilecekleri risklere karşı farkındalık kazanmalarına yardımcı olmak için büyük bir kararlılıkla çalıştıklarını belirten Göktaş, “Bu kapsamda Bakanlık olarak çocuklarımızı bir yandan dijital ortamların zararlı etkilerinden korumaya diğer yandan da çocuk dostu yayınlarla gelişimlerini desteklemeye devam ediyoruz.” ifadelerini kullandı.

DUY ile bugüne kadar 3 bin 100 içerik hakkında işlem yapıldı

Çocukları dijital mecralarda karşılaşabilecekleri risklerden korumak için içerikleri takip ettiklerini ve olumsuz öğelere müdahale ettiklerini anlatan Bakan Göktaş, şunları kaydetti:

“Bu kapsamda Bakanlık bünyesinde oluşturduğumuz “Çocuk İçin Dost Uygulamalar” (DUY) ile siber zorbalık, sanal dolandırıcılık, müstehcenlik, zararlı yazılımlar, çocukların yaş düzeylerine göre gelişimine zarar veren içerikler, çocuk hakları ve mahremiyetinin ihlali, sağlık için tehlikeli madde temini, kimlik hırsızlığı gibi çocukların gelişimini olumsuz etkileyecek zararlı içeriklere müdahale ediyoruz. Riske maruz kaldığı belirlenen çocuklarımıza, yaşadıkları şehrin Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü aracılığıyla ulaşarak, sağlıklı gelişimlerinin temini için gerekli adımları atıyoruz. Ekiplerimiz Çocuk İçin Dost Uygulamalar (DUY) web sitesi ve ihbar hattı ile bugüne kadar dijital mecrada çocuklara yönelik 3 bin 100 zararlı içerik hakkında işlem yaptı.”

“Çocuk dostu olarak önerdiğimiz kitap sayısı 2 bin 354’e ulaştı”

Bakan Göktaş, çocuğun üstün yararı ilkesi doğrultusunda alanında uzman kişiler tarafından oluşturulan çalışma gruplarınca hazırlanan Çocuk Dostu Kitap Listesi’nin de geçen yıllarda kamuoyu ile paylaşıldığını hatırlattı.

Çalışma gruplarının, çocukların doğru kitap seçimine önderlik, ailelere de bu konuda rehberlik edecek çalışmalar yürüttüğünü dile getiren Bakan Göktaş, “Çocuklara yönelik basılı eserler titizlikle inceleniyor. Komisyonumuz tarafından listeye eklenen yeni yayınlarla birlikte, 2018 yılından bu yana 'çocuk dostu' olarak önerdiğimiz kitap sayısı 2 bin 354’e ulaştı." dedi.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trabzonhabermerkezi.com/kultur-sanat-haberleri">Kültür-Sanat</category><dc:creator><![CDATA[Çocuk dostu olarak önerilen kitap sayısı artıyor - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 29 May 2026 07:00:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/29052026205555_87730425a4cc5900fadd7d0003c4483f.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/29052026205555_87730425a4cc5900fadd7d0003c4483f.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/29052026205555_87730425a4cc5900fadd7d0003c4483f.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Ahmad Rafi’den “Against Transparency” sergisi]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trabzonhabermerkezi.com/haber-ahmad-rafiden-against-transparency-sergisi-40339.html</guid>
                    <link>https://www.trabzonhabermerkezi.com/haber-ahmad-rafiden-against-transparency-sergisi-40339.html</link>
                    <description><![CDATA[]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Shiva Zahed Gallery, 22 Mayıs-5 Temmuz tarihleri arasında Ahmad Rafi’nin “Against Transparency” adlı kişisel sergisini, Shiva Zahed küratörlüğünde ağırlıyor. Sergi, son yirmi yılda üretilen, sanatçının görünürlük, temsil ve imgenin sınırlarına ilişkin güncel küresel söylemleriyle olan derin bağlantısı üzerinden değerlendirilen, dönüm noktası niteliğindeki bir eser grubunu sunuyor.İSTANBUL (İGFA) - Ahmad Rafi’nin eserleri, resmin görünür dünyaya net bir pencere açması gerektiği şeklindeki geleneksel görüşe meydan okuyor. Bunun yerine; örtüler, perdeler ve belli belirsiz figürlerle dolu tuvalleri, opaklık yoluyla kendini ortaya koyuyor. İzleyicinin doğrudan erişim beklentisine ket vuran sanatçı, görme eylemini askıya alınmış bir durum olarak çerçeveliyor.

Galeri direktörü ve serginin küratörü Shiva Zahed, “Bu eserler, bugünün bağlamında yeniden bir aciliyet kazanıyor.” diyor ve ekliyor: “Görünürlüğün giderek maruziyet ve erişimle eşdeğer görüldüğü bir dönemde, Rafi’nin resimleri; saklı kalan, çözümlenmeyen ve anında okunabilirliğe direnen şeyleri yeniden düşünmeye davet ediyor.”

Sergi, Rafi’nin engelleme estetiğini, Édouard Glissant’ın “Opaklık Hakkı” (Right to Opacity) kavramıyla diyaloğa açarak; görünürlük, gözetleme ve bakış ekonomisi etrafında şekillenen güncel tartışmalar bağlamında sanatçının pratiğine yeniden bakmayı öneriyor. “Against Transparency”, izleyiciyi görmenin sınırları ve imgenin direnci üzerine eleştirel bir düşünme alanına davet ediyor.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trabzonhabermerkezi.com/kultur-sanat-haberleri">Kültür-Sanat</category><dc:creator><![CDATA[Ahmad Rafi’den “Against Transparency” sergisi - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 28 May 2026 09:00:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/28052026135737_7ff66790c6cf65ebe42ed4252c052006.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/28052026135737_7ff66790c6cf65ebe42ed4252c052006.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/28052026135737_7ff66790c6cf65ebe42ed4252c052006.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[DEÜ'de Rusya Kültür Günü coşkusu]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trabzonhabermerkezi.com/haber-deude-rusya-kultur-gunu-coskusu-40340.html</guid>
                    <link>https://www.trabzonhabermerkezi.com/haber-deude-rusya-kultur-gunu-coskusu-40340.html</link>
                    <description><![CDATA[]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Dokuz Eylül Üniversitesi’nde düzenlenen etkinlikte Rus kültürü; müzikten tiyatroya, halk danslarından şiire uzanan zengin bir programla tanıtıldı.İZMİR (İGFA) - Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Edebiyat Fakültesi Rus Dili ve Edebiyatı Bölümü tarafından düzenlenen “Rusya Kültür Günü” etkinliği, kültürlerarası etkileşime katkı sunan renkli görüntülere sahne oldu. Akademisyenleri, öğrencileri ve aileleri bir araya getiren programda Rus kültürünün farklı yönleri tanıtılırken; dil, edebiyat, sanat ve kültürel diplomasi konularında önemli mesajlar verildi.

DEÜ Edebiyat Fakültesi C Blok Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen etkinliğe; Rusya Federasyonu Büyükelçiliği Müsteşarı ve Rus Evi Ankara Başkanı Aleksandr Sotnıçenko, DEÜ Edebiyat Fakültesi Dekanı Kamil İşeri, DEÜ Edebiyat Fakültesi Rus Dili ve Edebiyatı Bölüm Başkanı Gülmira Kuruoğlu, fakülte yönetimi, akademik ve idari personel, öğrenciler ile çok sayıda davetli katıldı.

Etkinliğin açılış konuşmasını gerçekleştiren DEÜ Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Kamil İşeri, dilin yalnızca iletişim aracı olmadığını, aynı zamanda toplumların tarihini, kültürünü ve yaşam biçimini taşıyan önemli bir değer olduğunu ifade etti. Edebiyat fakültelerinin farklı kültürleri anlamaya ve aktarmaya yönelik önemli bir görev üstlendiğini belirten İşeri, üniversitelerin kültürel etkileşimin güçlenmesinde önemli bir rol oynadığını söyledi.

“DİL ÖĞRENMEK, BİR TOPLUMUN DÜŞÜNCE DÜNYASININ KAPISINI ARALAMAKTIR”

Farklı kültürlerin tanınmasının akademik gelişimin yanı sıra toplumsal barış ve karşılıklı anlayış açısından da büyük önem taşıdığına dikkat çeken Prof. Dr. Kamil İşeri, “Bugün burada yalnızca bir kültürü tanımıyor; aynı zamanda farklı toplumlar arasında ortak bir anlayış ve iletişim zemini oluşturuyoruz. Dil öğrenmek, başka bir toplumun düşünce dünyasına da kapı aralamaktır. Bu nedenle üniversiteler, kültürlerarası diyaloğun gelişmesinde önemli merkezlerdir,” ifadelerini kullandı.

Etkinlikte konuşan DEÜ Edebiyat Fakültesi Rus Dili ve Edebiyatı Bölüm Başkanı Prof. Dr. Gülmira Kuruoğlu ise Dokuz Eylül Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösteren Rus Dili ve Edebiyatı Bölümünün Ege Bölgesindeki ilk ve tek bölüm olma özelliğini taşıdığını belirtti. Bölümün akademik altyapısını her geçen yıl daha da güçlendirdiğini kaydeden Kuruoğlu, gelecek eğitim-öğretim döneminde ilk mezunlarını verecek olmanın heyecanını yaşadıklarını söyledi.

Rus diline ve kültürüne yönelik ilginin her geçen yıl arttığını ifade eden Kuruoğlu, öğrencilerin yalnızca dil eğitimi almadığını; aynı zamanda Rus tarihi, edebiyatı, sanatı ve kültürü üzerine de kapsamlı bir akademik eğitim sürecinden geçtiğini dile getirdi. Bu tür etkinliklerin öğrencilerin özgüven kazanmasına ve kültürel birikimlerini sahneye taşımalarına önemli katkı sunduğunu belirten Kuruoğlu, etkinliğin hazırlanmasında emeği geçen akademisyenlere ve öğrencilere teşekkür etti.

DEÜ’YE ÖVGÜ DOLU SÖZLER

Rusya Federasyonu Büyükelçiliği Müsteşarı ve Rus Evi Ankara Başkanı Doç. Dr. Aleksandr Sotnıçenko ise Türkiye’deki Rus Dili ve Edebiyatı bölümlerini sık sık ziyaret ettiğini ifade ederek, Dokuz Eylül Üniversitesi’nde bulunmaktan her zaman memnuniyet duyduğunu söyledi. DEÜ’de gerçekleştirilen Rusya Kültür Günleri etkinliklerinin son derece kapsamlı ve nitelikli geçtiğini belirten Sotnıçenko, üniversitenin kültürel etkinliklere verdiği önemin takdire değer olduğunu vurguladı.

Sotnıçenko, kültürün toplumlar arasında güçlü bir köprü görevi gördüğünü belirterek, gençlerin farklı kültürleri tanımasının uluslararası dostlukların gelişmesine katkı sunduğunu ifade etti. Programın hazırlanmasında emeği geçen üniversite yönetimine, akademisyenlere ve öğrencilere teşekkür eden Sotnıçenko, DEÜ ile kültürel iş birliklerinin artarak devam etmesini temenni etti.

PROGRAM RENKLİ GÖRÜNTÜLERE SAHNE OLDU

Program kapsamında öğrenciler ve akademisyenler tarafından hazırlanan birbirinden renkli gösteriler katılımcılar tarafından ilgiyle takip edildi. Etkinlikte Rus operalarından seçkin eserler seslendirilirken, Rus halk dansları gösterileri büyük beğeni topladı. Öğrenciler tarafından sahnelenen Rus tiyatrosu gösterileri ve şiir dinletileri de izleyicilerden alkış aldı. Rus şarkılarının seslendirildiği programda, Rus kültürünün sanatsal zenginliği katılımcılara çok yönlü olarak tanıtıldı.

Dokuz Eylül Üniversitesi’nin uluslararasılaşma vizyonuna katkı sağlayan etkinlik, toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trabzonhabermerkezi.com/kultur-sanat-haberleri">Kültür-Sanat</category><dc:creator><![CDATA[DEÜ'de Rusya Kültür Günü coşkusu - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 28 May 2026 08:45:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/28052026135738_8fdc6b2362467d31ca134449ca5bb1bd.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/28052026135738_8fdc6b2362467d31ca134449ca5bb1bd.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/28052026135738_8fdc6b2362467d31ca134449ca5bb1bd.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Hititlerin başkenti gastronomiyle UNESCO yolunda]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trabzonhabermerkezi.com/haber-hititlerin-baskenti-gastronomiyle-unesco-yolunda-40343.html</guid>
                    <link>https://www.trabzonhabermerkezi.com/haber-hititlerin-baskenti-gastronomiyle-unesco-yolunda-40343.html</link>
                    <description><![CDATA[]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Çorum Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın, İstanbul’da ulusal basın temsilcileriyle bir araya gelerek Çorum’un gastronomi ekseninde şekillenen yeni yol haritasını, UNESCO Gastronomi Şehri hedefini ve uluslararası açılım planlarını paylaştı.ÇORUM (İGFA) - Bu yolculuğun ilk güçlü uluslararası adımı ise 4–6 Haziran’da Çorum’da gerçekleşecek Açık Ateş gastronomi etkinliği olacak. Farklı ülkelerden şefleri, gastronomi profesyonellerini ve fikir insanlarını ağırlayacak etkinlik, Çorum’u dünya gastronomi çevrelerinin dikkatle izleyeceği önemli bir buluşma noktasına dönüştürmeye hazırlanıyor.

Çorum, bugün tarihsel mirasını, üretim gücünü, tarımsal zenginliğini ve mutfak hafızasını yeniden yorumlayarak güçlü bir şehir markası oluşturma yolunda ilerliyor. Bu yeni vizyon, Çorum Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın’ın ev sahipliğinde, Anadolu mutfağının İstanbul’daki önemli temsilcilerinden Sade Beş Denizler’de gerçekleşen özel buluşmada paylaşıldı. 

Zeynep Aktaş, Hatice Ünal Bilen, Dinçer Karacalar, Fatoş Karahasan, Yücel Koç, Zühre Kurt, Lale Elmacıoğlu, Aliye Gümüş, Medine İşbilir, Vahap Munyar, Adnan Şahin, Faruk Şüyün, Mehmet Tel, Reha Tartıcı, Zeynep Kakınç ve Gökhan Yılmaz’ın da aralarında bulunduğu medya, ekonomi, gastronomi ve turizm dünyasının önde gelen isimlerinin katıldığı toplantıda; Çorum’un gastronomi ekseninde şekillenen gelecek vizyonu, UNESCO Gastronomi Şehri hedefi ve uluslararası açılım planları değerlendirildi.

Toplantıda konuşan Başkan Aşgın, şehrin yalnızca geçmişiyle değil geleceğiyle de güçlü bir potansiyele sahip olduğunu vurgulayarak şunları söyledi:

“Çorum’u tek bir ürünle anlatmak mümkün değil. Bu şehir tarih, üretim, tarım, kültür ve güçlü bir mutfak hafızasını aynı anda taşıyor. Biz mutfağa yalnızca lezzet olarak değil; kültürel miras, turizm ve ekonomik kalkınmanın önemli bir bileşeni olarak bakıyoruz.”

HİTİTLERDEN BUGÜNE UZANAN SOFRA HAFIZASI

Bir dönem Hitit İmparatorluğu’na başkentlik yapan Çorum, Anadolu’nun en köklü medeniyet hafızalarından birini taşıyor. Bu miras yalnızca arkeolojik alanlarda değil; tahıl kültüründe, kolektif sofra geleneğinde, pişirme tekniklerinde, üretim alışkanlıklarında ve kuşaktan kuşağa aktarılan mutfak bilgisinde yaşamaya devam ediyor. İnsanlık tarihinin ilk yazılı barış antlaşması olan Kadeş’in mirasını taşıyan şehir, bugün geçmişini yalnızca tarihsel bir referans olarak değil; yaşayan bir kültürel değer olarak yeniden okuyor.

Tahıl ve bakliyat temelli beslenme alışkanlıkları, uzun pişirme teknikleri, saklama yöntemleri, imece kültürü, toplu sofra geleneği ve kadın emeğiyle şekillenen mutfak yapısı; Çorum’u Anadolu’daki birçok şehirden ayrıştıran temel unsurlar arasında yer alıyor.

Bugün çoğu zaman Çorum, Leblebisi ile anılsa da şehir; İskilip dolması, Kargı tulumu, Osmancık pirinci, Çorum mantısı, tandır kebabı, has baklava, Alaca boranası, hingal, yarma aşı ve geleneksel hamur işleriyle çok daha katmanlı bir gastronomik hafızaya sahip. Türk Patent ve Marka Kurumu verilerine göre Çorum’un coğrafi işaretli ürün sayısı bugün 36’ya ulaşmış durumda.

Hitit Üniversitesi iş birliğiyle yürütülen akademik çalışmalarda; Hitit tabletlerinde yer alan üretim ve pişirme izleri incelenirken, yerel üreticiler, ustalar ve mutfak hafızasını taşıyan isimlerle sözlü tarih çalışmaları gerçekleştiriliyor. Amaç, bu birikimi yalnızca anlatmak değil; kayıt altına alarak geleceğe taşımak.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trabzonhabermerkezi.com/kultur-sanat-haberleri">Kültür-Sanat</category><dc:creator><![CDATA[Hititlerin başkenti gastronomiyle UNESCO yolunda - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 28 May 2026 07:45:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/28052026135808_4cce9a00f852378afa5a736643b63d3b.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/28052026135808_4cce9a00f852378afa5a736643b63d3b.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/28052026135808_4cce9a00f852378afa5a736643b63d3b.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[ Prof. Dr. Reşat Öngören:  “Peygamberler ve velîler bile Hak ve hakikatle buluşmadan önce yalnızlık yaşıyor!"]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trabzonhabermerkezi.com/haber-prof-dr-resat-ongoren-peygamberler-ve-veliler-bile-hak-ve-hakikatle-bulusmadan-once-yalnizlik-yasiyor-40349.html</guid>
                    <link>https://www.trabzonhabermerkezi.com/haber-prof-dr-resat-ongoren-peygamberler-ve-veliler-bile-hak-ve-hakikatle-bulusmadan-once-yalnizlik-yasiyor-40349.html</link>
                    <description><![CDATA[]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ 
                    Üsküdar Üniversitesi Tasavvuf Araştırmaları Enstitüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Reşat Öngören, hakîkate giden yolda yalnızlığın önemini değerlendirdi.

Hakîkat deyince neyi anlamalıyız?

Hakîkat teriminin “doğru, gerçek, bir şeyi gerçekleştirmek” gibi anlamlara gelen “hak” kelimesinden türetildiğini belirten Prof. Dr. Reşat Öngören, “’Hâlis, saf, en doğru, en mükemmel’ anlamlarında kullanılmaktadır. İslâm’ın samimiyetle yaşanması durumunu ifade eden tasavvufta bu terim ‘görünenin ardındaki örtülü ve gizli mâna, dinî hayatın en yüksek seviyede yaşanarak ilâhî sırlara âşinâlık’ gibi anlamlar ifade eder. Hakikatin Hak ile ilişkili olması, Hakk’ın ise çeşitli mertebelerde görünür olması (tecellî) sebebiyle, farklı düzeylerde hakikatlerden ve bunların farklı derecelerde kavranmasından söz edilir; ‘hakîkatler hakîkati’ denildiğinde bütün hakikatleri kendisinde toplayan Cenâb-ı Hakk’ın zâtı kastedilir.” dedi.

Hakîkatin doğduğu yer 

Kur’an ve hadiste geçtiği şekliyle “kalp” kelimesinin insanın anlama, kavrama, düşünme ve eşyanın hakikatini bilme yönünü ifade ettiğini, daha doğrusu insanı insan yapan ve diğer canlılardan ayıran temel niteliği olarak anıldığını dile getiren Prof. Dr. Öngören, “İnsanın idrak eden, bilen ve kavrayan tarafı olduğu için kalp hakîkatin doğduğu yer olarak kabul edilmiştir. Zira kalbin biri duyular âlemini, diğeri fizik ötesi gayb âlemini algılamaya müsait iki yönü bulunduğu belirtilir. Beş duyu vasıtasıyla dış dünyayı idrak eden kalp, iç duyusuyla da metafizik boyuta ağar.” diye konuştu.

Hakîkat için yalnızlık

Kalbin birtakım hakikatlere ulaşması için her türlü kirlilikten ve gereksiz ilgilerden arınarak olgunlaşması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Öngören, “Bunun için önce fizikî daha sonra mânevî yalnızlık şarttır. Fizikî yalnızlığı ifade eden ‘halvet’ terimi esasen insanın yalnız başına olması değil hakîkatin kaynağı olan Hak ile baş başa olması demektir. İnsan bir süreliğine dış dünya ile temasını kesip birtakım ritüellerle iç dünyasını Hakk’a açmayı başardığı zaman gönlünde hakikate engel olan perdeler açılarak (keşf) hakikat idrak edilir. Bu durum iyice yerleştikten sonra artık fizikî yalnızlığa gerek kalmadan dış dünya ile temas sırasında bile kalp safiyetini koruduğu sürece hakikatle birliktelik söz konusu olur.” ifadesinde bulundu.

Dinimizin temel kaynaklarında peygamberlerin ve velîlerin bile Hak ve hakikatle buluşmadan önce yalnızlık yaşadıklarının özellikle belirtildiğini anlatan Prof. Dr. Öngören, “Kur’ân-ı Kerîm’de Hz. Mûsâ’nın Hak’la konuşması, hakîkatle (vahiy) buluşması öncesi Sîna dağında yalnız başına kırk gece hazırlık yaptığı (el-Bakara 51; Ârâf 142), Peygamber Efendimizin de vahiy öncesi Hıra mağarasında üç sene boyunca belli aralıklarla mânevî arınma yaşadığı bildirilmektedir (Buhârî, Bed’ul-Vahy 3; Müslim, İman 252).” dedi.

Hakîkati kavrama düzeyleri

Bir şeyi bilmenin ve kavramanın değişik düzeylerde gerçekleştiğini belirtmek gerektiğine işaret eden Prof. Dr. Reşat Öngören, şöyle devam etti:

“Salt okumak ya da dinlemek suretiyle bir şeyi öğrenme ve kavrama (ilme’l-yakîn) bu düzeylerin ilkini oluşturur. Mesela ‘deniz’ diye bir gerçeklikten haberi olmayan kimsenin bunu bir kitaptan okuyarak ya da bir kimseden dinleyerek öğrenmesi böyledir. O kimse denizi gördüğünde bilgisinin kesinliği daha ileri aşamaya; görerek kavrama (ayne’l-yakîn) düzeyine yükselir. Bunun son aşaması ise bizzat kişinin suya girmesi ve yüzmesi ile; denizi hissederek ve yaşayarak (hakka’l-yakîn) gerçekleşir. Aynı derecelenme metafizik boyut için de geçerlidir. Tasavvuf ehli bu bilgi ve kesinlik aşamaları için Türkçede ‘bilmek, görmek ve olmak’ kelimelerini kullanmaktadır.”

Hakîkat ve rüyâlar

Yalnızlığın hakikate ulaşmadaki etkisinin dünya hayatında en güzel örneğinin rüyalar olduğunu söyleyen Prof. Dr. Öngören, “Nitekim uyku sırasında insanın dış dünya ile teması kesilmekte, bedenin etkisinden kurtulan rûhun hakikatle buluşabilmesinin önü açılmaktadır. İnsan ruhu rüya öncesi iç (enfüsî) ve dış (âfâkî) etkilere maruz kalmamış ise semboller şeklinde de olsa hakikatle; gayb ve gelecek bilgisiyle karşılaşabilmektedir. Semboller doğru yorumlandığında hakikat ortaya çıkmaktadır. Kurân-ı Kerim’de geçen sembollerle örülü rüyalardan birisi Mısır kralına aittir ve bu semboller Yûsuf Peygamber tarafından doğru yorumlanınca, o bölgede gelecek on dört sene boyunca yedi sene bolluk ardından yedi sene kuraklık ve kıtlık yaşanacağı gerçeği öğrenilmiştir (Yûsuf 47-48).” diye konuştu.

“İnsanlar uykudadır, ölünce uyanırlar”

Öte yandan bir hadis-i şerifte dünya hayatı için “İnsanlar uykudadır, ölünce uyanırlar” buyrulduğunu hatırlatan Prof. Dr. Öngören, “Burada dünya hayatı uyku hali olarak tanımlanıyor; nasıl gece uykuda iken dünyada olup bitenden haberdar değil isek, dünyadaki yaşamımız boyunca da ölüm sonrası hayattan (âhiret) ve orada olup bitenlerden haberimiz olmuyor. Ancak hakikatin doğduğu yer olan kalbi maddî ve/veya mânevî yalnızlık ile lüzumsuz ilgilerden arındırarak ölmeden önce metafizik boyuta ağmayı (keşf) başaranlar, uyanıkken ya da uyku ile uyanıklık arasında dünya ötesi ve/veya dünya sonrası ile ilgili hakikatleri öğrenme ve kavrama imkanına kavuşmuş oluyorlar.” şeklinde sözlerini tamamladı. 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

                 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trabzonhabermerkezi.com/kultur-sanat-haberleri">Kültür-Sanat</category><dc:creator><![CDATA[ Prof. Dr. Reşat Öngören:  “Peygamberler ve velîler bile Hak ve hakikatle buluşmadan önce yalnızlık yaşıyor!" - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 28 May 2026 07:18:26 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/28052026135851_4dcd48a1476c0dcdf4719ba749dc0610.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/28052026135851_4dcd48a1476c0dcdf4719ba749dc0610.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/28052026135851_4dcd48a1476c0dcdf4719ba749dc0610.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Gürcistan'ın Rustaveli Ulusal Tiyatrosu İstanbul'da]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trabzonhabermerkezi.com/haber-gurcistanin-rustaveli-ulusal-tiyatrosu-istanbulda-40282.html</guid>
                    <link>https://www.trabzonhabermerkezi.com/haber-gurcistanin-rustaveli-ulusal-tiyatrosu-istanbulda-40282.html</link>
                    <description><![CDATA[]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ 
                    İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları uluslararası iş birliklerine bir yenisini ekliyor. Şehir Tiyatroları Gürcistan’ın en büyük ve köklü tiyatrosu Rustaveli Ulusal Tiyatrosu’nu İstanbul’da konuk ediyor.

1921'den bu yana Gürcistan'ın milli şairi Şota Rustaveli'nin adını taşıyan tiyatro, 29 Mayıs ve 30 Mayıs tarihlerinde saat 20.00’de Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde “Zincire Vurulmuş Prometheus (Prometheus Bound)” oyunuyla seyirci karşısına çıkacak.

Oyun biletleri gişelerden, https://sehirtiyatrolari.ibb.istanbul/, biletinial.com adreslerinden ve mobil uygulamamızdan temin edilebilir.

Oyun Hakkında
“Aiskhylos, Prometheus’a üç oyun adamıştır; ancak bunlardan yalnızca biri, ‘Zincire Vurulmuş Prometheus’, günümüze ulaşmıştır. Aiskhylos’un bu oyununda insan, insanlığı kurtarmak için mücadele eder. Zeus, Prometheus’u cezalandırır. Ancak Prometheus savaşmaya devam eder ve kahramanca tavrından vazgeçmez. Sonunda tüm engellere karşı koyar.

Günümüzde dünya böylesine büyük değişimler geçirirken, aniden yükselen bir diktatörlük insanları köleleştirmeye çalışıyor. Bu nedenle bu mitolojik kahramanın adı çok değerlidir.

Tanrı, kendilerini fazla küstahlaştırıp tanrılarla bir tutan insanlara ders vermek ister. Bugün dünyada gördüğümüz şey tam olarak budur.” – Robert Sturua

Yöneten: Robert Sturua

Yazar – Aiskhylos

Sahne uyarlaması ve yönetmen – Robert Sturua

Çeviri – Robert Sturua ve Nino Kantidze

Dekor tasarımı – Ana Ninua, Merab Merabishvili ve Robert Sturua

Kostüm tasarımı – Ana Ninua

Müzik düzenlemesi – Svimon Jangulashvili ve Robert Sturua

Koreograf – Kote Purtseladze

Yönetmen yardımcısı – Tea Margvelashvili

Oyuncular:

Manana Abramishvili, Nino Arsenishvili, Goga Barbakadze,

Luka Guledani, Buka Tolordava, Kakha Kupatadze, Irakli Kereselidze,

Eka Mindiashvili, Eka Molodianshvili, Marita Meskhoradze, Beka

Medzmariashvili, Malkhaz Kvrivishvili, Keti Svanidze, Gagi Svanidze,

Beka Songhulashvili, Davit Uplisashvili, Keti Khitiri, Levan Khurtsia.

Karakterler / Roller:

• Hephaestus, serseri – Goga Barbakadze

• Prometheus – Levan Khurtsia

• Okeanos – Malkhaz Kvrivishvili

• Filozof – Davit Uplisashvili

• Okeanos’un kızlarından oluşan koro:

Manana Abramishvili, Nino Arsenishvili, Marita Meskhoradze, Eka Mindiashvili, Eka Molodinashvili, Keti Svanidze, Keti Khitiri.

• Askerler:

Luka Guledani, Buka Tolordava, Kakha Kupatadze, Irakli Kereselidze,

Beka Medzmariashvili, Gagi Svanidze, Beka Songhulashvili.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

                 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trabzonhabermerkezi.com/kultur-sanat-haberleri">Kültür-Sanat</category><dc:creator><![CDATA[Gürcistan'ın Rustaveli Ulusal Tiyatrosu İstanbul'da - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 25 May 2026 14:51:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/25052026225359_c05c2961f81c29a08d8add4be5d8cd8d.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/25052026225359_c05c2961f81c29a08d8add4be5d8cd8d.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/25052026225359_c05c2961f81c29a08d8add4be5d8cd8d.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Flamingo Yolu turları bayramda da devam ediyor]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trabzonhabermerkezi.com/haber-flamingo-yolu-turlari-bayramda-da-devam-ediyor-40253.html</guid>
                    <link>https://www.trabzonhabermerkezi.com/haber-flamingo-yolu-turlari-bayramda-da-devam-ediyor-40253.html</link>
                    <description><![CDATA[]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ 
                    İZDENİZ, Kurban Bayramı’nda İzmirlileri ve kent ziyaretçilerini Gediz Deltası’nın eşsiz doğasıyla buluşturacak. Dünyadaki flamingo nüfusunun yaklaşık yüzde 10’una ev sahipliği yapan deltada düzenlenecek Flamingo Yolu Tekne Turları, bayram tatilinin son günlerinde doğa ve kuş gözlem tutkunlarına unutulmaz bir körfez deneyimi sunacak.

İZDENİZ, Kurban Bayramı’nda Flamingo Yolu Tekne Turları düzenleyecek. Bayram ziyaretlerinin ardından şehirde kalmaya devam edenler için doğayla iç içe alternatif sunan turlar, 29 Mayıs Cuma, 30 Mayıs Cumartesi ve 31 Mayıs Pazar günlerinde gerçekleştirilecek. Her gün 11.00, 13.00, 14.30, 16.00, 17.30 ve 19.00 saatlerinde toplam 6 sefer yapılacak. Flamingo Parkı’ndan hareket edecek teknelerle düzenlenen yolculuklarda katılımcılar, Gediz Deltası’nın zengin doğal yaşamını yakından gözlemleme fırsatı bulacak. Dünyadaki flamingo nüfusunun yaklaşık yüzde 10’una ev sahipliği yapan deltada; flamingoların yanı sıra tepeli pelikan, akça cılıbıt, kocagöz ve saz delicesi gibi birçok kuş türü de görülebilecek.

Körfezde unutulmaz deneyim

Yaklaşık 1 saat 15 dakika süren turların ilk 15 dakikasında rehberli anlatım yapılacak, ardından deltada seyir gerçekleştirilecek. Altı kişilik teknelerle düzenlenen turlar, doğa ve fotoğraf tutkunlarına İzmir Körfezi’nde unutulmaz bir deneyim sunacak. İZDENİZ yetkilileri, “Bayram ziyaretlerini tamamlayan ve şehirde kalmaya devam eden herkesi flamingoların büyüleyici dünyasını keşfetmeye davet ediyoruz. İzmir’in içinde böylesine özel bir doğa deneyimi yaşamak isteyenler için Flamingo Yolu eşsiz bir rota sunuyor” açıklamasında bulundu.

Biletler, bilet.izdeniz.com.tr adresinden satışa sunulurken, detaylı bilgiye 0531 932 09 93 numaralı telefondan ulaşılabiliyor.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

                 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trabzonhabermerkezi.com/kultur-sanat-haberleri">Kültür-Sanat</category><dc:creator><![CDATA[Flamingo Yolu turları bayramda da devam ediyor - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 25 May 2026 14:32:38 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/25052026173054_1e334529e0c4e08618cc338508594405.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/25052026173054_1e334529e0c4e08618cc338508594405.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/25052026173054_1e334529e0c4e08618cc338508594405.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Yapı Kredi bomontiada “World Akustik" konser serisi  Gaye Su Akyol ile başlıyor!]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trabzonhabermerkezi.com/haber-yapi-kredi-bomontiada-world-akustik-konser-serisi-gaye-su-akyol-ile-basliyor-40259.html</guid>
                    <link>https://www.trabzonhabermerkezi.com/haber-yapi-kredi-bomontiada-world-akustik-konser-serisi-gaye-su-akyol-ile-basliyor-40259.html</link>
                    <description><![CDATA[]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ 
                    Yapı Kredi bomontiada’nın her yıl birbirinden keyifli konserlere ev sahipliği yapan “World Akustik” serisi, bu sene 35.yılını kutlayan World’ün sponsorluğunda Gaye Su Akyol konseri ile başlıyor. Kendine özgü tarzı, yüksek sahne enerjisi ve zamansız şarkılarıyla dikkat çeken sanatçı, 2 Haziran Salı akşamı Yapı Kredi bomontiada Avlu’da sahne alacak.  

2019’dan bu yana Yapı Kredi World sponsorluğunda gerçekleşen “World Akustik” konser serisi, farklı sesleri ve güçlü performansları İstanbul’un sevilen açık hava sahnelerinden Yapı Kredi bomontiada Avlu’da müzikseverlerle buluşturmaya devam ediyor. 

Bu yaz serinin ilk konserinde; Anadolu rock’tan psikedelik tınılara, surf rock’tan elektronik öğelere uzanan özgün müzikal evreni ve etkileyici sahne performansıyla Gaye Su Akyol, 2 Haziran Salı akşamı saat 21.00’de müzikseverlerle buluşacak.

Yapı Kredi World’ün 35. yaş kutlamalarının bir parçası olan “World Akustik” konser serisine katılım ücretsizdir.

Tarih: 2 Haziran 2026, Salı

Saat: 21.00

Yapı Kredi bomontiada Adres: Merkez Mah. Silahşör Cad. Birahane Sok. Tarihi Bomonti Bira Fabrikası No:1, Şişli

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

                 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trabzonhabermerkezi.com/kultur-sanat-haberleri">Kültür-Sanat</category><dc:creator><![CDATA[Yapı Kredi bomontiada “World Akustik" konser serisi  Gaye Su Akyol ile başlıyor! - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 25 May 2026 10:55:28 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/25052026173143_e0faafe5a8d97bba8e71222eb515258f.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/25052026173143_e0faafe5a8d97bba8e71222eb515258f.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/25052026173143_e0faafe5a8d97bba8e71222eb515258f.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Milli Saraylar’dan bayram ayarı... Topkapı Sarayı ilk gün açık olacak]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trabzonhabermerkezi.com/haber-milli-saraylardan-bayram-ayari-topkapi-sarayi-ilk-gun-acik-olacak-40222.html</guid>
                    <link>https://www.trabzonhabermerkezi.com/haber-milli-saraylardan-bayram-ayari-topkapi-sarayi-ilk-gun-acik-olacak-40222.html</link>
                    <description><![CDATA[]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Milli Saraylar İdaresi Başkanlığı, Kurban Bayramı süresince saray, köşk, kasır ve müzelerin ziyaret saatlerine ilişkin düzenlemeyi duyurdu. Bayramın ilk günü yalnızca Topkapı Sarayı ziyaretçilerini ağırlayacak.ANKARA (İGFA) - Milli Saraylar İdaresi Başkanlığı, Kurban Bayramı boyunca uygulanacak ziyaret programını açıkladı.

Yapılan duyuruya göre, bayramın ilk günü olan 27 Mayıs Çarşamba günü yalnızca Topkapı Sarayı açık olacak. Saray, saat 10.30 ile 17.30 arasında ziyaret edilebilecek.

Açıklamada, Topkapı Sarayı dışındaki diğer saray, köşk, kasır ve müzelerin Kurban Bayramı’nın birinci günü kapalı olacağı belirtildi.

Milli Saraylar, 28-29-30 Mayıs tarihlerinde ise tüm saray, köşk, kasır ve müzelerin yeniden ziyaretçilere açılacağını duyurdu. Bu tarihlerde ziyaret saatlerinin 09.00-17.30 arasında olacağı bildirildi.

Kurum açıklamasında ayrıca, Kurban Bayramı’nın huzur ve bereketinin güzel hatıralara dönüşmesi temennisine yer verildi.


https://twitter.com/millisaraylar/status/2058467566792605789

 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trabzonhabermerkezi.com/kultur-sanat-haberleri">Kültür-Sanat</category><dc:creator><![CDATA[Milli Saraylar’dan bayram ayarı... Topkapı Sarayı ilk gün açık olacak - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sun, 24 May 2026 11:02:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/24052026145310_d1707484a46bb0db7c3ffedf2dd9558d.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/24052026145310_d1707484a46bb0db7c3ffedf2dd9558d.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/24052026145310_d1707484a46bb0db7c3ffedf2dd9558d.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Sultan Gadimbayli, 'Back to Black' Koleksiyonu ile Bakü Fashion Week'de Güçlü Bir Duruş Sergiledi]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trabzonhabermerkezi.com/haber-sultan-gadimbayli-back-to-black-koleksiyonu-ile-baku-fashion-weekde-guclu-bir-durus-sergiledi-40184.html</guid>
                    <link>https://www.trabzonhabermerkezi.com/haber-sultan-gadimbayli-back-to-black-koleksiyonu-ile-baku-fashion-weekde-guclu-bir-durus-sergiledi-40184.html</link>
                    <description><![CDATA[]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ 
                    Ünlü moda tasarımcısı Sultan Gadimbayli, yeni koleksiyonu “Back to Black” ile bir kez daha Bakü Fashion Week podyumunda moda dünyasının karşısına çıktı. Uluslararası moda çevrelerinden önemli isimlerin yanı sıra Azerbaycan’ın sanat, moda ve cemiyet hayatından seçkin davetlilerin katıldığı defile büyük ilgi gördü. Koleksiyonunu güçlü ve kariyerinde iz bırakan kadınlara ithaf eden Gadimbayli, bu yaklaşımını podyuma da taşıdı. Defilede; influencer Elnara Birbuet, sunucu Nargiz Jalilova, dansçı Tarana Muradova ve ses sanatçısı Tunzale Agayeva gibi kendi alanlarında öne çıkan isimler yer aldı. Podyumda bu güçlü kadınları gören davetliler, sürpriz karşısında büyük bir heyecan yaşarken, final alkışlarla taçlandı. “Back to Black”, yalnızca siyaha dönüşü değil; öz’e, sadeliğe ve güçlü bir ifadeye dönüşü anlatıyor. Fazlalıklardan arınmış, net ve keskin bir estetik anlayışıyla şekillenen koleksiyon; modern kadının gücünü minimalizm üzerinden yeniden tanımlıyor. İlhamını 90’ların yalın moda anlayışından ve couture disiplininden alan tasarımlarda kontrol, yapı ve güçlü duruş ön plana çıkıyor.

 

Koleksiyonda siyah, bir renkten çok bir manifesto olarak ele alınıyor; zamansız, güçlü ve tartışmasız bir karaktere bürünüyor. Jarse ve akışkan saten kumaşlar bedeni takip eden hareketli bir silüet yaratırken, krep dokular ve yapılandırılmış kesimler tasarımlara güçlü bir mimari form kazandırıyor. Taş işlemeli jarse yüzeyler ışığı dramatik bir şekilde yansıtırken, kürk dokular lüksün en ham ve dokunsal halini sahneye taşıyor.

 

Omuz detaylarının güçlü biçimde öne çıktığı, bel vurgusunun belirginleştiği koleksiyonda dramatik formlar dikkat çekiyor. Asimetrik kesimler ve uzun akışkan silüetler hareketi hem özgür bırakıyor hem de kontrollü bir estetik içerisinde yeniden şekillendiriyor. “Back to Black”, geçmişten ilham alsa da nostaljiye teslim olmuyor; geçmişi bugünün güçlü kadın kimliğiyle yeniden yorumluyor.

Haute Couture’dan günlük kullanıma uzanan geniş tasarım diliyle dikkat çeken Sultan Gadimbayli, bu özel koleksiyonunda modayı yalnızca bir stil değil, karakter ve ruhun dışavurumu olarak ele alıyor. İnsan ruhunun giyim tarzına yansıması gerektiğine inanan başarılı tasarımcı, “Back to Black” ile güçlü, sade ve zamansız bir kadın portresi çiziyor.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

                 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trabzonhabermerkezi.com/kultur-sanat-haberleri">Kültür-Sanat</category><dc:creator><![CDATA[Sultan Gadimbayli, 'Back to Black' Koleksiyonu ile Bakü Fashion Week'de Güçlü Bir Duruş Sergiledi - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 22 May 2026 08:07:15 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/22052026125842_85f1a768f1b77a528ec19538ac8979d0.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/22052026125842_85f1a768f1b77a528ec19538ac8979d0.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/22052026125842_85f1a768f1b77a528ec19538ac8979d0.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA['Antik Yapıların Sırları' 24 Mayıs Pazar 21.00'de National Geographic Ekranlarında Başlıyor!]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trabzonhabermerkezi.com/haber-antik-yapilarin-sirlari-24-mayis-pazar-2100de-national-geographic-ekranlarinda-basliyor-40138.html</guid>
                    <link>https://www.trabzonhabermerkezi.com/haber-antik-yapilarin-sirlari-24-mayis-pazar-2100de-national-geographic-ekranlarinda-basliyor-40138.html</link>
                    <description><![CDATA[]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ 
                    Arkeoloji ve teknolojiyi kullanarak Roma’daki Kolezyum, Angkor Wat’ın havuzları ve Paskalya Adası’nın Moai heykelleri gibi mucizelerin ardındaki gizemlerin gün yüzüne çıkacağı, Newgrange’in su baskınlarına meydan okuyan tasarımından, kozmosla hizalanmış Maya piramitlerine ve Chand Baori’nin hipnotik geometrisine kadar; akla hayale sığmayan antik yapıları keşfetmeye hazır olun…

“Antik Yapıların Sırları”, 24 Mayıs pazar günü saat 21.00’de National Geographic’te başlıyor.

Bilimin, keşfin ve hikâye anlatımının gücüne inanarak 130 yılı aşkın bir süredir dünyanın en güvenilir markalarından biri olmayı sürdüren National Geographic’in birbirinden iddialı yapımlarını D-Smart, Digiturk ve TOD, KabloTV, S Sport Plus, Tivibu ve TV+ platformlarından izleyebilirsiniz.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

                 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trabzonhabermerkezi.com/kultur-sanat-haberleri">Kültür-Sanat</category><dc:creator><![CDATA['Antik Yapıların Sırları' 24 Mayıs Pazar 21.00'de National Geographic Ekranlarında Başlıyor! - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 21 May 2026 08:32:17 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/21052026125259_0529b01149775ee7d626d99f14d3c5f4.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/21052026125259_0529b01149775ee7d626d99f14d3c5f4.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/21052026125259_0529b01149775ee7d626d99f14d3c5f4.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Bisikletin iki asırlık yolculuğu  Rahmi M. Koç Müzesi'nde]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trabzonhabermerkezi.com/haber-bisikletin-iki-asirlik-yolculugu-rahmi-m-koc-muzesinde-40093.html</guid>
                    <link>https://www.trabzonhabermerkezi.com/haber-bisikletin-iki-asirlik-yolculugu-rahmi-m-koc-muzesinde-40093.html</link>
                    <description><![CDATA[]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ 
                    Rahmi M. Koç Müzesi’nin kara yolu ulaşımı koleksiyonunda uzun yıllardır sergilenen ve çoğu 19. yüzyıl ortasına tarihlenen iki tekerlekli ulaşım araçlarından oluşan zengin bisiklet seçkisi, “Ward Kardeşler Bisiklet Koleksiyonu” ile daha da genişliyor. Müzenin mevcut iki tekerlekli ulaşım koleksiyonuna önemli bir katkı sunan seçki, mühendislik tarihindeki yeniliklerin yanı sıra değişen sosyal yaşamın, ulaşım kültürünün ve bireysel hareket özgürlüğünün izlerini de yansıtıyor.

Dünyaca ünlü koleksiyonerler Daniel Ward ve kardeşi Toby Ward’ın koleksiyonundan müzeye kazandırılan 23 özel bisiklet; pedalsız ilk modellerden üç tekerlekli tasarımlara, güvenlik odaklı yeniliklerden modern bisikletin gelişimine uzanan yaklaşık iki asırlık dönüşüm hikâyesini ziyaretçilerle buluşturuyor

Öğretici bir deneyim sunuyor 

1818 tarihli pedalsız Johnson Hobby Horse’tan farklı dönemlere ait öncü modellere uzanan seçki, ziyaretçilere nostaljik olduğu kadar öğretici bir deneyim de sunuyor. Üç ve dört tekerlekli modellerin ilk örneklerinin de yer aldığı koleksiyon, mühendislik tarihinin önemli aşamalarını gözler önüne seriyor. Her biri kendi döneminin tasarım anlayışını, üretim teknolojisini ve kullanım alışkanlıklarını yansıtan bisikletler yalnızca teknik yönleriyle değil; sosyal yaşam, ulaşım kültürü ve bireysel tutkular açısından da dikkat çekiyor.

Koleksiyondan öne çıkan modeller:

Johnson Hobby Horse Bisiklet (1818)

Pedalsız yapısıyla dikkat çeken “Hobby Horse”, sürücünün ayaklarıyla yerden güç alarak ilerlediği erken dönem bisiklet örneklerinden biri olarak kabul ediliyor. İlk formunun mucidi Baron Karl von Drais olarak bilinse de araç, İngiliz araba üreticisi Denis Johnson tarafından geliştirilerek 1818-1820 yılları arasında İngiltere’de büyük ilgi gördü ve dönemin aristokrat çevrelerinde bir moda akımına dönüştü.

Coventry Rotary (1880)

İngiltere’nin Coventry kentindeki Rudge Company tarafından üretilen sıra dışı üç tekerlekli bisiklet, özellikle kadınların bisiklet kullanımını teşvik etmek amacıyla tasarlandı. İngiliz bisiklet endüstrisinin öncülerinden James Starley’nin geliştirdiği model; iki küçük sıralı tekerlek ve bir büyük yan tekerlekten oluşan yapısıyla dikkat çekiyor. Direksiyon yerine el kollarıyla kontrol edilen araç, yük taşıma kapasitesi sayesinde dönemin fotoğrafçıları ve balıkçıları arasında da popüler hale geldi.

Ladies’ Tricycle (1895)

Singer firması tarafından özellikle kadın kullanıcılar için üretilen Ladies’ Tricycle, havalı lastikleri ve arka taşıma bölümüyle dönemi için konforlu bir sürüş sunuyordu. 1881 yılında Kraliçe Victoria’nın bir çift üç tekerlekli bisiklet satın almasının ardından bu araçlar kısa sürede popülerlik kazanmış; kendi kulüpleri ve yayınları oluşacak kadar yaygınlaşmıştı.

American Star Bisiklet (1889)

W. Pressey tarafından tasarlanan ve New Jersey’de H. B. Smith Machine Company tarafından üretilen American Star, klasik yüksek tekerlekli bisikletlerin güvenlik sorunlarına yenilikçi bir çözüm getirdi. Tekerlek düzeninin tersine çevrilmesiyle sürücünün ağırlık merkezi geriye alınarak denge artırıldı. Bisikletin güvenliği, dönemin en dikkat çekici tanıtımlarından biriyle; Amerika Birleşik Devletleri Kongre Binası merdivenlerinden inerken görüntülenmesiyle kanıtlandı.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

                 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trabzonhabermerkezi.com/kultur-sanat-haberleri">Kültür-Sanat</category><dc:creator><![CDATA[Bisikletin iki asırlık yolculuğu  Rahmi M. Koç Müzesi'nde - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 20 May 2026 12:52:35 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/20052026162658_793f36e09133bba80906893e675bc6cc.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/20052026162658_793f36e09133bba80906893e675bc6cc.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/20052026162658_793f36e09133bba80906893e675bc6cc.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[ Vestel'den 19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı'na özel belgesel]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trabzonhabermerkezi.com/haber-vestelden-19-mayis-ataturku-anma-genclik-ve-spor-bayramina-ozel-belgesel-40010.html</guid>
                    <link>https://www.trabzonhabermerkezi.com/haber-vestelden-19-mayis-ataturku-anma-genclik-ve-spor-bayramina-ozel-belgesel-40010.html</link>
                    <description><![CDATA[]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ 
                    Türk sporunun en önemli destekçilerinden Vestel, uluslararası arenada Türkiye’yi temsil eden ultra maraton yüzücüsü Aysu Türkoğlu’nun sıra dışı kariyer yolculuğunu konu alan belgeseli düzenlediği lansmanla kamuoyuna tanıttı. 18 Mayıs Pazartesi akşamı Zorlu PSM’de gerçekleşen lansmana gazeteciler, spor ve cemiyet dünyasından ünlü isimler katıldı.

Lansmanda; Vestel Global Pazarlama, Yurt İçi Satış ve Müşteri Hizmetleri Genel Müdürü Duygu Badem Uylukçuoğlu, Aysu Türkoğlu'nun hikâyesinin 19 Mayıs ruhuyla birebir örtüştüğünü belirterek şunları söyledi: 

“19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nın taşıdığı bağımsızlık ve cesaret ruhu, bugün de gençliğimizin azminde ve hayallerinde yaşamaya devam ediyor. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün gençliğe duyduğu güveni ve 'zeki, çevik, ahlaklı sporcu' idealini desteklemek, Vestel olarak topluma, gençliğe ve geleceğe karşı taşıdığımız sorumluluğun bir göstergesi.

Sporu toplumsal gelişimin temel parçası olarak kabul eden bir marka olarak, bu ekosistemin birleştirici ve iyileştirici gücüne sonsuz inanıyoruz. Bu yüzden de uzun yıllardır sporla özdeşleşmiş, sporu sadece destekleyen değil, sporla yaşayan bir marka olduk. Sporun; gençlere cesaret veren, sınırları aşmaya teşvik eden ve toplumda pozitif etki yaratan çok güçlü bir araç olduğu düşüncesindeyiz. Bu bakış açısıyla destek verdiğimiz her sporcu ve her branş, bizim için aynı zamanda bir değer ortaklığını temsil ediyor. 'Sporun kalbinde Vestel, Vestel'in kalbinde spor var' söylemimiz bir pazarlama cümlesinin çok ötesinde, hayatın içinden doğan bir gerçek. Bugün geldiğimiz noktada voleyboldan yüzmeye, okçuluktan cimnastiğe kadar çok geniş yelpazede, spor ekosisteminin önde gelen bir parçası konumundayız.

Tam da bu kapsamda Aysu Türkoğlu, disiplini, çalışma azmi ve hedeflerine ulaşma tutkusuyla Vestel’in gençlerin potansiyelini destekleme vizyonuyla harika bir uyum yakalıyor. Geleneksel sponsorluğun ötesine geçen bu anlamlı yol arkadaşlığını, Türk gençliğine olan inancımızın somut göstergesi olarak görüyoruz. Hayata geçirdiğimiz belgesel, 19 Mayıs’ın taşıdığı o eşsiz ruhu bugünün diliyle yeniden anlatıyor ve insan iradesinin sınırlarını nasıl aşabileceğini gözler önüne seriyor. Bu ilham veren eseri 19 Mayıs coşkusuyla taçlandırmaktan gurur duyuyor; önündeki Japonya Tsugaru Boğazı geçişinde tüm Vestel ailesinin kalbinin sevgili Aysu’yla atacağını belirterek kendisine sonsuz başarılar diliyorum.”

Belgesel ile ilgili konuşan Aysu Türkoğlu ise, “Beni ayakta tutan, içimde hiç bitmeyen bir tutku var. Ve bu tutkuyu sadece denizde, sonsuz maviliklerin içinde tek başımayken yaşayabiliyorum. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nın ruhunu böylesine anlamlı bir projeyle buluşturmak benim için ayrı gurur taşıyor. Bu topraklarda yetişen bir genç olarak, belgeselin gençlerimize kendi yollarını çizmeleri için ilham vereceğine inanıyorum” dedi.

Vestel, projeyle birlikte spor hikâyesini görünür kılarken, gençliğin potansiyelini destekleyen, ilham veren ve sürdürülebilir başarı kültürünü güçlendiren bir anlatının parçası olmayı hedefliyor.

 19 Mayıs ruhuyla buluşan hikâye

Ultra maraton yüzücüsü Aysu Türkoğlu’nun sıra dışı kariyer yolculuğunu konu alan belgesel, spor hikâyesinden öte insan iradesi, disiplin ve sınırları aşma motivasyonunu merkezine alan çok katmanlı bir anlatı sunuyor. Bodrum’da başlayan ve dünyanın en zorlu kanal geçişlerine uzanan yolculuk, ‘Triple Crown of Open Water Swimming’ unvanı ve Ocean’s Seven’ın altıncı parkuru olan Tsugaru Boğazı parkuru yolunda yaşadıklarını sinematografik bir kurguyla izleyiciyle buluşuyor.

Bugüne kadar Manş Denizi, Manhattan 20 Köprü, Kuzey Kanalı, Cook Boğazı, Catalina Kanalı ve Kaiwi Kanalı geçişlerini başarıyla tamamlayan Türkoğlu, 2024 yılında gerçekleştirdiği Catalina Kanalı geçişiyle, 'Triple Crown of Open Water Swimming' unvanını kazanan en genç Türk yüzücü olmuştu. 2025 yılında Hawai’deki Kaiwi Kanalı’nı 21 saat 22 dakika boyunca yüzerek geçen en genç Türk sporcu unvanını da kazandı.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

                 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trabzonhabermerkezi.com/kultur-sanat-haberleri">Kültür-Sanat</category><dc:creator><![CDATA[ Vestel'den 19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı'na özel belgesel - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 19 May 2026 10:29:17 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/19052026134130_1891127c8830b1f483b8cdc4001cb21d.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/19052026134130_1891127c8830b1f483b8cdc4001cb21d.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/19052026134130_1891127c8830b1f483b8cdc4001cb21d.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Hal Ve His Dergisi 2. Sayı Bosna Hersek dosyasıyla yayımlandı ]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trabzonhabermerkezi.com/haber-hal-ve-his-dergisi-2-sayi-bosna-hersek-dosyasiyla-yayimlandi-40016.html</guid>
                    <link>https://www.trabzonhabermerkezi.com/haber-hal-ve-his-dergisi-2-sayi-bosna-hersek-dosyasiyla-yayimlandi-40016.html</link>
                    <description><![CDATA[ANKARA (PERRE) - Berfin GÜRBÜZ- Hal ve His Dergisi 2. sayısında Bosna Hersek dosyasıyla yayımlandı. İlk sayısında Filistin/Gazze konusuna yer veren dergi, bu sayısında Bosna'yı ele alırken; yayıncı kadro ve yazarlarıyla birlikte Bosna'nın tarihî ve insani yönlerine dikkat çekti.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Genel Yayın Yönetmenliğini Emirhan Kemendi'nin, editörlüğünü ise Zehra Bıçakçı'nın üstlendiği Hal ve His Dergisi, ikinci sayısında Bosna Hersek dosyasıyla okurlarıyla buluştu.

Dergi, ilk sayısında "mazlum coğrafyalar" başlığı altında Filistin / Gazze konusuna yer verirken, ikinci sayısında Bosna Hersek'i ele aldı.



"Bosna'yı Yalnızca Tarih Kitaplarında Bırakamayız"

Derginin giriş yazısında Okul Müdürü Kahraman Selçuk, Bosna'nın unutulmaması gerektiğine vurgu yaparak, "Bu derginin ikinci sayısında Bosna'yı konuşuyor olmamız bir tesadüf değil, bir sorumluluktur. Unutmayalım ki Bosna'yı unutan, insanlığı da unutur. Rabbimiz bizlere, Bosna'nın acısını yüreğinde taşıyan ama umudunu hiç kaybetmeyen bir nesil olmayı nasip etsin" ifadelerine yer verdi.

"Mazlum Müslüman Ülkeleri Asla Unutmayacağız"

Dergi editörü Zehra Bıçakçı ise Bosna Hersek özelinde İslam coğrafyasındaki kardeşlik bilincine dikkat çekerek, "Amacımız yine aynı; bütün uluslararası kurum ve kuruluşların geçerliliğini sorgulatan, ortaya koydukları direnişle insanlık kavramına yabancılaşmış bir dünyaya insanlık dersi veren, yılmayan, yıkılmayan kardeşlerimizin ülkesini bu sefer de Bosna Hersek'i konu ediniyoruz" dedi.

Güray Süngü ile Söyleşi

Derginin bu sayısında yazar Güray Süngü ile gerçekleştirilen söyleşi de yer aldı. Süngü, iyi bir yazar olmanın ön koşulunun okumak olduğunu belirterek çeşitli konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Yazar Kadrosu

Dergide Kahraman Selçuk, Enver Günaydın, Murat Ağdaş, Şeyma Nur Yılmaz, Emirhan Kemendi, Rumeysa Aksu, Sevda Dıraga Canbaz, Zehra Bıçakçı, Azra Tanuğur, Beril Su Gökgöz, Ebrar Sude Altunsoy, Elanur Arslantürk, Fatma Zehra Can, Hafsa Baydemir, Nisanur Günay, Nisanur Gürgör, Ruaa Haj Abdo, Selin Seçkin, Nisanur Şertbetçi, Tuana Merve Kaymaz ve Zeynep Sevde Tamcan'ın yazıları yer aldı.
Kaynak : PERRE  ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trabzonhabermerkezi.com/kultur-sanat-haberleri">Kültür-Sanat</category><dc:creator><![CDATA[Hal Ve His Dergisi 2. Sayı Bosna Hersek dosyasıyla yayımlandı  - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 19 May 2026 08:30:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/19052026134230_98f765aa0ce39d0b8490d29d8fcbcfbf.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/19052026134230_98f765aa0ce39d0b8490d29d8fcbcfbf.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/19052026134230_98f765aa0ce39d0b8490d29d8fcbcfbf.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[“Maarifin Kalbinde Marifetli Gençlik" Etkinlikleri Devam Ediyor]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trabzonhabermerkezi.com/haber-maarifin-kalbinde-marifetli-genclik-etkinlikleri-devam-ediyor-40014.html</guid>
                    <link>https://www.trabzonhabermerkezi.com/haber-maarifin-kalbinde-marifetli-genclik-etkinlikleri-devam-ediyor-40014.html</link>
                    <description><![CDATA[]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ 
                    İzmir İl Millî Eğitim Müdürlüğü himayesinde “Maarifin Kalbinde Marifetli Gençlik Etkinlikleri” kapsamında İzmir’deki Meslek Liselerinin Grafik ve Fotoğraf Alanı öğrencileri tarafından hazırlanan “19 Mayıs ve Bağımsızlık Ruhu” temalı grafik ve fotoğraf sergisi açılış töreni Konak Meydanında gerçekleştirildi.
Törene; İzmir İl Millî Eğitim Müdürü Dr. Ömer Yahşi, İl Millî Eğitim Müdür Yardımcıları; İlker Erarslan ve Firdevs Çatalkaya, İl Millî Eğitim Şube Müdürleri; Abdullah Kotay ve Alican Güllü, okul yöneticileri, öğretmenler ve çok sayıda öğrenci katıldı.
Program, saygı duruşu ve ardından İstiklâl Marşı’nın okunmasıyla başladı.
Meslekî Eğitim Hayalleri Emeğe Dönüştürür
Açılış konuşmasını yapan İzmir İl Millî Eğitim Müdürü Dr. Ömer Yahşi, 19 Mayıs’ın inancın umuda, umudun ise millet iradesine dönüştüğü kutlu bir başlangıç olduğunu vurgulayarak sergilenen her eserin gençlerin vatan sevgisini, estetik bakışını ve üretim heyecanını yansıttığını belirtti. Meslekî eğitimin gençlere bir meslek yanında özgüven ve üretim kültürü kazandırdığına dikkat çeken Yahşi, sözlerine şunları kaydetti: “19 Mayıs ruhuyla meslekî eğitimde tasarlayan, üreten ve teknolojiyi yöneten gençlerimiz; kurdukları hayalleri emeğe dönüştürerek Türkiye'nin güçlü geleceğini inşa etmektedir.”
İzmir’in meslekî eğitimdeki başarısına da değinen Yahşi, İzmir’deki meslek lisesi modelinin Avrupa ülkelerinin de çok üstünde bir başarıya sahip olmasından mutluluk duyduğunu belirterek meslekî eğitimin doğru bir kariyer planlaması olduğunu ifade etti.
Şehit İdari Ateşe Çağlar Yücel Denizcilik Meslekî Teknik Anadolu Meslek Lisesi bando takımının gösterisi, sergiye renk kattı.
Kurdele kesme merasimi ve toplu fotoğraf çekiminin ardından program sona erdi.
“19 Mayıs ve Bağımsızlık Ruhu” temalı sergi, tüm gün boyunca halka açık olacaktır.

 


Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

                 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trabzonhabermerkezi.com/kultur-sanat-haberleri">Kültür-Sanat</category><dc:creator><![CDATA[“Maarifin Kalbinde Marifetli Gençlik" Etkinlikleri Devam Ediyor - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 19 May 2026 07:22:01 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/19052026134157_ae5204159bd2e8aadc40065c2969d925.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/19052026134157_ae5204159bd2e8aadc40065c2969d925.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/19052026134157_ae5204159bd2e8aadc40065c2969d925.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Cyril Kongo imzalı Black Badge Cullinan: çağdaş sanat ile Bespoke tasarımın buluşması]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trabzonhabermerkezi.com/haber-cyril-kongo-imzali-black-badge-cullinan-cagdas-sanat-ile-bespoke-tasarimin-bulusmasi-39990.html</guid>
                    <link>https://www.trabzonhabermerkezi.com/haber-cyril-kongo-imzali-black-badge-cullinan-cagdas-sanat-ile-bespoke-tasarimin-bulusmasi-39990.html</link>
                    <description><![CDATA[]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ 
                    Rolls-Royce Motor Cars, dünyaca ünlü çok disiplinli sanatçı Cyril Kongo tarafından iç yüzeyleri tek tek elde boyanan beş özel Private Commission’dan oluşan Black Badge Cullinan by Cyril Kongo projesini sunuyor. Beş otomobil aynı yaratıcı temayı paylaşırken, her biri Cyril Kongo’nun işlerinin özgün ve farklı bir yorumunu yansıtıyor.

Black Badge Cullinan, Cyril Kongo’nun eserleri için güçlü bir tuval niteliği taşıyor. Rolls-Royce’un daha karanlık alter-egosu olarak Black Badge, markanın en cesur ifadesi olup, bu yaklaşım, Starlight Headliner, piknik masaları, ön panel ve arka koltuklar arasındaki dikey orta panel bölümünde kendini gösteren Kongo’nun sanatındaki yoğunluğu yansıtıyor.

Black Badge Cullinan’ın iç yüzeylerini kullanan Kongo, sanatçının estetik evreni ‘Kongoverse’i otomobilin içinde hayata geçirdi.

Black Badge Cullinan’ı ilk gördüğünde, onun ait olduğu evrene kendi yorumunu katma ihtiyacı hissettiğini belirten Cyril Kongo sözlerine şöyle devam etti; “Buna “Kongoverse” diyorum. Bu dünya; fantezi, matematiksel formüller, semboller, piramitler, atomlar ve hayali gezegenlerden oluşan bir alan. Rolls-Royce bu fikirleri sahiplenerek onlara form kazandırdı; projeyi özel kılan da bu yaklaşım oldu. Bu süreç, benim görsel dilim ile Rolls-Royce’un üretim yaklaşımı arasında bir diyalogdu; otomobil ise bu yaratımın tuvali oldu. Bunu markanın ustalarıyla birlikte hayata geçirmek olağanüstü bir deneyim oldu.” dedi.

Eşi benzeri görülmemiş bir iş birliği 

“Bu iş birliğini özel kılan, benim evrenim ile Rolls-Royce’un evreni arasındaki sürekli diyaloğdu. Her fikir özen ve merakla ele alındı. Markanın yaratıcı stüdyosunun içine tamamen dahil oldum.”

Cyril Kongo, Artist

Vizyonunu hayata geçirmek için Rolls-Royce, Kongo’yu tasarımcılar, mühendisler ve ustalardan oluşan Bespoke Collective ekibinin bir parçası olarak bünyesine dahil etti.

Markanın önde gelen yaratıcı isimlerle iş birliği konusunda köklü bir geçmişi olsa da, bu proje eşi benzeri görülmemiş bir ortak yaratım derinliğini temsil ediyor. Projenin en başından itibaren Kongo, Bespoke Collective’e entegre edilerek Rolls-Royce ekipleriyle birlikte Home of Rolls-Royce bünyesinde çalıştı. Kongo, projenin fikir, tasarım ve gerçekleştirme aşamalarının her birine dahil oldu ve onun için oluşturulan özel bir alanda her unsuru el ile boyadı.

Üretim başlamadan altı ay önce Kongo’yu Goodwood’daki Home of Rolls-Royce’a davet ederek markanın dünyasına dahil ettiklerini belirten Phil Fabre de la Grange (Head of Bespoke, Rolls-Royce Motor Cars) sözlerine şöyle devam etti; “Kongo, uzmanlarımız ve ustalarımızla bir araya geldi, araçlarımızı, tekniklerimizi ve tüm boya paletimizi onun kullanımına sunduk. Otomobilleri birlikte yaratırken, Bespoke tesislerimizde özel çalışma alanları kurduk; Cyril ve uzmanlarımız birlikte çalışarak onun sanatsal dilini her bir unsura entegre etti. Bu iş birliği, sürekli bir fikir alışverişini ve merak ile yaratıcı özgüvenin paylaşıldığı ortak bir ruhu teşvik etti. Tamamen entegre ve iç süreçlere dayalı bu yaklaşım, Cyril’e anlık olarak vizyonunu keşfetme özgürlüğü tanıyarak sanatının spontane doğasına sadık kalmasını sağladı.” dedi. 

Canlı dünyalar: Kongoverse’de bir yolculuk

“Sanatım, hayal gücünün sonsuz gücünü yansıtır – var olmayan ama var olabilecek dünyaları hayal eder. Bu vizyonu bir Rolls-Royce ile hayata geçirmek unutulmazdı.”

Cyril Kongo, Artist

Her araç, siyah bir temel üzerine canlı renk patlamalarıyla şekillenen aynı iç mekân renk paletini paylaşıyor. İlk kez iç mekân, her biri farklı bir renk diliyle tanımlanan dört ayrı bölgeye ayrılıyor: sürücü koltuğu için Phoenix Red, ön yolcu koltuğu için Turchese, arka bölüm için ise Forge Yellow ve Mandarin. Bu renkler; dikiş detayları, piping uygulamaları, koltuk iç kaplamaları, başlıklardaki ‘RR’ monogramları ve kuzu yünü halılar üzerinden iç mekâna yansıtılıyor. Bu ortak renk paletinden yola çıkan Kongo, her biri elde boyanmış beş farklı iç mekân eseri yaratarak her aracı gerçek anlamda benzersiz bir koleksiyon parçasına dönüştürdü.

Yıldızlı tavan (Starlight headliner): Yıldızlara yazılmış Kongoverse

“Bir Starlight Headliner’ı ilk gördüğüm anda ilham aldım: hareket halindeki bir evreni ve gerçekten sürükleyici bir deneyimi temsil ediyor. Bu özelliğin benim için merkez parça olacağını biliyordum.”

Cyril Kongo, Artist

El boyaması Starlight Headliner, her Black Badge Cullinan by Cyril Kongo modelinde odak noktası olarak öne çıkıyor. Her eserde Kongo, hayali gezegenler ve takımyıldızlarını kuantum fiziğine dair referanslarla birlikte kullanıyor; bu alan, fizikçi olan kardeşiyle aynı stüdyoyu paylaşmaya başladığından beri sanatçının ilgisini çeken bir konu. Kompozisyonlarına yerleştirdiği denklemler ve formüller, hayal gücünün sonsuz potansiyelini simgeliyor; bu tema, tüm Rolls-Royce Black Badge modellerini tanımlayan sonsuzluk sembolünde de yansıyor.

Vizyonunu hayata geçirmek üzere Interior Surface Centre ustaları 70’ten fazla renk hazırlayarak Kongo’ya eserlerini özgürce ortaya koyabileceği tam bir yaratıcı alan sundu. Her kompozisyon, süngerler, airbrush teknikleri ve fırça araçlarının birleşimiyle uygulandı.

Starlight Headliner’ı boyadıktan sonra Kongo, Bespoke mühendisleriyle yakın çalışarak 1.344 ‘yıldızın’ tam yerleşimini ve rengini belirledi. Her bir ‘yıldız’, sanatçı tarafından tek tek sayılıp işaretlendikten sonra, markanın ustaları tarafından özenle elde delinerek ve yerleştirilerek uygulandı. Her Starlight Headliner; Blue, Phoenix Red, Forge Yellow, Cobalto Blue, Twickenham Green veya Lime Green aydınlatma kombinasyonlarının yanı sıra sekiz “kayan yıldız” ve tavanın tüm uzunluğu boyunca uzanan, Rolls-Royce tarihinde bir ilk olan son bir ‘yıldız’ ile tasarlanıyor.

Son ve gizli bir detay olarak Kongo’nun imza niteliğindeki ‘tag’ motifi, güneşlik içindeki deri kaplamada ve bagaj kapağının iç yüzeyinde nakışla işleniyor. Bu ayırt edici tasarım, kapı derisi üzerinde de ince pamuk nakışla benzer şekilde yeniden yorumlanıyor.

El boyaması iç yüzeyler: Kesintisiz bir kompozisyon

“Eserin nasıl bir ritimle akacağını ve otomobilin içinde bu ritmin nasıl korunacağını konuştuk. Benim için resim yapmak caz gibidir; hareket edersiniz ama her şey birbiriyle bağlantılı kalır.”

Cyril Kongo, Artist

Her Black Badge Cullinan by Cyril Kongo, sanatçı tarafından tek tek elde boyanan özel bir Bespoke ahşap seti içeriyor; bu yüzeyler ön panel, orta konsol, arka konsol, piknik masaları ve arka koltuklar arasındaki dikey orta panel bölümüne kadar uzanıyor. Bu unsurlar bir araya gelerek otomobil içinde tek ve kesintisiz bir kompozisyon oluşturuyor.

Kongo’nun gelişi öncesinde Interior Surface Centre, 19 kaplamalı parçanın her birini siyaha boyayarak hazırladı ve markanın boya laboratuvarında özel olarak üretilen fikstürler üzerine monte etti. Bu yüzeyler üzerinde doğrudan çalışan Kongo, farklı detay seviyeleri elde etmek için çeşitli boyutlardaki airbrush’lar kullanarak imza niteliğindeki Kongoverse tasarımlarını uyguladı.

Eserleri geliştirmek ve korumak için Rolls-Royce ustaları her yüzeye on kat vernik uyguladı. Her parça daha sonra kusursuz bir parlaklık elde etmek için zımparalanıp cilalandı; böylece Rolls-Royce iç mekânlarından beklenen derinlik ve dayanıklılık seviyesi sağlandı.

Bespoke dış tasarım: Güçlü bir tuval

“İnsanların bu eseri adım adım keşfetmesini istiyorum. Ne kadar derinlemesine bakarsanız, o kadar çok şey görüyorsunuz. Dış tasarım yalnızca içerdeki evrene dair bir ipucu vermeli.” 

Cyril Kongo, Artist

Her Black Badge Cullinan by Cyril Kongo, Blue Crystal Over Black’in zengin tonu ile sunuluyor. Rolls-Royce için bir ilk olarak her araçta Gradient Coachline bulunuyor: sol tarafta Phoenix Red Forge Yellow’a geçerken, sağ tarafta Mandarin Turchese’ye dönüşüyor ve Kongo’nun özgün ‘tag’ sembolü her iki tarafta da Bespoke bir motif olarak yer alıyor.

Bir başka Rolls-Royce ilki olarak, 23 inç Part Polished Black Badge alaşım jantların her birinin arkasında farklı renkte fren kaliperleri yer alıyor: Phoenix Red, Turchese, Forge Yellow ve Mandarin.

Dış Coachline’da kullanılan Phoenix Red ‘tag’ grafiği; Bespoke Illuminated Treadplates ve kapı içlerine entegre edilen siyah Bespoke şemsiyelere de taşınıyor ve şemsiye yüzeyinde ince bir motif olarak yer alıyor.

Private Offices tarafından küratör edilen bağlantının gücü

Black Badge Cullinan by Cyril Kongo projesi, Goodwood’daki orijinal merkez ile birlikte Seul ve New York’taki Rolls-Royce Private Office ekipleri tarafından küratör edildi. Private Office’lar, yalnızca davetle erişilebilen yaratıcı merkezler olup Home of Rolls-Royce’un bir uzantısı olarak hizmet veriyor ve Bespoke bir Rolls-Royce sipariş etme deneyimini daha da ileri taşıyor.

Her Private Office’ta, ilgili bölgede kalıcı olarak görev yapan özel bir Rolls-Royce ekibi bulunuyor. Müşterilerle kurdukları derin kişisel ilişkiler, onlara yerel koleksiyonerlerin kültürel işaretleri, tutkuları ve ilgi alanları hakkında benzersiz bir içgörü sağlıyor. Bu bakış açısıyla Cyril Kongo iş birliği, hem sanatsal bir ifade hem de çağdaş koleksiyoner kültürünün bir yansıması olarak şekillendi.

Beş Black Badge Cullinan by Cyril Kongo otomobilinin tamamı dünya çapındaki koleksiyonerler için tahsis edildi.

Rolls-Royce’ta yaratıcılık ve hayal gücünün, markayı tanımlayan temel unsurlar olduğunu belirten Domagoj Dukec (Director of Design, Rolls-Royce Motor Cars) sözlerine şöyle devam etti: “Müşterilerin en benzersiz Bespoke siparişleri birlikte yarattığı Private Office’larımız, bu inancı doğrudan yansıtıyor. Bu alanlardaki konuşmalardan, Rolls-Royce koleksiyonerleri arasında cesur çağdaş sanata yönelik bir istek olduğunu ve bu grubun benzersiz derecede cesur olduğunu belirledik. Bu fikri hayata geçirmek için, ifadesi güçlü ve tavizsiz tarzı Black Badge’in ruhuyla mükemmel uyum sağlayan Cyril Kongo ile iş birliği yaptık. Bunu, Kongo’nun tasarımcılar, ustalar ve mühendislerden oluşan Bespoke Collective ekibimizle birlikte ve onların içinde çalışarak bu olağanüstü otomobilleri hayata geçirdiği eşi benzeri görülmemiş bir iş birliği takip etti. Bu beş Black Badge Cullinan Private Commission’ın her biri kendi başına benzersiz bir sanat eseri olup iki net yaratıcı dünyanın kusursuz birleşimini temsil ediyor.” dedi.

Arka plan bilgileri

Kökenler ve İlhamlar: Cyril Kongo İmzalı Black Badge Cullinan

1969 yılında Toulouse’da doğan Kongo, kariyerine Paris’te graffiti sanatçısı olarak başladı. Günümüzde farklı mecralarda üretim yapan sanatçı, dramatik kompozisyonları ve sokak sanatının ham enerjisini yansıtan canlı renk kullanımıyla uluslararası ölçekte tanınıyor.

Kongo’nun eserleri, onun ayırt edici tarzını dünyanın en nadir ve en arzu edilen objelerine taşıması için kendisine sipariş veren yeni nesil etkili koleksiyonerlerle, haute horlogerie saatlerden üst segment ses sistemlerine ve hatta uçaklara kadar uzanan bir yelpazede güçlü bir karşılık buluyor. Kollaborasyonları ve müşterileri, çağdaş sokak sanatının artan değerine ve bu alanın güzel sanatlar ile yatırım dünyasıyla kesişen etkisine yönelik giderek büyüyen bir kabulü yansıtıyor.

Black Badge Cullinan by Cyril Kongo, bu daha geniş hareketin güçlü bir parçası olarak konumlanıyor. Sokak sanatı ve bu kültüre ait koleksiyon parçaları, artık önde gelen müzayede evlerinde yer buluyor; eserler, yüksek değerli sanat yapıtlarıyla kıyaslanabilir seviyelere ulaşıyor.

Hem estetik hem de ruh açısından bu iş birliği; çağdaş kültürün, yükselen yatırım kategorilerinin ve günümüzün en etkileyici sanatçıları ile dünyanın önde gelen lüks markaları arasındaki yaratıcı etkileşimin kesişim noktasında yer alıyor.

Black Badge 10. yıl dönümü

Rolls-Royce Black Badge Cullinan by Cyril Kongo, Black Badge ailesinin 10. yılını kutlamak üzere 2026 yılında tanıtılan birkaç projeden biri. 2016’da Black Badge Ghost ile ilk kez tanıtılan markanın alter-egosu, kendi cesur ve tavizsiz ruhuna uygun bir Rolls-Royce arayan müşteriler için yaratıldı. 

Günümüzde Ghost, Cullinan ve Spectre modelleri; güçlü motor yapıları, odaklı sürüş dinamikleri ve özgün Bespoke detaylarıyla tanımlanan bu asi Black Badge yorumu ile sunuluyor.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

                 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trabzonhabermerkezi.com/kultur-sanat-haberleri">Kültür-Sanat</category><dc:creator><![CDATA[Cyril Kongo imzalı Black Badge Cullinan: çağdaş sanat ile Bespoke tasarımın buluşması - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 18 May 2026 11:17:19 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/18052026160926_1812c8e33cd79259e0dc3f805f68f31b.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/18052026160926_1812c8e33cd79259e0dc3f805f68f31b.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/18052026160926_1812c8e33cd79259e0dc3f805f68f31b.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Yıldızın 140 Yıllık Serüveni: Özel Doğu Ekspresi Seferiyle Yeni Elektrikli GLC 400 Edition 1 AMG Şimdi Türkiye'de]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trabzonhabermerkezi.com/haber-yildizin-140-yillik-seruveni-ozel-dogu-ekspresi-seferiyle-yeni-elektrikli-glc-400-edition-1-amg-simdi-turkiyede-39973.html</guid>
                    <link>https://www.trabzonhabermerkezi.com/haber-yildizin-140-yillik-seruveni-ozel-dogu-ekspresi-seferiyle-yeni-elektrikli-glc-400-edition-1-amg-simdi-turkiyede-39973.html</link>
                    <description><![CDATA[]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ 
                    Mercedes-Benz, otomobilin icadının 140. yılında, bu köklü mirası nostaljik ve tamamen markaya özel olarak tasarlanan bir Doğu Ekspresi seferiyle kutladı. Erzurum’un zirvelerinden Erzincan’ın eşsiz doğasına, Bağıştaş’ın etkileyici manzaralarından dünyanın en derin kanyonlarından biri olan Karanlık Kanyon’un büyüleyici atmosferine uzanan bu yolculukta; konfor ve teknolojinin harmanlandığı unutulmaz bir deneyim yaşandı. Mercedes-Benz'in bu özel davetine Can Bonomo, Ulaş Durmaz, Demirhan Demircioğlu, Kaan Mirac Sezen, Bora Cengiz, Ulvi Kahyaoğlu, Bedirhan Soral gibi isimler katılarak Doğu Ekspresi’nin nostaljik atmosferinde markanın en yeni yıldızlarını yakından keşfettiler. 

Sertifikalı Vegan İç Tasarım ve Üstün Konfor

Mercedes-Benz, yeni GLC modelinde lüks anlayışını sürdürülebilirlikle buluşturuyor. Marka, en ileri teknoloji ve konfor hissinden ödün vermeden sunduğu opsiyonel vegan paket ile dünyada bağımsız olarak sertifikalandırılmış vegan iç donanım sunan ilk otomobil üreticisi olma özelliğini taşıyor. Ayrıca, uzun yolculuklarda yorgunluğu önleyen ve Alman “Sağlıklı Sırtlar Derneği” (AGR) tarafından onaylanan özel koltuklar, geri dönüştürülmüş malzemelerle tasarlanarak çevre dostu bir şıklık sunuyor. 

Yapay Zeka ile Kişiselleştirilmiş Yolculuk Deneyimi

Yolculuk boyunca tanıtılan GLC 400 Edition 1 AMG, sadece tasarımlarıyla değil, akıllı teknolojileriyle de dikkat çekti. Yapay zeka destekli “MBUX Sanal Asistan”, sürücünün alışkanlıklarını öğrenerek rotadan müzik seçimine kadar her detayı kişiselleştiriyor. 638 kilometreye varan etkileyici menzili ve 489 bg güce sahip yeni GLC, lüks seyahat standartlarını elektrikli sürüşün sessizliğiyle birleştiriyor. 

Doğu’nun Büyüsünde Bir Yıldız Serüveni

Erzurum’dan başlayan ve Erzincan’da son bulan bu benzersiz tren seferi, Mercedes-Benz’in 140 yıllık inovasyon yolculuğunun bir yansıması oldu. Konuklar, yeni modellerin zarafetinin Doğu’nun tarihi dokusuyla birleştiği bu serüvende Mercedes-Benz’in gelecek vizyonuna tanıklık ettiler. Mercedes-Benz, bu özel lansmanla en ileri teknolojinin sadece bir araç değil, unutulmaz bir deneyim olduğunu bir kez daha kanıtladı. 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

                 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trabzonhabermerkezi.com/kultur-sanat-haberleri">Kültür-Sanat</category><dc:creator><![CDATA[Yıldızın 140 Yıllık Serüveni: Özel Doğu Ekspresi Seferiyle Yeni Elektrikli GLC 400 Edition 1 AMG Şimdi Türkiye'de - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 18 May 2026 08:06:13 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/18052026122440_01a591a6c983cd13e6a36096eb1764c3.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/18052026122440_01a591a6c983cd13e6a36096eb1764c3.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/18052026122440_01a591a6c983cd13e6a36096eb1764c3.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Cyril Kongo imzalı Black Badge Cullinan: çağdaş sanat ile Bespoke tasarımın buluşması]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trabzonhabermerkezi.com/haber-cyril-kongo-imzali-black-badge-cullinan-cagdas-sanat-ile-bespoke-tasarimin-bulusmasi-39872.html</guid>
                    <link>https://www.trabzonhabermerkezi.com/haber-cyril-kongo-imzali-black-badge-cullinan-cagdas-sanat-ile-bespoke-tasarimin-bulusmasi-39872.html</link>
                    <description><![CDATA[]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ 
                    Rolls-Royce Motor Cars, dünyaca ünlü çok disiplinli sanatçı Cyril Kongo tarafından iç yüzeyleri tek tek elde boyanan beş özel Private Commission’dan oluşan Black Badge Cullinan by Cyril Kongo projesini sunuyor. Beş otomobil aynı yaratıcı temayı paylaşırken, her biri Cyril Kongo’nun işlerinin özgün ve farklı bir yorumunu yansıtıyor.

Black Badge Cullinan, Cyril Kongo’nun eserleri için güçlü bir tuval niteliği taşıyor. Rolls-Royce’un daha karanlık alter-egosu olarak Black Badge, markanın en cesur ifadesi olup, bu yaklaşım, Starlight Headliner, piknik masaları, ön panel ve arka koltuklar arasındaki dikey orta panel bölümünde kendini gösteren Kongo’nun sanatındaki yoğunluğu yansıtıyor.

Black Badge Cullinan’ın iç yüzeylerini kullanan Kongo, sanatçının estetik evreni ‘Kongoverse’i otomobilin içinde hayata geçirdi.

Black Badge Cullinan’ı ilk gördüğünde, onun ait olduğu evrene kendi yorumunu katma ihtiyacı hissettiğini belirten Cyril Kongo sözlerine şöyle devam etti; “Buna “Kongoverse” diyorum. Bu dünya; fantezi, matematiksel formüller, semboller, piramitler, atomlar ve hayali gezegenlerden oluşan bir alan. Rolls-Royce bu fikirleri sahiplenerek onlara form kazandırdı; projeyi özel kılan da bu yaklaşım oldu. Bu süreç, benim görsel dilim ile Rolls-Royce’un üretim yaklaşımı arasında bir diyalogdu; otomobil ise bu yaratımın tuvali oldu. Bunu markanın ustalarıyla birlikte hayata geçirmek olağanüstü bir deneyim oldu.” dedi.

Eşi benzeri görülmemiş bir iş birliği 

“Bu iş birliğini özel kılan, benim evrenim ile Rolls-Royce’un evreni arasındaki sürekli diyaloğdu. Her fikir özen ve merakla ele alındı. Markanın yaratıcı stüdyosunun içine tamamen dahil oldum.”

Cyril Kongo, Artist

Vizyonunu hayata geçirmek için Rolls-Royce, Kongo’yu tasarımcılar, mühendisler ve ustalardan oluşan Bespoke Collective ekibinin bir parçası olarak bünyesine dahil etti.

Markanın önde gelen yaratıcı isimlerle iş birliği konusunda köklü bir geçmişi olsa da, bu proje eşi benzeri görülmemiş bir ortak yaratım derinliğini temsil ediyor. Projenin en başından itibaren Kongo, Bespoke Collective’e entegre edilerek Rolls-Royce ekipleriyle birlikte Home of Rolls-Royce bünyesinde çalıştı. Kongo, projenin fikir, tasarım ve gerçekleştirme aşamalarının her birine dahil oldu ve onun için oluşturulan özel bir alanda her unsuru el ile boyadı.

Üretim başlamadan altı ay önce Kongo’yu Goodwood’daki Home of Rolls-Royce’a davet ederek markanın dünyasına dahil ettiklerini belirten Phil Fabre de la Grange (Head of Bespoke, Rolls-Royce Motor Cars) sözlerine şöyle devam etti; “Kongo, uzmanlarımız ve ustalarımızla bir araya geldi, araçlarımızı, tekniklerimizi ve tüm boya paletimizi onun kullanımına sunduk. Otomobilleri birlikte yaratırken, Bespoke tesislerimizde özel çalışma alanları kurduk; Cyril ve uzmanlarımız birlikte çalışarak onun sanatsal dilini her bir unsura entegre etti. Bu iş birliği, sürekli bir fikir alışverişini ve merak ile yaratıcı özgüvenin paylaşıldığı ortak bir ruhu teşvik etti. Tamamen entegre ve iç süreçlere dayalı bu yaklaşım, Cyril’e anlık olarak vizyonunu keşfetme özgürlüğü tanıyarak sanatının spontane doğasına sadık kalmasını sağladı.” dedi. 

Canlı dünyalar: Kongoverse’de bir yolculuk

“Sanatım, hayal gücünün sonsuz gücünü yansıtır – var olmayan ama var olabilecek dünyaları hayal eder. Bu vizyonu bir Rolls-Royce ile hayata geçirmek unutulmazdı.”

Cyril Kongo, Artist

Her araç, siyah bir temel üzerine canlı renk patlamalarıyla şekillenen aynı iç mekân renk paletini paylaşıyor. İlk kez iç mekân, her biri farklı bir renk diliyle tanımlanan dört ayrı bölgeye ayrılıyor: sürücü koltuğu için Phoenix Red, ön yolcu koltuğu için Turchese, arka bölüm için ise Forge Yellow ve Mandarin. Bu renkler; dikiş detayları, piping uygulamaları, koltuk iç kaplamaları, başlıklardaki ‘RR’ monogramları ve kuzu yünü halılar üzerinden iç mekâna yansıtılıyor. Bu ortak renk paletinden yola çıkan Kongo, her biri elde boyanmış beş farklı iç mekân eseri yaratarak her aracı gerçek anlamda benzersiz bir koleksiyon parçasına dönüştürdü.

Yıldızlı tavan (Starlight headliner): Yıldızlara yazılmış Kongoverse

“Bir Starlight Headliner’ı ilk gördüğüm anda ilham aldım: hareket halindeki bir evreni ve gerçekten sürükleyici bir deneyimi temsil ediyor. Bu özelliğin benim için merkez parça olacağını biliyordum.”

Cyril Kongo, Artist

El boyaması Starlight Headliner, her Black Badge Cullinan by Cyril Kongo modelinde odak noktası olarak öne çıkıyor. Her eserde Kongo, hayali gezegenler ve takımyıldızlarını kuantum fiziğine dair referanslarla birlikte kullanıyor; bu alan, fizikçi olan kardeşiyle aynı stüdyoyu paylaşmaya başladığından beri sanatçının ilgisini çeken bir konu. Kompozisyonlarına yerleştirdiği denklemler ve formüller, hayal gücünün sonsuz potansiyelini simgeliyor; bu tema, tüm Rolls-Royce Black Badge modellerini tanımlayan sonsuzluk sembolünde de yansıyor.

Vizyonunu hayata geçirmek üzere Interior Surface Centre ustaları 70’ten fazla renk hazırlayarak Kongo’ya eserlerini özgürce ortaya koyabileceği tam bir yaratıcı alan sundu. Her kompozisyon, süngerler, airbrush teknikleri ve fırça araçlarının birleşimiyle uygulandı.

Starlight Headliner’ı boyadıktan sonra Kongo, Bespoke mühendisleriyle yakın çalışarak 1.344 ‘yıldızın’ tam yerleşimini ve rengini belirledi. Her bir ‘yıldız’, sanatçı tarafından tek tek sayılıp işaretlendikten sonra, markanın ustaları tarafından özenle elde delinerek ve yerleştirilerek uygulandı. Her Starlight Headliner; Blue, Phoenix Red, Forge Yellow, Cobalto Blue, Twickenham Green veya Lime Green aydınlatma kombinasyonlarının yanı sıra sekiz “kayan yıldız” ve tavanın tüm uzunluğu boyunca uzanan, Rolls-Royce tarihinde bir ilk olan son bir ‘yıldız’ ile tasarlanıyor.

Son ve gizli bir detay olarak Kongo’nun imza niteliğindeki ‘tag’ motifi, güneşlik içindeki deri kaplamada ve bagaj kapağının iç yüzeyinde nakışla işleniyor. Bu ayırt edici tasarım, kapı derisi üzerinde de ince pamuk nakışla benzer şekilde yeniden yorumlanıyor.

El boyaması iç yüzeyler: Kesintisiz bir kompozisyon

“Eserin nasıl bir ritimle akacağını ve otomobilin içinde bu ritmin nasıl korunacağını konuştuk. Benim için resim yapmak caz gibidir; hareket edersiniz ama her şey birbiriyle bağlantılı kalır.”

Cyril Kongo, Artist

Her Black Badge Cullinan by Cyril Kongo, sanatçı tarafından tek tek elde boyanan özel bir Bespoke ahşap seti içeriyor; bu yüzeyler ön panel, orta konsol, arka konsol, piknik masaları ve arka koltuklar arasındaki dikey orta panel bölümüne kadar uzanıyor. Bu unsurlar bir araya gelerek otomobil içinde tek ve kesintisiz bir kompozisyon oluşturuyor.

Kongo’nun gelişi öncesinde Interior Surface Centre, 19 kaplamalı parçanın her birini siyaha boyayarak hazırladı ve markanın boya laboratuvarında özel olarak üretilen fikstürler üzerine monte etti. Bu yüzeyler üzerinde doğrudan çalışan Kongo, farklı detay seviyeleri elde etmek için çeşitli boyutlardaki airbrush’lar kullanarak imza niteliğindeki Kongoverse tasarımlarını uyguladı.

Eserleri geliştirmek ve korumak için Rolls-Royce ustaları her yüzeye on kat vernik uyguladı. Her parça daha sonra kusursuz bir parlaklık elde etmek için zımparalanıp cilalandı; böylece Rolls-Royce iç mekânlarından beklenen derinlik ve dayanıklılık seviyesi sağlandı.

Bespoke dış tasarım: Güçlü bir tuval

“İnsanların bu eseri adım adım keşfetmesini istiyorum. Ne kadar derinlemesine bakarsanız, o kadar çok şey görüyorsunuz. Dış tasarım yalnızca içerdeki evrene dair bir ipucu vermeli.” 

Cyril Kongo, Artist

Her Black Badge Cullinan by Cyril Kongo, Blue Crystal Over Black’in zengin tonu ile sunuluyor. Rolls-Royce için bir ilk olarak her araçta Gradient Coachline bulunuyor: sol tarafta Phoenix Red Forge Yellow’a geçerken, sağ tarafta Mandarin Turchese’ye dönüşüyor ve Kongo’nun özgün ‘tag’ sembolü her iki tarafta da Bespoke bir motif olarak yer alıyor.

Bir başka Rolls-Royce ilki olarak, 23 inç Part Polished Black Badge alaşım jantların her birinin arkasında farklı renkte fren kaliperleri yer alıyor: Phoenix Red, Turchese, Forge Yellow ve Mandarin.

Dış Coachline’da kullanılan Phoenix Red ‘tag’ grafiği; Bespoke Illuminated Treadplates ve kapı içlerine entegre edilen siyah Bespoke şemsiyelere de taşınıyor ve şemsiye yüzeyinde ince bir motif olarak yer alıyor.

Private Offices tarafından küratör edilen bağlantının gücü

Black Badge Cullinan by Cyril Kongo projesi, Goodwood’daki orijinal merkez ile birlikte Seul ve New York’taki Rolls-Royce Private Office ekipleri tarafından küratör edildi. Private Office’lar, yalnızca davetle erişilebilen yaratıcı merkezler olup Home of Rolls-Royce’un bir uzantısı olarak hizmet veriyor ve Bespoke bir Rolls-Royce sipariş etme deneyimini daha da ileri taşıyor.

Her Private Office’ta, ilgili bölgede kalıcı olarak görev yapan özel bir Rolls-Royce ekibi bulunuyor. Müşterilerle kurdukları derin kişisel ilişkiler, onlara yerel koleksiyonerlerin kültürel işaretleri, tutkuları ve ilgi alanları hakkında benzersiz bir içgörü sağlıyor. Bu bakış açısıyla Cyril Kongo iş birliği, hem sanatsal bir ifade hem de çağdaş koleksiyoner kültürünün bir yansıması olarak şekillendi.

Beş Black Badge Cullinan by Cyril Kongo otomobilinin tamamı dünya çapındaki koleksiyonerler için tahsis edildi.

Rolls-Royce’ta yaratıcılık ve hayal gücünün, markayı tanımlayan temel unsurlar olduğunu belirten Domagoj Dukec (Director of Design, Rolls-Royce Motor Cars) sözlerine şöyle devam etti: “Müşterilerin en benzersiz Bespoke siparişleri birlikte yarattığı Private Office’larımız, bu inancı doğrudan yansıtıyor. Bu alanlardaki konuşmalardan, Rolls-Royce koleksiyonerleri arasında cesur çağdaş sanata yönelik bir istek olduğunu ve bu grubun benzersiz derecede cesur olduğunu belirledik. Bu fikri hayata geçirmek için, ifadesi güçlü ve tavizsiz tarzı Black Badge’in ruhuyla mükemmel uyum sağlayan Cyril Kongo ile iş birliği yaptık. Bunu, Kongo’nun tasarımcılar, ustalar ve mühendislerden oluşan Bespoke Collective ekibimizle birlikte ve onların içinde çalışarak bu olağanüstü otomobilleri hayata geçirdiği eşi benzeri görülmemiş bir iş birliği takip etti. Bu beş Black Badge Cullinan Private Commission’ın her biri kendi başına benzersiz bir sanat eseri olup iki net yaratıcı dünyanın kusursuz birleşimini temsil ediyor.” dedi.

Arka plan bilgileri

Kökenler ve İlhamlar: Cyril Kongo İmzalı Black Badge Cullinan

1969 yılında Toulouse’da doğan Kongo, kariyerine Paris’te graffiti sanatçısı olarak başladı. Günümüzde farklı mecralarda üretim yapan sanatçı, dramatik kompozisyonları ve sokak sanatının ham enerjisini yansıtan canlı renk kullanımıyla uluslararası ölçekte tanınıyor.

Kongo’nun eserleri, onun ayırt edici tarzını dünyanın en nadir ve en arzu edilen objelerine taşıması için kendisine sipariş veren yeni nesil etkili koleksiyonerlerle, haute horlogerie saatlerden üst segment ses sistemlerine ve hatta uçaklara kadar uzanan bir yelpazede güçlü bir karşılık buluyor. Kollaborasyonları ve müşterileri, çağdaş sokak sanatının artan değerine ve bu alanın güzel sanatlar ile yatırım dünyasıyla kesişen etkisine yönelik giderek büyüyen bir kabulü yansıtıyor.

Black Badge Cullinan by Cyril Kongo, bu daha geniş hareketin güçlü bir parçası olarak konumlanıyor. Sokak sanatı ve bu kültüre ait koleksiyon parçaları, artık önde gelen müzayede evlerinde yer buluyor; eserler, yüksek değerli sanat yapıtlarıyla kıyaslanabilir seviyelere ulaşıyor.

Hem estetik hem de ruh açısından bu iş birliği; çağdaş kültürün, yükselen yatırım kategorilerinin ve günümüzün en etkileyici sanatçıları ile dünyanın önde gelen lüks markaları arasındaki yaratıcı etkileşimin kesişim noktasında yer alıyor.

 Black Badge 10. yıl dönümü

Rolls-Royce Black Badge Cullinan by Cyril Kongo, Black Badge ailesinin 10. yılını kutlamak üzere 2026 yılında tanıtılan birkaç projeden biri. 2016’da Black Badge Ghost ile ilk kez tanıtılan markanın alter-egosu, kendi cesur ve tavizsiz ruhuna uygun bir Rolls-Royce arayan müşteriler için yaratıldı. 

Günümüzde Ghost, Cullinan ve Spectre modelleri; güçlü motor yapıları, odaklı sürüş dinamikleri ve özgün Bespoke detaylarıyla tanımlanan bu asi Black Badge yorumu ile sunuluyor.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

                 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trabzonhabermerkezi.com/kultur-sanat-haberleri">Kültür-Sanat</category><dc:creator><![CDATA[Cyril Kongo imzalı Black Badge Cullinan: çağdaş sanat ile Bespoke tasarımın buluşması - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 15 May 2026 08:09:13 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/15052026125719_9afb754a650c4d35f5c740722dc7b977.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/15052026125719_9afb754a650c4d35f5c740722dc7b977.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/15052026125719_9afb754a650c4d35f5c740722dc7b977.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[40. Genç Günler Kısa Film Günleriyle Devam Ediyor]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trabzonhabermerkezi.com/haber-40-genc-gunler-kisa-film-gunleriyle-devam-ediyor-39822.html</guid>
                    <link>https://www.trabzonhabermerkezi.com/haber-40-genc-gunler-kisa-film-gunleriyle-devam-ediyor-39822.html</link>
                    <description><![CDATA[]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ 
                    İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’nın geleneksel olarak düzenlediği 40. Genç Günler, kısa film gösterimleriyle devam ediyor. 

Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde yapılacak kısa film gösterimleri 18, 19 Mayıs 2026 tarihlerinde özel bir seçkiyle seyirciyle buluşacak. 

Farklı türlerden yapımların yer aldığı program, hem yerel hikâyelere hem de evrensel temalara odaklanarak sinemaseverlere geniş bir perspektif sunmayı hedefliyor.

Gösterimlerin ardından yönetmenler ve teknik ekiplerle yapılacak söyleşilerde kısa film yapım süreçleri tartışılacak.

GÖSTERİLECEK KISA FİLMLER

Tanıdık Dostlar (18 Mayıs Pazartesi 14.00)
Yönetmen: Arda Dinçer

Yalnız bir çocuk olan Cenk, mahalledeki huysuz ve yaşlı Mükremin ile sorun yaşamaktadır. Aynı mahallede büyümüş olan Mehmet'in mahalleye dönmesiyle beraber birlikte Mükremin’e bir ders vermek isterler. Bu süre boyunca Cenk ve Mehmet arasındaki bağ güçlenir.

Oyuncular: Halis Kırıcı, Can Osmanoğlu, Eyüp Boz, Ceren Sevinç.

Beyaz Karlar Altında (18 Mayıs Pazartesi 14.30)

Yönetmen: Mert Kartal
Mustafa, ailesininkiyle iç içe örülmüş hayatında kendi kaderini çizerek sevdiği kızla evlenmek için çıktığı yolculukta, kaderin ta kendisiyle karşılaşır.

Oyuncu Kadrosu: Mert Kartal, Başak Cingöz, Eray Kartal, Mehmet Kartal, Yusuf Tekke, Yasin Can.

Lodos (18 Mayıs Pazartesi 16.00)

Yönetmen: Duhan Kavakoğlu 

Babasının baskısı altında yaşayan İshak, eve zorla getirilen Fatma’yla kurduğu sessiz yakınlık ve atı Lodos’a duyduğu bağlılık üzerinden ilk kez özgürleşme ihtimalini görür. Ancak Celal’in kıskançlığı, şiddeti ve sahiplenme takıntısı; Fatma, İshak ve Lodos’u geri dönüşü olmayan bir yüzleşmeye sürükler.

Oyuncular: Duhan Kavakoğlu, Hilal Subakan, Fatma Şerefoğlu, Nevzat Yakın, Yavuz Selim Acar, Petek Mol, Mete Karaoğlu, İletcan Günaydın, Sezer Mert.

Saçma Teorisi (18 Mayıs Pazartesi 16.30)
Yönetmen: Mertcan Türkdönmez

Devin, mükemmel kareyi yakalamak için insanları fotoğraf anında dondurabilen takıntılı bir sanatçıdır.
Beğenmediği hayatların geçmişine müdahale ederek insanların kaderini yeniden yazar.
Şöhreti kontrol eden görünmez bir güç haline geldikçe, kurduğu kusursuz dünyanın karanlık yüzü ortaya çıkar.

Mola (19 Mayıs Salı 14.00)
Yönetmen: Güner Tuncer

Hasan, hasta babasını hastaneye götürmek için eşi Esra ile yola çıkar. Bu yolculukta baba-oğul, karı-koca ve gelin-kayınpeder arasındaki çatışmalar daha da belirginleşir. Zorunlu molaları sırasında sorun yaşadıkları bir aracın yanlarına gelmesiyle yolculuklarının gerilimi daha da artar ve gerilim iki cinayete dönüşür.
Oyuncu Kadrosu:
Münir Can Cindoruk, Gülşah Büktür, Yavuz Pekdiker, Cem Özcan, Yetkin Yılmaz.

Gözlerin (19 Mayıs Salı 14.30)
Senaryo&Yönetmen: Korhan Topcu

Hikmet, sık sık arızalanan arabasını değiştirmek ister. Ancak yeni model bir arabaya yetecek kadar parası yoktur. Gazetede engelli raporu ile yeni bir arabayı yarı fiyatına alabileceğini öğrenir. Bu esnada eşi küçük bir iş kazası geçirir. Hikmet bu durumdan faydalanmanın yollarını arar.
Oyuncular 
Ahmet Kaynak, Güliz Gençoğlu, Cem Özcan

Oynamak ya da Oynamamak (19 Mayıs Salı 16.00)

Tiyatro oyuncusu Selim, on yıl önce bir trafik kazası geçirir. Kaza sonrası kendi kişiliğini reddeden Selim oyun karakterleriyle yaşar. Abisinin durumuna üzülen Tarık onu sahneye çıkarmak için planlar yapmaktadır.

Hakan Hüseyin Gül’ün yönettiği filmde Cenan Çamyurdu, Ercan Özdal, Ali Çoban, Okan Selvi, Samet Demir ve Müfitcan Saçıntı rol alıyor.  


Takip (19 Mayıs Salı 16.30)
Yönetmen: Cennet Filiz 

Sıradan bir üniversite öğrencisi olan Damla, sosyal medyada tanıştığı kişi tarafından takıntılı biçimde takip edilmeye başlar. Ancak onu koruduğunu sandığı kişiyle yüzleştiğinde, gerçek tehlikenin çok daha yakında olduğunu fark eder.

Oyuncular, İdil Mina Yıldırım, Andıcan Numanoğlu, Dise Atalan, Yağmur Ekmen


Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

                 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trabzonhabermerkezi.com/kultur-sanat-haberleri">Kültür-Sanat</category><dc:creator><![CDATA[40. Genç Günler Kısa Film Günleriyle Devam Ediyor - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 14 May 2026 13:28:43 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/14052026164841_dde8cd975c9c562fe6526da61588542d.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/14052026164841_dde8cd975c9c562fe6526da61588542d.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/14052026164841_dde8cd975c9c562fe6526da61588542d.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[7. Sufi Film Festivali “Tarihin En Uzun Sessizliği" Temasıyla Konyalı Sanatseverlerle Buluştu]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trabzonhabermerkezi.com/haber-7-sufi-film-festivali-tarihin-en-uzun-sessizligi-temasiyla-konyali-sanatseverlerle-bulustu-39754.html</guid>
                    <link>https://www.trabzonhabermerkezi.com/haber-7-sufi-film-festivali-tarihin-en-uzun-sessizligi-temasiyla-konyali-sanatseverlerle-bulustu-39754.html</link>
                    <description><![CDATA[]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ 
                    Kültür ve Turizm Bakanlığı ve TRT’nin desteğiyle Konya Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde 7’ncisi düzenlenen Sufi Film Festivali, bu yıl Filistin’de hayatını kaybeden sivillerin hatırasına özel olarak düzenlendi. Festival kapsamında Filistin’de hayatını kaybeden sivillerin isimlerinden oluşan deneysel anma filmi ile “Hind Rajab’ın Sesi” adlı filmin özel gösterimi Depo No 4’te izleyiciyle buluştu.


Kültür ve Turizm Bakanlığı ve TRT’nin desteğiyle, Konya Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen 7. Sufi Film Festivali, “Tarihin En Uzun Sessizliği” temasıyla düzenlendi.

Bu yıl İsrail zulmüyle hayatını kaybeden Filistinli sivillere adanan festival kapsamında hafta sonu “Tarihin En Uzun Sessizliği” adlı deneysel anma filmi ile ödüllü “Hind Rajab’ın Sesi” filminin özel gösterimi Konya Büyükşehir Belediyesi Depo No 4’te gerçekleştirildi.

60 BİN FİLİSTİNLİNİN İSİMLERİ İLE YAŞ BİLGİLERİ PAYLAŞILDI

Filistin Sağlık Bakanlığı verilerine dayanılarak hazırlanan deneysel filmde, İsrail saldırılarında hayatını kaybeden yaklaşık 60 bin Filistinlinin Arapça ve İngilizce isimleri ile yaş bilgileri paylaşıldı. 30 saati aşan süresiyle dikkat çeken çalışma, izleyiciyi rakamların ötesinde, isimler ve hatıralar üzerinden yaşanan büyük trajediyle yüzleştirmeyi amaçladı.

“HİND RAJAB’IN SESİ” FİLMİNİN ÖZEL GÖSTERİMİ YAPILDI

10 Mayıs Pazar günü ise yönetmenliğini ve senaristliği Tunuslu Kaouther Ben Hania'nın üstlendiği ve uluslararası ödüller kazanan “Hind Rajab’ın Sesi” filminin özel gösterimiyle devam etti. 

Filistin’de yaşanan insanlık dramını dünya kamuoyuna taşıyan önemli yapımlardan biri olan film, tek gösterim olarak izleyiciyle buluştu. Filmde 2024 yılında Gazze'de İsrail saldırısı altındaki bir araçta mahsur kalan 6 yaşındaki Hind Rajab'ın, Kızılay gönüllüleriyle yaptığı gerçek telefon görüşmelerine dayanıyor.

Festival kapsamında Depo No 4’e gelen ziyaretçilere, Filistin’de hayatını kaybeden sivillerin hatırasına birer karanfil de takdim edildi.

7. Sufi Film Festivali, bu yıl sinemanın gösterişli anlatım imkânlarından çok, sessizliğin ve hatırlamanın gücüne odaklandı.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

                 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trabzonhabermerkezi.com/kultur-sanat-haberleri">Kültür-Sanat</category><dc:creator><![CDATA[7. Sufi Film Festivali “Tarihin En Uzun Sessizliği" Temasıyla Konyalı Sanatseverlerle Buluştu - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 11 May 2026 09:58:17 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/11052026151908_a3da3f19d27ce5d1d1828583616b5696.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/11052026151908_a3da3f19d27ce5d1d1828583616b5696.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/11052026151908_a3da3f19d27ce5d1d1828583616b5696.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[600 yıllık unutulmayan gelenek Erguvan Bayramı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trabzonhabermerkezi.com/haber-600-yillik-unutulmayan-gelenek-erguvan-bayrami-39716.html</guid>
                    <link>https://www.trabzonhabermerkezi.com/haber-600-yillik-unutulmayan-gelenek-erguvan-bayrami-39716.html</link>
                    <description><![CDATA[]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Gazeteci Yazar Mesut Demir, 600 yıllık gelenek olan Erguvan Bayramı etkinliklerini kaleme aldı.BURSA (İGFA) – İşte Gazeteci Yazar Mesut Demir’in yazısı…

Bursa’nın Fethi’nin 700. yıl dönümünü kutladığımız 2026 yılının damga vuran en güzel etkinliklerinden biri 600 yıllık Erguvan Bayramı geleneğiydi.

Yıldırım Belediyesi tarafından düzenlenen Erguvan Bayramı programları görkemli bir etkinliğe dönüştü.

Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz’ın Yıldırım’ı tarihi, kültürü, kökleri ve değerleriyle birlikte geleceğe taşımak adına önemli çalışmalara imza atıyor.

Bunların bir tanesi de kültürümüzü geleceğe taşıyacak 600 yıllık Erguvan Bayramı geleneği…

Bursa Kültür Turizm ve Tanıtma Birliği Başkanı görevini de yürüten Oktay Yılmaz, kültür ve turizm konusunda yaptığı ve yapacağı çalışmaları kamuoyu yakından takip ediyor.

Emir Sultan Hazretleri’nin maneviyatı gölgesinde gerçekleşen Erguvan Bayramı programı, ülke genelinde de ses getirdi.

Ünlü sanatçı Ahmet Özhan’ın renk verdiği programda Emir Sultan Meydanı’nda Mevlit programı, Barış Manço Kültür Merkezi’nde de Erguvan Şiir Dinletisi vatandaşlar tarafından büyük bir beğeni topladı.

 

Erguvan Bayramı’nda önemli mesajlar verdi Başkan Oktay Yılmaz…

“Erguvan bayramı; Bursa’mızın manevi kimliğini ön plana çıkaran ve gönül dünyamızı köklerimize bağlayan kadim geleneklerimizden biridir. 600 yıllık geçmişi olan bu anlamlı buluşma, Emir Sultan Hazretleri’nin gönül halkasına dahil olmanın da zarif bir nişanesidir.”

Geçmişimizi muhafaza ederek, onu anlayarak ve yaşatarak geleceğimizi inşa etmek istediklerine vurgu yaptı Oktay Yılmaz…

“Gençlerimizin kendilerini geliştirebilecekleri gençlik merkezleri, her yaştan hemşehrimizin faydalanabileceği spor salonları, gece gündüz demeden bilgiye erişim imkânı sunan uyumayan kütüphaneler, sosyal hayatı canlandıran yıldırım kafeler ve daha birçok hizmeti hayata geçiriyoruz.”



Nitekim…

Bursa’nın köklü geleneği Erguvan Bayramı, görkemli etkinlikleriyle Bursa’nın Fethi’nin 700. yıl dönümünü kutladığımız bu yıla damga vuran bir etkinlik oldu.

Geçmişini bilmeyen, unutan milletler, küçülmeye, yok olmaya mahkumdur.

Geçmişi, kültürümüzü, geleneklerimizi unutturmamak, gelecek neslin hafızalarında kalmasını sağlamak hepimizin boynumuzun borcudur.

Kültürümüzün ve geleceğimizin gelecek nesillere aktarılmasında önemli etkisi olan Erguvan Bayramı etkinliğinde emeği geçen başta Oktay Yılmaz olmak üzere tüm Yıldırım Belediyesi ekibini tebrik ediyorum.

Sağlıklı ve esen kalın…
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trabzonhabermerkezi.com/kultur-sanat-haberleri">Kültür-Sanat</category><dc:creator><![CDATA[600 yıllık unutulmayan gelenek Erguvan Bayramı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 11 May 2026 09:13:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/11052026122942_2594f5dda9aae0b2bf09c09361c5b934.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/11052026122942_2594f5dda9aae0b2bf09c09361c5b934.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/11052026122942_2594f5dda9aae0b2bf09c09361c5b934.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[MEB ve MSB'den ortak resim yarışması]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trabzonhabermerkezi.com/haber-meb-ve-msbden-ortak-resim-yarismasi-39701.html</guid>
                    <link>https://www.trabzonhabermerkezi.com/haber-meb-ve-msbden-ortak-resim-yarismasi-39701.html</link>
                    <description><![CDATA[]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ MEB ve MSB iş birliğiyle ilkokul ve ortaokul öğrencilerine yönelik "Kahramanım Mehmetçik ve Vatan" resim yarışması düzenleniyor. Son teslim tarihi 25 Mayıs, sonuçlar 21 Ağustos 2026'da açıklanacak. Ödül töreni 30 Ağustos'ta Ankara'da yapılacak.ANKARA (İGFA) - Milli Eğitim Bakanlığı ile Millî Savunma Bakanlığı iş birliğinde çocukların millî savunma bilincinin geliştirilmesi ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin vatan savunmasındaki rolüyle ilgili farkındalıklarının artırılmasına yönelik çalışmalar yürütülüyor.

Bu kapsamda düzenlenecek "Kahramanım Mehmetçik ve Vatan" konulu resim yarışmasıyla öğrencilerin millî ve manevi değerler konusunda bilinçlenmelerine katkı sağlanması, Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde yer alabilecekleri görev ve kariyer alanlarına ilişkin ilgi ve farkındalıklarının geliştirilmesi, genç kuşaklarla Türk Silahlı Kuvvetleri arasında kalıcı bir bağ kurulması ve vatan ile bayrak sevgisinin sanatsal ifade yoluyla güçlendirilmesi amaçlanıyor.

Temel Eğitim Genel Müdürlüğüne bağlı resmî ilkokul ve ortaokullarda öğrenim gören öğrencileri kapsayan yarışmaya katılım, gönüllülük esasına bağlı ve ücretsiz olacak.

Yarışma takvimine göre eserlerin okul müdürlüklerine teslimi için son tarih 25 Mayıs 2026 olarak belirlenirken, dereceye giren eserler 21 Ağustos 2026 tarihinde ilan edilecek.

Yarışmada dereceye giren öğrenciler ve velileri, 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlamaları kapsamında Ankara'ya davet edilecek; ödül töreni ve sergi programına katılacak.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trabzonhabermerkezi.com/kultur-sanat-haberleri">Kültür-Sanat</category><dc:creator><![CDATA[MEB ve MSB'den ortak resim yarışması - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sun, 10 May 2026 10:06:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/10052026142144_88530b1dffe9ea3003867d09e64944db.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/10052026142144_88530b1dffe9ea3003867d09e64944db.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/10052026142144_88530b1dffe9ea3003867d09e64944db.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[331 eserle güvenli çalışma yarışması sonuçlandı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trabzonhabermerkezi.com/haber-331-eserle-guvenli-calisma-yarismasi-sonuclandi-39674.html</guid>
                    <link>https://www.trabzonhabermerkezi.com/haber-331-eserle-guvenli-calisma-yarismasi-sonuclandi-39674.html</link>
                    <description><![CDATA[]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından 4-10 Mayıs İş Sağlığı ve Güvenliği Haftası kapsamında güvenli çalışma koşullarını yaygınlaştırmak amacıyla “Yılın İSG Ödülleri” ile “Benim Gözümden Güvenli Çalışma” temalı fotoğraf yarışması ödül töreni düzenlendi.ANKARA (İGFA) - Ankara Büyükşehir Belediyesi, insan odaklı belediyecilik anlayışı ile toplumda farkındalık oluşturan uygulamalarına devam ediyor.

İş Sağlığı ve Güvenliği kültürünün yaygınlaştırılması amacıyla her yıl 4-10 Mayıs tarihleri arasında ulusal düzeyde kutlanan İş Sağlığı ve Güvenliği Haftası kapsamında, Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde “Yılın İSG Ödülleri” ile “Benim Gözümden Güvenli Çalışma” temalı fotoğraf yarışmasının ödül töreni düzenlendi.

 YARIŞMADA 331 ESER YER ALDI

ABB Konferans Salonunda gerçekleştirilen ödül töreninde fotoğraf yarışmasına katılan 331 eser arasından dereceye giren ilk 3 esere ödül verildi. Fotoğraf yarışmasında birinci, ikinci ve üçüncü olan fotoğraflara “https://yarisma.meditek.tr/sonuclar” internet adresi üzerinden ulaşılabiliyor.

Etkinlik süresince; İSG alanında faaliyet gösteren ABB birimleri farkındalık stantlarında katılımcılara tanıtım ve bilgi paylaşımında bulundu.

“İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ BİR TERCİH DEĞİL, BİR İNSAN HAKKIDIR”

4-10 Mayıs tarihlerinin İş Sağlığı ve Güvenliği Haftası olarak kutlandığını belirterek konuşmasına başlayan ABB Sağlık İşleri Daire Başkanı Mümtaz Yavuz, “İş Sağlığı ve Güvenliği Haftası, bir takvim yaprağı değil, emeğin değerini, insan hayatını önceleyen ve güvenli çalışma yükümlülüğünü yeniden hatırladığımız önemli bir zaman dilimidir. İş sağlığı ve güvenliği bir tercih değil, bir insan hakkıdır. Bizler Ankara Büyükşehir Belediyesi olarak bu hakkı korumayı yalnızca yasal bir yükümlülük değil, aynı zamanda bir vicdan meselesi olarak görüyoruz” dedi.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trabzonhabermerkezi.com/kultur-sanat-haberleri">Kültür-Sanat</category><dc:creator><![CDATA[331 eserle güvenli çalışma yarışması sonuçlandı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 08 May 2026 13:19:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/08052026202142_af2afa5cbf05c40f9acd861d53f1db0d.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/08052026202142_af2afa5cbf05c40f9acd861d53f1db0d.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/08052026202142_af2afa5cbf05c40f9acd861d53f1db0d.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Teknoloji ile insani hikâyeler buluştu... Gazze Mektupları” sergisi ziyarete açıldı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trabzonhabermerkezi.com/haber-teknoloji-ile-insani-hikayeler-bulustu-gazze-mektuplari-sergisi-ziyarete-acildi-39634.html</guid>
                    <link>https://www.trabzonhabermerkezi.com/haber-teknoloji-ile-insani-hikayeler-bulustu-gazze-mektuplari-sergisi-ziyarete-acildi-39634.html</link>
                    <description><![CDATA[]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı destekleriyle hayata geçirilen “Gazze Mektupları” projesi, çağdaş teknolojiyi insani anlatımla bir araya getirerek ziyaretçilerine deneyimsel bir sergi sunuyor. Sergi, 2 Haziran'a kadar ziyaret edilebilecek.ANKARA (İGFA) - Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı ve Okçular Vakfı iş birliğiyle hazırlanan “Gazze Mektupları” sergisi, başkentte kapılarını ziyaretçilere açtı.

İnsani hikâyeleri çağdaş teknolojiyle buluşturan sergi, özellikle Gazze’de yaşananlara dikkat çekmeyi amaçlayan deneyim odaklı bir anlatım sunuyor.

Proje, ziyaretçilere mektuplar ve görsel içerikler aracılığıyla farklı bir perspektif kazandırmayı hedefliyor.



2 Haziran'a kadar ziyaret edilebilecek sergi; hem sanatsal, hem de farkındalık boyutuyla önemli bir çalışma olarak öne çıktı.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trabzonhabermerkezi.com/kultur-sanat-haberleri">Kültür-Sanat</category><dc:creator><![CDATA[Teknoloji ile insani hikâyeler buluştu... Gazze Mektupları” sergisi ziyarete açıldı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 07 May 2026 15:33:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/07052026234356_d37751fc4499e6517597728bdb74cffb.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/07052026234356_d37751fc4499e6517597728bdb74cffb.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/07052026234356_d37751fc4499e6517597728bdb74cffb.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Rahmi M. Koç Müzesi'nden   'iki teker'in tarihine ışık tutan kitap:   Pedaldan Motora ]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trabzonhabermerkezi.com/haber-rahmi-m-koc-muzesinden-iki-tekerin-tarihine-isik-tutan-kitap-pedaldan-motora-39591.html</guid>
                    <link>https://www.trabzonhabermerkezi.com/haber-rahmi-m-koc-muzesinden-iki-tekerin-tarihine-isik-tutan-kitap-pedaldan-motora-39591.html</link>
                    <description><![CDATA[]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ 
                    Rahmi M. Koç Müzesi, “iki tekerlek” üzerinde taşınan bisiklet ve motosiklet tutkusunu “Pedaldan Motora” isimli kitapta bir araya getirdi. Önsözünü Rahmi M. Koç’un yazdığı kitap, mühendislikten kültüre bisiklet ve motosikletin gelişimini çok katmanlı bir anlatıyla okura ulaştırıyor. 

Türkiye’nin ilk ve tek sanayi müzesi Rahmi M. Koç Müzesi tarafından yayımlanan “Pedaldan Motora” kitabı, müzenin 15 binin üzerinde objesinden oluşan zengin koleksiyonunda yer alan bisiklet ve motosikletlerin tarihini odağına alıyor. Her biri kendi döneminin mühendislik anlayışını, tasarım yaklaşımını ve kullanım alışkanlıklarını yansıtan bisiklet ve motosikletler kitapta yalnızca teknik yönleriyle değil, aynı zamanda toplumsal değişimlerin ve bireysel tutkuların izleriyle birlikte değerlendiriliyor.

Proje koordinatörlüğünü Rahmi M. Koç Müzesi Genel Müdürü Mine Sofuoğlu’nun yürüttüğü Pedaldan Motora kitabı, zengin görsel içerik ve detaylı anlatımıyla okurları iki tekerli araçların tarihsel gelişimi içinde bir yolculuğa davet ederken, aynı zamanda endüstri tarihine, tasarım evrimine ve hareket kültürüne dair önemli bir kaynak niteliği de taşıyor.

En özel örnekler bir araya geldi 

Kitapta, 1819’dan günümüze pedalsız, sürücünün ayaklarıyla yeri iterek hareket ettirdiği erken dönem Johnson Hobby Horse bisikletten başlayarak, tarih boyunca kullanılan bisikletlerin yanı sıra, motorun bisiklet şasisiyle buluşmasıyla ortaya çıkan motosikletlerin en özel örnekleri detaylı bir şekilde ele alınıyor. Müze uzmanlarının makalelerinin yanı sıra Daniel Ward anlatımı ile bisiklet koleksiyonerliğine, Koç Üniversitesi Medya ve Görsel Sanatlar Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Aykut Coşkun anlatımı ile motosiklet tasarım hikayelerine de yer veriliyor. 

“Hayatımda 3 bisikletim oldu”

Rahmi M. Koç Müzeleri ve Yapı Kredi Kültür Yayınları’nda satışa çıkan “Pedaldan Motora” kitabının önsözünü müzenin kurucusu Rahmi M. Koç kaleme aldı. İlk bisikletinin 1936 yılında Ankara’da annesinin aldığı üç tekerlekli bisiklet olduğunu aktaran Koç “Bir akşamüstü eve gelen o kavuniçi bisikletle geçirdiğim yazları hâlâ hatırlıyorum. Hayatımda üç bisikletim oldu, hiç scooter’a binmedim” dedi. 

Künye:

Kitap adı: Pedaldan Motora

Sayfa sayısı: 234

Kitap tasarımı: Yapı Kredi Kültür Sanat Yayınları / Nahide Dikel

Yayın tarihi: Mayıs 2026, İstanbul 

Proje Koordinatörü: Mine Sofuoğlu

Yayına Hazırlayan: Zeynep Teker

Fotoğraflar: Ali Konyalı, Tarkan Kutlu

Çeviri: Boğaç Erkan

Satış Noktaları: Rahmi M. Koç Müzeleri ve Yapı Kredi Kültür Yayınları

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

                 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trabzonhabermerkezi.com/kultur-sanat-haberleri">Kültür-Sanat</category><dc:creator><![CDATA[Rahmi M. Koç Müzesi'nden   'iki teker'in tarihine ışık tutan kitap:   Pedaldan Motora  - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 07 May 2026 08:24:47 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/07052026131237_0ebccaec01103f1be2d763f9ceb82655.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/07052026131237_0ebccaec01103f1be2d763f9ceb82655.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/07052026131237_0ebccaec01103f1be2d763f9ceb82655.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[ VBKY “Fiziksel Büyüklüklerin Felsefesi"ni yayımladı   ]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trabzonhabermerkezi.com/haber-vbky-fiziksel-buyukluklerin-felsefesini-yayimladi-39595.html</guid>
                    <link>https://www.trabzonhabermerkezi.com/haber-vbky-fiziksel-buyukluklerin-felsefesini-yayimladi-39595.html</link>
                    <description><![CDATA[]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ 
                    VakıfBank Kültür Yayınları (VBKY), “Fiziksel Büyüklüklerin Felsefesi” adlı kitabı okurlarla buluşturuyor. Niels C. M. Martens’in kaleme aldığı, Mustafa Bayrak’ın dilimize çevirdiği bu değerli çalışma, meraklılarına zihin açıcı bir kaynak sunuyor. Uzunluk, kütle ve yük gibi boyutlu nicelikler başta fizik, kimya ve biyoloji olmak üzere tüm bilimsel kuramların olmazsa olmaz unsurlarıdır. Bunlar, mutlak fiziksel büyüklüklerin olduğu bir evreni mi temsil eder, yoksa yalnızca büyüklük oranlarından mı ibarettir? Dünyadaki tüm mesafeler veya yükler bir anda iki katına çıksa bunu fark eder miydik? Kitap, bu soruları, yalnızca Mors alfabesi kullanarak iletişim kurabilseydik bir kilogramın anlamını uzaylılara nasıl anlatabileceğimizi düşünerek ele alıyor. 

VBKY’nin felsefe kitaplığı, “Fiziksel Büyüklüklerin Felsefesi” adlı kitapla genişlemeye devam ediyor. Dış dünyada karşılaştığımız cisimlerin fiziksel özellikleri büyüklükleriyle ifade edilir. Su aygırları kirpilerden daha ağırdır, kurbağalar iribaşlardan daha uzun boyludur ve flamingolar pirelerden daha hızlı uçar. Fiziğin özellikleri de böyledir, elektronlar ve protonlar farklı büyüklükte yüklere sahiptir, yukarı kuarklar ve aşağı kuarklar farklı spinlere sahiptir ve X-ışınları ile radyo dalgaları farklı frekanslara sahiptir. Fizik, kimya ve biyoloji gibi bilimler niceliksel ve dereceleri olan özelliklerle doludur. Dahası, bu fiziksel büyüklükler genellikle boyut sahibidir, bir sayı ile bir birimin çarpımıyla temsil edilirler. Bu, fiziksel gerçeklik için önemli olanın yalnızca büyüklük oranları olduğu anlamına mı gelir, yoksa bu oranların ötesinde mutlak büyüklüklere de ihtiyaç var mıdır? Evrendeki tüm kütleler, tüm elektrik yükleri ya da mesafeler aniden iki katına çıksa bir fark algılar mıydık? Bu tür ölçeklendirme dönüşümleri dünyamızın içsel simetrisi midir? Başka simetriler var mıdır? Kitap, bu temel soruları, yalnızca Mors alfabesi ile iletişim kurmaya izin verilseydi bir kilogramın anlamının uzaylılara nasıl aktarılacağı sorusu üzerinden tartışıyor.

 Kitaptan:

“Gerçekçilik/gerçekçilik karşıtlığı ve mutlakçılık/karşılaş­tırmacılık ikilemlerinin aynı şeyler olduğu zannedilebilir. Mut­lak kütleler ve kütle oranlarının bir arada var olmalarının tek yolu kütle oranlarının varlığının mutlak kütlelere dayanması olsaydı gerçekten de böyle olurdu çünkü sonuçta kütle oranları(nın sayı­sal temsilleri) standart olarak ilişkili (İng. relata) iki şeyin kütle­lerini temsil eden sayısal niceliklerin oranı şeklinde anlaşılır. Bu durumda karşılaştırmacılık her zaman mutlak kütleler konusun­da gerçekçilik karşıtlığına işaret ederdi. Bu karşılaştırmacılığın doğasına büyük ölçüde uygundur ancak 6.2. Bölümde göreceği­miz gibi mutlak kütlelerin gerçekliğini kabul etse de karşılaştır­macılığın bir biçimi olan (Humecu) bakış açısı vardır. Bu nedenle ve “görece temel nitelik” ve özellikle de bununla ilişkili olan “temellendirme” gibi tartışmalı kavramlardan müm­kün mertebe uzak durabilmek için kitapta gerçekçilik meselesine odaklanacağız. Son olarak bazı belirlenebilirlerin mutlak büyük­lükleri konusunda gerçekçi olup başka büyüklükler konusunda gerçekçi olmamak mümkündür; aynı şekilde bazıları konusunda mutlakçı, diğerleri hakkında karşılaştırmacı olunabilir.”

 Yazar Hakkında;

Utrecht Üniversitesinde fizik felsefesi alanında öğretim üyesidir ve ERC Projesi “COSMO-MASTER”ın yürütücüsü olarak Utrecht Astronomi ve Kozmoloji Felsefesi Grubunu yönetmektedir. Groningen Üniversitesinde fizik ve felsefe eğitimi alan Niels Martens, Oxford Üniversitesi Magdalen Collegedan Fizik Felsefesi alanında yüksek lisans ve doktora derecelerine sahiptir. RWTH Aachen Üniversitesi (Teorik Parçacık Fiziği ve Kozmoloji Enstitüsü) ve Bonn Üniversitesi (Fizik Tarihi ve Felsefesi için Lichtenberg Grubu) ile çalışmalarına devam ederken “Büyük Hadron Çarpıştırıcısının Epistemolojisi” adlı disiplinlerarası araştırma biriminde doktora sonrası araştırma görevlisi olarak bulunmuştur. Mevcut görevine başlamadan önce Utrecht Üniversitesinde (Freudenthal Enstitüsü & Descartes Bilim ve Beşeri Bilimler Tarihi ve Felsefesi Merkezi) Marie Curie Araştırmacısı olarak çalışmıştır. Araştırmaları boyutlu fiziksel nicelikler ve (ölçekleme) simetrilerinin yanı sıra astronomi ve kozmoloji felsefesindeki karanlık madde, karanlık enerji ve kara delikler gibi çeşitli konulara odaklanmaktadır.

KÜNYE

Yayınevi: VBKY

Kategori: Felsefe 

Kitabın adı: Fiziksel Büyüklüklerin Felsefesi 

Yazar: Niels C. M. Martens

Türkçesi: Mustafa Bayrak

Sayfa Uygulama: Yümna Sarıkaya

Kapak: Faruk Özcan

Proje Editörü: Baha Zafer

Son Okuma: Fazilet Fatıma Alçık

Sayfa sayısı: 96

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

                 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trabzonhabermerkezi.com/kultur-sanat-haberleri">Kültür-Sanat</category><dc:creator><![CDATA[ VBKY “Fiziksel Büyüklüklerin Felsefesi"ni yayımladı    - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 07 May 2026 07:51:21 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/07052026131314_580aeb9ed2f973891c5f1a9531f655d7.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/07052026131314_580aeb9ed2f973891c5f1a9531f655d7.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/07052026131314_580aeb9ed2f973891c5f1a9531f655d7.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[İnesmek Yağlı Boya Resim Kursu Kursiyerlerinin Eserleri Görücüye Çıktı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trabzonhabermerkezi.com/haber-inesmek-yagli-boya-resim-kursu-kursiyerlerinin-eserleri-gorucuye-cikti-39568.html</guid>
                    <link>https://www.trabzonhabermerkezi.com/haber-inesmek-yagli-boya-resim-kursu-kursiyerlerinin-eserleri-gorucuye-cikti-39568.html</link>
                    <description><![CDATA[]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ 
                    İnegöl Belediyesi Sanat ve Meslek Eğitimi Kurslarında (İNESMEK) yağlı boya resim kursuna katılan kursiyerler, ilk eserlerini düzenlenen sergiyle ilçe halkının beğenisine sundu.

İnegöl Belediyesi Sanat ve Meslek Eğitimi Kurslarında (İNESMEK) Ekim ayında başlayan eğitim öğretim döneminin sonuna yaklaşıldı. İNESMEK’te eğitmen Ayşe Kuş Taşkın nezaretinde devam eden yağlı boya resim kursunda 25 kursiyerin hazırladığı ilk tabloları, düzenlenen sergiyle görücüye çıktı. İnegöl Belediyesi binası önünde bulunan sergi salonunda gerçekleştirilen sergide 61 eser yer alıyor.

61 ESER VATANDAŞLARIN BEĞENİSİNE SUNULDU

6-7 Mayıs tarihlerinde 2 gün süreyle açık kalacak sergi için bugün açılış programı düzenlendi. Açılış öncesi davetlilere yönelik bir konuşma yapan İnegöl Belediye Başkan Yardımcısı Emin Dündar, “Bugün İNESMEK kurslarımızda eğitmenimiz Ayşe Kuş Taşkın nezaretinde Ekim ayından beri devam eden kurslarımızda, kursiyerlerimizin hazırladığı yağlı boya tablolarının sergisi için bir aradayız. Bu sergide 25 kursiyerimizin 61 eseri bulunuyor. Bu tabloların birçoğu da kursiyerlerimizin ilk eserleri. Sergimiz 2 gün boyunca burada açık olacak” dedi.

HER KAPININ ARKASINDA FARKLI BİR KURS VAR

Konuşmasında İNESMEK’in önemine de değinen Dündar, şöyle devam etti: “İNESMEK şehrimizde çok önemli bir boşluğu dolduruyor. Adeta bir hayat boyu öğrenme merkezi gibi çalışıyor. Şehrimizde her yaştan her bireye eğitim hizmeti sunmaya devam ediliyor. İNESMEK’te her kapının ardında farklı bir alanda sanat, mesleki eğitim ve kişisel gelişim kurslarımız var. İNESMEK kurslarında eğitim alıp burada öğrendikleriyle aile bütçelerine katkı sunan, bir meslek sahibi olan vatandaşlarımız da var, kültür ve sanat alanında eğitim alan da var, kişisel gelişim noktasında eğitim alan da var. Bu yıl ise İNESMEK’te 25 usta öğreticiyle; 16 farklı branş ve toplamda 41 grupta 847 kursiyerimiz eğitim alıyor.”

“İnegöl Belediyesi olarak kültür ve sanatı önemsiyoruz. Çünkü kültür ve sanatla yoğrulmuş şehirler, sadece fiziksel olarak değil, düşünsel ve duygusal olarak da gelişir, zenginleşir. Ben bu vesileyle öncelikle bu serginin oluşmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. İçerideki her bir eser; sabrı, tutkuyu ve sanata olan sevgiyi de yansıtıyor.”

Konuşma sonrası kurdele kesimiyle serginin açılışı gerçekleştirildi. Ardından davetliler sergiyi gezerek eserleri inceledi.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

                 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trabzonhabermerkezi.com/kultur-sanat-haberleri">Kültür-Sanat</category><dc:creator><![CDATA[İnesmek Yağlı Boya Resim Kursu Kursiyerlerinin Eserleri Görücüye Çıktı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 06 May 2026 12:08:06 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/06052026153437_f5bbc2fcce640119d4c3aee943662a95.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/06052026153437_f5bbc2fcce640119d4c3aee943662a95.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/06052026153437_f5bbc2fcce640119d4c3aee943662a95.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[İtalyan sineması ve ulusal kimliğine dair ayrıntılı bir inceleme: “İtalyan Ulusal Sineması"]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trabzonhabermerkezi.com/haber-italyan-sinemasi-ve-ulusal-kimligine-dair-ayrintili-bir-inceleme-italyan-ulusal-sinemasi-39495.html</guid>
                    <link>https://www.trabzonhabermerkezi.com/haber-italyan-sinemasi-ve-ulusal-kimligine-dair-ayrintili-bir-inceleme-italyan-ulusal-sinemasi-39495.html</link>
                    <description><![CDATA[]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ 
                     VakıfBank Kültür Yayınları (VBKY), Pierre Sorlin’in kaleme aldığı, Deniz Arslan’ın dilimize çevirdiği “İtalyan Ulusal Sineması” adlı eseri okurlarla buluşturuyor. Bu kapsamlı çalışma, sinemayı yalnızca toplumu yansıtan pasif bir ayna olarak değil, ulusal kimliğin inşasında etkin rol oynayan kurucu bir pratik olarak ele alıyor ve modern İtalya’nın dönüşümünde beyazperdenin üstlendiği kritik rolü gözler önüne seriyor. 

VBKY’nin sanat kitaplığı, Pierre Sorlin imzasını taşıyan “İtalyan Ulusal Sineması” ile genişlemeye devam ediyor. Sorlin’in bu değerli çalışması, sunduğu derinlikli sosyolojik perspektifle “Sanat Sineması” ile “Popüler Sinema” arasındaki gerilimi çok katmanlı bir biçimde inceliyor. Sinemayı yalnızca estetik bir ifade alanı olarak değil, aynı zamanda toplumsal yapılarla sürekli etkileşim hâlinde olan bir kültürel üretim biçimi olarak ele alan kitap, bu iki yaklaşım arasındaki sınırların nasıl çizildiğini ve zaman içinde nasıl dönüştüğünü ortaya koyuyor. Sinemanın ulusal kimliğin oluşumundaki belirleyici rolünü merkeze alan eser, İtalyan ulusal sineması üzerinden modern İtalya’nın geçirdiği kültürel ve toplumsal dönüşümü tarihsel bir bağlam içinde değerlendiriyor. Bu yönüyle kitap, yalnızca İtalya’ya odaklanmakla kalmayıp benzer süreçlerden geçen diğer ulusal sinemalar için de karşılaştırmalı bir okuma imkânı sunuyor. Özellikle Türk sinemasının geçirdiği dönüşümleri ve kendi iç çelişkilerini anlamlandırmak isteyen okurlar için önemli bir düşünsel çerçeve ve tarihsel perspektif sağlıyor. Ayrıca kitapta, İtalyan sinemasına ilişkin kapsamlı bir filmografinin yanı sıra zengin bir kaynakçaya da yer verilerek, konuyla ilgilenen araştırmacılar ve sinema meraklıları için başvurulabilecek nitelikli bir referans kaynağı oluşturuluyor.

 Kitaptan:

“Pierre Sorlin’in elinizdeki bu eseri, İtalyan Ulusal Sineması, bir sanat dalı ve kültür pratiğinin tarihsel bir çözümlemesi olması­nın yanı sıra İtalyan toplumunun son yüzyılda geçirdiği köklü dönüşümlerin sinema alanı odağında sosyolojik bir okumasıdır. Bir sosyolog olan Sorlin, sinemayı sadece toplumu yansıtıp kay­deden pasif bir ayna olarak görmez. Aksine, sinemanın İtalyan ulusunun bizzat “kurucusu” ve “şekillendiricisi” olan hayati bir kültürel pratik olduğunu savunur. İtalyan sinemasını gelişim ve dönüşüm içerisindeki İtalyan toplumunun önemli bir boyutu olarak ele alır.

Kitabın merkezindeki temel tez, modern öncesi dönemde dilsel, coğrafi ve kültürel olarak son derece parçalı bir yapı arz eden İtalya’nın, bugün bildiğimiz anlamda bir “ulus”a dönüş­me sürecinin büyük oranda filmler aracılığıyla gerçekleştiğidir. Özellikle sesli sinemanın gelişiyle birlikte, lehçelerin ve yerel kimliklerin ötesinde ortak bir “İtalyanlık” tahayyülü, perdedeki görüntüler ve sesler üzerinden inşa edilmiştir. Sosyolojinin en te­mel meselelerinden biri olan ve genellikle 1980 sonrası literatürde sıkça tartışılan “ulus inşası” süreci, Sorlin’e göre İtalya özelinde en somut karşılığını sinema salonlarında bulmuştur.”

Yazar Hakkında;

Fransız tarihçi ve sinema sosyoloğu. Vefatına kadar Paris-Sorbonne Nouvelle Üniversitesinde (Paris III) Emeritus Profesör olarak görev yapmıştır. Akademik kariyerine Lyon Üniversitesinde sosyal tarih alanında başlayan Sorlin, daha sonra Paris 8-Vincennes Üniversitesinde sinema ve tarih ilişkisi üzerine yoğunlaşmıştır. Çalışmalarında sinemayı sadece estetik bir obje olarak değil, toplumsal temsillerin ve ulusal kimliklerin inşa edildiği tarihsel bir mecra olarak ele almıştır. İtalya ile güçlü akademik bağları bulunan yazar, Bologna’daki Istituto Ferruccio Parri ve Oxford’daki Maison Française gibi kurumlarda araştırmalar yürütmüştür. Sinema sosyolojisi disiplininin kurucu isimlerinden kabul edilen Sorlin’in başlıca eserleri arasında Sociologie du cinéma (1977), The Film in History (1980), European Cinemas, European Societies 1939-1990 (1991) ve Italian National Cinema (1996) yer almaktadır.

KÜNYE

Yayınevi: VBKY

Kategori: Sanat          

Yazan: Pierre Sorlin 

Kitabın adı: İtalyan Ulusal Sineması  

Proje ve Kitap Editörü: Mesut Bostan

Türkçesi: Deniz Arslan 

Kapak ve Sayfa Uygulama: Yümna Sarıkaya

Son Okuma: Handan Öyken

Sayfa sayısı: 336  

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

                 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trabzonhabermerkezi.com/kultur-sanat-haberleri">Kültür-Sanat</category><dc:creator><![CDATA[İtalyan sineması ve ulusal kimliğine dair ayrıntılı bir inceleme: “İtalyan Ulusal Sineması" - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 05 May 2026 07:24:50 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/05052026132634_205b9b69c6f91a6fa48a3e4bff410fdf.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/05052026132634_205b9b69c6f91a6fa48a3e4bff410fdf.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/05052026132634_205b9b69c6f91a6fa48a3e4bff410fdf.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Gürcistan’daki Türklerin ilham veren hikâyeleri beyazperdede]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trabzonhabermerkezi.com/haber-gurcistandaki-turklerin-ilham-veren-hikayeleri-beyazperdede-39352.html</guid>
                    <link>https://www.trabzonhabermerkezi.com/haber-gurcistandaki-turklerin-ilham-veren-hikayeleri-beyazperdede-39352.html</link>
                    <description><![CDATA[]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ İlki geçtiğimiz yıl yayınlanan ‘Novella’ adlı kurgu-belgesel filmin 2’ncisi için start verildi. Aktual Media’nın yapımcısı olduğu  Novella II filmi Gürcistan’da yaşayan Türk kökenli yerel halkların başarı hikayelerini konu alıyor.İSTANBUL (İGFA) - Aktuel Media, Gürcistan’da yaşayan ve büyük başarılar elde etmiş Türk kökenli yerel halkları ele aldığı ‘Novella II’ adlı kurgu-belgesel filmin çekimlerini sürdürüyor. Gürcistan’da yaşayan Türklerin başarı hikâyelerini, karşılaştıkları zorlukları ve elde ettikleri kazanımları izleyicilere etkileyici ve ilham verici bir şekilde sunmayı amaçlayan film; gençlerin motivasyonunu arttırmanın yanısıra Gürcü toplumunun Türkleri daha yakından tanımalarını sağlamayı hedefliyor.  Çekimleri, başkent Tiflis’in yanısıra Marneuli, Gardabani ve Telavi belediyelerinde gerçekleştirilen film yaklaşık 40 dakika uzunluğunda olacak. Filmde hukuk, tıp, sosyal ve spor alanlarında faaliyet gösteren profesyonel gençler yer alacak. İş insanlarının desteği ve Aktual Media’nın yapımcılığını üstlendiği filmin, serinin ilki olan ve 28 Şubat 2025’de izleyiciyle buluşan ‘Novella I’ kadar ilgiyle karşılanması bekleniyor. 
Serinin ilk filmi, başarılı gençlerin hikâyelerini öne çıkarmayı ve Sovyet döneminden bu yana Gürcistan’da Türklere yönelik mevcut stereotipleri ortadan kaldırmayı hedeflemişti.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trabzonhabermerkezi.com/kultur-sanat-haberleri">Kültür-Sanat</category><dc:creator><![CDATA[Gürcistan’daki Türklerin ilham veren hikâyeleri beyazperdede - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sat, 02 May 2026 11:57:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/02052026153051_6ca2538f7d4ae84ef1f9aaec62c3d207.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/02052026153051_6ca2538f7d4ae84ef1f9aaec62c3d207.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/02052026153051_6ca2538f7d4ae84ef1f9aaec62c3d207.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[ Luca Minnelli İzmir'de büyüledi]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trabzonhabermerkezi.com/haber-luca-minnelli-izmirde-buyuledi-39259.html</guid>
                    <link>https://www.trabzonhabermerkezi.com/haber-luca-minnelli-izmirde-buyuledi-39259.html</link>
                    <description><![CDATA[]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ 
                    Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi sahnesinde izleyiciyle buluşan ünlü tenor Luca Minnelli, güçlü sesi ve zengin repertuvarıyla İzmirlilere müzik dolu bir akşam yaşattı.

Kentin kültür-sanat yaşamının önemli adreslerinden Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi (AASSM), dünyanın önde gelen tenorlarından, “İtalyanların altın sesi” olarak tanınan Luca Minnelli’yi ağırladı. Minnelli, büyüleyici sesi, zarif yorumları ve güçlü sahne enerjisiyle İzmirli müzikseverlere unutulmaz bir gece yaşattı.
Sekiz kişilik orkestra eşliğinde sahne alan sanatçı, klasik eserlerden popüler İtalyan melodilerine uzanan zengin bir repertuvar sundu. Biletleri satışa çıktığı andan itibaren kısa sürede tükenen konsere ilgi oldukça yoğundu.

İzmir'de olmaktan duyduğu mutluluğu dile getirdi 
Tecrübeli sanatçılardan oluşan orkestranın performansı, Minnelli'nin yorumuyla birleşince izleyenler adeta büyülendi. Sanatçının 2026 repertuvarı; klasik başyapıtlardan popüler İtalyan şarkılarına, aryalar ve film müziklerinden romantik eserlere uzanan geniş bir seçkiden oluştu. Sahnedeki performansıyla dikkat çeken Minnelli’nin izleyicilerle kurduğu esprili iletişim de büyük beğeni topladı. Sanatçı, İzmir’de olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirirken, konser sonunda ekip uzun süre ayakta alkışlandı.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

                 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trabzonhabermerkezi.com/kultur-sanat-haberleri">Kültür-Sanat</category><dc:creator><![CDATA[ Luca Minnelli İzmir'de büyüledi - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 09:16:10 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/30042026125204_b49ad408ab96fde0dc1dfa461b4cf364.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/30042026125204_b49ad408ab96fde0dc1dfa461b4cf364.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/30042026125204_b49ad408ab96fde0dc1dfa461b4cf364.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Yeniden Sinematek’te “Çıldırmanın Eşiği” ]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trabzonhabermerkezi.com/haber-yeniden-sinematekte-cildirmanin-esigi-39247.html</guid>
                    <link>https://www.trabzonhabermerkezi.com/haber-yeniden-sinematekte-cildirmanin-esigi-39247.html</link>
                    <description><![CDATA[]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ İzmir Büyükşehir Belediyesi Yeniden Sinematek gösterimleri, mayıs ayında “Çıldırmanın Eşiği” temasıyla Elhamra Sahnesi’nde delirmenin sınırında dolaşan karakterlerin hayatlarını beyaz perdeye taşıyor.  İZMİR (İGFA) - İzmirli sinemaseverleri dünya sinemasının unutulmaz yapımlarıyla buluşturan İzmir Büyükşehir Belediyesi Yeniden Sinematek gösterimleri, mayıs ayında “Çıldırmanın Eşiği” temasıyla dikkat çekiyor.

Uçlarda gezen karakterlerin derinlikli hikâyelerini beyazperdeye taşıyan seçki, Elhamra Sahnesi’nde izleyiciyle buluşacak.

Program kapsamında her pazar gösterilecek filmler arasında Taksi Şoförü, Gaz Lambası, Persona, Şüphe ve Cinnet yer alıyor.

Sinemaseverleri güçlü anlatımlar ve özgün hikâyelerle buluşturacak programda, film gösterimlerinin yanı sıra alanında uzman akademisyenlerin katılımıyla tema ve filmler üzerine söyleşiler de gerçekleştirilecek.


 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trabzonhabermerkezi.com/kultur-sanat-haberleri">Kültür-Sanat</category><dc:creator><![CDATA[Yeniden Sinematek’te “Çıldırmanın Eşiği”  - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 07:59:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/30042026125054_3f6d618e36bc1085c0f06c670e6db86e.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/30042026125054_3f6d618e36bc1085c0f06c670e6db86e.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/30042026125054_3f6d618e36bc1085c0f06c670e6db86e.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[68 bini aşkın eserden 45'i dereceye girdi]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trabzonhabermerkezi.com/haber-68-bini-askin-eserden-45i-dereceye-girdi-39141.html</guid>
                    <link>https://www.trabzonhabermerkezi.com/haber-68-bini-askin-eserden-45i-dereceye-girdi-39141.html</link>
                    <description><![CDATA[]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ MEB tarafından okul ve kurumlarda su verimliliği kültürünün geliştirilmesi amacıyla yürütülen "Su Verimliliği Seferberliği" kapsamında düzenlenen yarışmanın ödül töreni, Milli Eğitim Bakan Yardımcısı M. Bilal Macit'in katılımıyla gerçekleşti.ANKARA (İGFA) - Su verimliliği kültürünün geliştirilmesi, suyun tasarruflu kullanımı konusunda farkındalık oluşturulması ve sürdürülebilir tüketim alışkanlıklarının kazandırılması amacıyla ilkokul, ortaokul ve lise kademelerinde düzenlenen yarışmaya 81 ilden toplam 68 bin 616 eser katıldı.

Resim, afiş, şiir, kompozisyon ve müzik (solo/grup) kategorilerinde değerlendirilen başvurular arasından 45 eser dereceye girerek ödül almaya hak kazandı.

Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı Konferans Salonu'nda gerçekleştirilen programa Millî Eğitim Bakan Yardımcısı M. Bilal Macit, Ankara İl Millî Eğitim Müdürü Murat Küçükali, MEB merkez ve taşra teşkilatı yöneticileri, Tarım ve Orman Bakanlığı yönetici ve temsilcileri ile üniversitelerden akademisyenler katıldı.

Programın açılışında konuşan Bakan Yardımcısı Macit, suyun medeniyetler için taşıdığı hayati öneme dikkat çekerek, "Su medeniyettir. Medeniyetler su ile gelişmekte ve varlığını sürdürmektedir. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında su ve çevre konusunda yürütülen eğitim ve farkındalık çalışmalarının önemli sonuçlar verdiğini görmekteyiz." ifadelerini kullandı. Macit, su verimliliğine yönelik faaliyetlerin önümüzdeki eğitim öğretim dönemlerinde daha da geliştirileceğini belirtti. Açılış konuşmalarının ardından dereceye giren öğrencilere ödülleri takdim edildi.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trabzonhabermerkezi.com/kultur-sanat-haberleri">Kültür-Sanat</category><dc:creator><![CDATA[68 bini aşkın eserden 45'i dereceye girdi - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 08:46:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/28042026132749_156117f96c9b57c81889d11e6db22b4b.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/28042026132749_156117f96c9b57c81889d11e6db22b4b.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/28042026132749_156117f96c9b57c81889d11e6db22b4b.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Ayasofya'da kuzeydoğu minare restorasyonu tamamlandı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trabzonhabermerkezi.com/haber-ayasofyada-kuzeydogu-minare-restorasyonu-tamamlandi-39133.html</guid>
                    <link>https://www.trabzonhabermerkezi.com/haber-ayasofyada-kuzeydogu-minare-restorasyonu-tamamlandi-39133.html</link>
                    <description><![CDATA[]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Vakıflar Genel Müdürlüğü, Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nde yürütülen restorasyon kapsamında kuzeydoğu minarenin bilimsel yöntemlerle güçlendirilerek özgün yapısı korunmuş şekilde tamamlandığını duyurdu.İSTANBUL (İGFA) - Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nde sürdürülen restorasyon çalışmaları kapsamında kuzeydoğu minaredeki uygulamalar tamamlandı.

Bilim Kurulu kararları doğrultusunda minarenin üst bölümlerinde kısmi söküm ve yeniden yapım, alt bölümlerde ise güçlendirme çalışmaları gerçekleştirildi. Bu süreçte 411 taş ve 26 sıra basamak kontrollü biçimde sökülerek sınıflandırıldı. Çalışmaların her aşaması kayıt altına alınarak yapının statik ve tarihi bütünlüğü korundu. Özgün malzemenin muhafazası esas alınırken, söküm yapılmayan bölümlerde temizlik ve yüzey onarımları yapıldı.

Külah kısmındaki ahşap elemanlar konservasyon işleminden geçirilerek yeniden kullanıma hazır hale getirildi. Bakır alem onarılarak kaplandı ve özgün formuna uygun şekilde yerine monte edildi.

Yapılan müdahalelerle birlikte minare, hem tarihi dokusu korunarak hem de günümüz deprem güvenliği standartlarına uygun şekilde güçlendirilmiş oldu.




 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trabzonhabermerkezi.com/kultur-sanat-haberleri">Kültür-Sanat</category><dc:creator><![CDATA[Ayasofya'da kuzeydoğu minare restorasyonu tamamlandı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 15:15:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/28042026010051_b7eaf269d1a5a25e96def16c7a6aecda.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/28042026010051_b7eaf269d1a5a25e96def16c7a6aecda.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/28042026010051_b7eaf269d1a5a25e96def16c7a6aecda.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Genç sanatçılara büyük fırsat... Başvurular 1 Haziran’da başlıyor]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trabzonhabermerkezi.com/haber-genc-sanatcilara-buyuk-firsat-basvurular-1-haziranda-basliyor-39081.html</guid>
                    <link>https://www.trabzonhabermerkezi.com/haber-genc-sanatcilara-buyuk-firsat-basvurular-1-haziranda-basliyor-39081.html</link>
                    <description><![CDATA[]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın düzenlediği “Genç Sanat: 12. Güncel Sanat Proje Yarışması” için başvurular yaz boyunca e-Devlet üzerinden alınacak.ANKARA (İGFA) - Kültür ve Turizm Bakanlığı, genç sanatçıları desteklemek amacıyla düzenlediği “Genç Sanat: 12. Güncel Sanat Proje Yarışması” için başvuru sürecini duyurdu.

Resim, heykel, fotoğraf, video, yerleştirme ve yeni medya gibi farklı disiplinlerde üretim yapan 35 yaş altı sanatçılara açık olan yarışmaya başvurular, 1 Haziran–1 Eylül tarihleri arasında e-Devlet üzerinden çevrim içi olarak gerçekleştirilecek.

Yarışma; Türkiye’deki ve Yükseköğretim Kurulu (YÖK) denkliği bulunan yurt dışı üniversitelerin sanat ve tasarım alanlarında eğitim gören ya da mezun olan T.C. vatandaşlarının katılımına açık olacak. 1 Ocak 2027 itibarıyla 35 yaşını doldurmamış olma şartı aranacak.

Seçici kurul değerlendirmesi sonucunda 5 projeye 80 bin TL başarı ödülü, 5 projeye 40 bin TL mansiyon ve 20 projeye 20 bin TL sergileme ödülü verilecek. Seçilen eserler karma sergide sanatseverlerle buluşturulacak.

Sonuçların Bakanlığın resmi internet sitesi ve sosyal medya hesaplarından duyurulacağı belirtilirken, sergilemeye hak kazanan eserlerin sergide yer almasının zorunlu olduğu vurgulandı.

Ayrıntılı bilgiye http://gorselsanat.ktb.gov.tr adresinden ulaşılabiliyor.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trabzonhabermerkezi.com/kultur-sanat-haberleri">Kültür-Sanat</category><dc:creator><![CDATA[Genç sanatçılara büyük fırsat... Başvurular 1 Haziran’da başlıyor - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sun, 26 Apr 2026 12:44:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/26042026170732_1afba4e811d8fa31dd2e19286216b791.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/26042026170732_1afba4e811d8fa31dd2e19286216b791.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/26042026170732_1afba4e811d8fa31dd2e19286216b791.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[İZDOB'dan Barok Şaheser: Pergolesi'nin Stabat Mater'i Bornova'da]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trabzonhabermerkezi.com/haber-izdobdan-barok-saheser-pergolesinin-stabat-materi-bornovada-39060.html</guid>
                    <link>https://www.trabzonhabermerkezi.com/haber-izdobdan-barok-saheser-pergolesinin-stabat-materi-bornovada-39060.html</link>
                    <description><![CDATA[]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ 
                    İzmir Devlet Opera ve Balesi (İZDOB), G. B. Pergolesi’nin barok dönemin en etkileyici dini eserlerinden biri olarak kabul edilen Stabat Mater’i, izleyicilerden gelen yoğun istek üzerine 28 Nisan 2026 Salı akşamı saat 20.00’de Bornova Kültür ve Sanat Merkezi Necdet Aydın Sahnesi’nde İzmirli sanatseverlerle tekrar buluşturuyor.
İçsel yoğunluğu ve iki kadın sesi için yazılmış dramatik yapısıyla öne çıkan eser, Orkestra Şefi Gökmen Fahlioğulları yönetiminde sahnelenecek. Konserde soprano partisini Beril El, mezzo soprano partisini ise Başak Karataş seslendirecek.
İZDOB Orkestrası’nın kadrosunda birinci kemanlarda Çağatay Seçkin, Kaan Can Güleç, Ece Abana; ikinci kemanlarda Elif Bozkurt, İluna Su Pınar; viyolalarda Fulya Tokat, Arda İşler; viyolonsellerde Lale Efendiev, Pelin Odabaşı; klavsende ise Ahmet Sait Karabulut yer alıyor.
1736’da genç yaşta hayatını kaybeden Pergolesi’nin tamamladığı son eserlerden biri olan Stabat Mater, anne ve evlat arasındaki evrensel acıyı işleyen şiirsel yapısıyla barok repertuvarın en çok seslendirilen kompozisyonları arasında bulunuyor.
Konserin biletleri; Bornova Kültür ve Sanat Merkezi gişelerinden, "Sanat Cepte" mobil uygulamasından ve Biletinial üzerinden temin edilebiliyor. İZDOB’un güncel etkinlik takvimine ve eser bilgilerine www.operabale.gov.tr adresinden ve kurumun resmi sosyal medya hesaplarından ulaşılabiliyor.

 


Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

                 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trabzonhabermerkezi.com/kultur-sanat-haberleri">Kültür-Sanat</category><dc:creator><![CDATA[İZDOB'dan Barok Şaheser: Pergolesi'nin Stabat Mater'i Bornova'da - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 11:39:07 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/25042026154800_aa5f73316fb768e3bb32e5ede1a0b8d6.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/25042026154800_aa5f73316fb768e3bb32e5ede1a0b8d6.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/25042026154800_aa5f73316fb768e3bb32e5ede1a0b8d6.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Türk tiyatrosunun usta ismi Feyha Çelenk vefat etti]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trabzonhabermerkezi.com/haber-turk-tiyatrosunun-usta-ismi-feyha-celenk-vefat-etti-38791.html</guid>
                    <link>https://www.trabzonhabermerkezi.com/haber-turk-tiyatrosunun-usta-ismi-feyha-celenk-vefat-etti-38791.html</link>
                    <description><![CDATA[]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Devlet Tiyatroları sanatçısı ve Bursa Devlet Tiyatrosu’nun ilk kadın müdürü M. Feyha Çelenk, 80 yaşında yaşamını yitirdi. Çelenk için Bursa ve İstanbul’da tören düzenlenecek.BURSA (İGFA) - Bursa Devlet Tiyatrosu Müdürlüğü, Türk tiyatrosunun önemli isimlerinden Devlet Tiyatroları sanatçısı M. Feyha Çelenk’in vefat ettiğini duyurdu.

9 Ağustos 1945’te İstanbul’da doğan Çelenk, sanat hayatı boyunca Devlet Tiyatroları bünyesinde uzun yıllar görev yaparak sahneye önemli katkılarda bulundu. Oyunculuk kariyerinin yanı sıra yetiştirdiği öğrenciler ve tiyatroya kazandırdığı değerlerle Türk sahne sanatlarında kalıcı izler bıraktı.

Bursa Devlet Tiyatrosu’nun gelişiminde önemli rol üstlenen Çelenk, 1987-1994 yılları arasında müdürlük görevini yürüttü. Bu görevi üstlenen ilk kadın yönetici olarak Devlet Tiyatroları tarihinde yer alan Çelenk, öncü kimliğiyle de anılıyordu.



Merhume sanatçı için 18 Nisan 2026 Cumartesi günü saat 10.30’da Bursa’daki Ahmet Vefik Paşa Sahnesi’nde tören düzenlenecek. Çelenk’in naaşı aynı gün İstanbul’a götürülerek ikindi namazının ardından Şakirin Camii’nde kılınacak cenaze namazı sonrası Karacaahmet Mezarlığı’nda toprağa verilecek.

Bursa Devlet Tiyatrosu Müdürlüğü, açıklamasında Çelenk’e Allah’tan rahmet dilerken ailesine, yakınlarına ve sanat camiasına başsağlığı mesajı iletti.


 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trabzonhabermerkezi.com/kultur-sanat-haberleri">Kültür-Sanat</category><dc:creator><![CDATA[Türk tiyatrosunun usta ismi Feyha Çelenk vefat etti - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 10:16:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/17042026150645_c887a00c102f5576f1fc73d6c81e09cf.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/17042026150645_c887a00c102f5576f1fc73d6c81e09cf.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/17042026150645_c887a00c102f5576f1fc73d6c81e09cf.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Türkiye'nin en özel fotoğraf müzesi]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trabzonhabermerkezi.com/haber-turkiyenin-en-ozel-fotograf-muzesi-38689.html</guid>
                    <link>https://www.trabzonhabermerkezi.com/haber-turkiyenin-en-ozel-fotograf-muzesi-38689.html</link>
                    <description><![CDATA[]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ İzmir'de Karşıyaka Belediyesi’ne bağlı olarak hizmet veren Hamza Rüstem Fotoğraf Müzesi, adeta keşfedilmeyi bekleyen bir hazine niteliğinde. 17 Nisan 2011 tarihinde kapılarını açan müze, yalnızca Türkiye’de değil, Avrupa’da da benzerine az rastlanan özgün bir yapıya sahip.İZMİR (İGFA) - Bu müzeyi özel kılan yalnızca zengin koleksiyonu değil, aynı zamanda köklü ve anlamlı hikâyesidir.

Müzenin temelleri, Osmanlı döneminde Girit’in Candia kentinde Müslümanların kurduğu ilk fotoğrafhaneye kadar uzanıyor. Bu fotoğrafhanede mesleğe başlayan Hamza Rüstem, dönemin bilinen ilk Müslüman fotoğraf ustası Rahmizade Bahaeddin Bediz’in öğrencisi olmuştur. 1909 yılında ustasının İstanbul’a gitmesiyle fotoğrafhaneyi devralan Rüstem, bilinçli bir göç kararıyla tüm ekipmanları ve çalışanlarıyla birlikte Girit’ten İzmir’e 1925 yılında taşınmıştır.



Kurtuluş Savaşı’nın ardından büyük ölçüde tahrip olmuş İzmir’e gelerek fotoğrafçılığı yeniden canlandıran Rüstem, genç Cumhuriyet’in kuruluş sürecini ve gelişimini belgeleyen önemli çalışmalara imza atmıştır. Müze, bu tarihsel sürecin izlerini taşıyan fotoğraflarla ziyaretçilerine adeta bir zaman yolculuğu sunmaktadır.



Müzede, 17. yüzyıldan itibaren fotoğrafçılığın gelişimini gözler önüne seren geniş bir koleksiyon yer alıyor. Özellikle ülkemizde tek olma özelliği taşıyan deneysel CameraObscura düzeneği, filmsiz görüntü oluşumunu birebir deneyimleme imkânı sunuyor. Ayrıca 1980 yılına kadar üretilmiş farklı dönemlere ait fotoğraf makineleri ve aksesuarlar sergilenirken, karanlık oda ve fotoğraf stüdyosu da ziyaretçilerin ilgisini çekiyor.

Ancak son dönemde müzenin bakım ve ilgi açısından desteğe ihtiyaç duyduğu da gözlemleniyor. Bu eşsiz kültürel mirasın korunması ve daha geniş kitlelere ulaşması büyük önem taşıyor.

Fotoğrafın büyülü dünyasında farklı bir yolculuğa çıkmak isteyenler için Hamza Rüstem Fotoğraf Müzesi, pazar günleri hariç haftanın diğer günlerinde ücretsiz olarak ziyaret edilebiliyor.


 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trabzonhabermerkezi.com/kultur-sanat-haberleri">Kültür-Sanat</category><dc:creator><![CDATA[Türkiye'nin en özel fotoğraf müzesi - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 10:43:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/14042026155233_c224f4cff9e95a687ecebee14988ecf9.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/14042026155233_c224f4cff9e95a687ecebee14988ecf9.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/14042026155233_c224f4cff9e95a687ecebee14988ecf9.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Yazma eserlerde dijitalleşme ve restorasyon hamlesi büyüyor]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trabzonhabermerkezi.com/haber-yazma-eserlerde-dijitallesme-ve-restorasyon-hamlesi-buyuyor-38639.html</guid>
                    <link>https://www.trabzonhabermerkezi.com/haber-yazma-eserlerde-dijitallesme-ve-restorasyon-hamlesi-buyuyor-38639.html</link>
                    <description><![CDATA[]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Rami Kütüphanesi’nde düzenlenen “Mazimizin Bekçisi A. Süheyl Ünver” sergisiyle birlikte Türkiye’nin yazma eser alanındaki envanteri ve dijital erişim kapasitesi yeni bir seviyeye ulaştı.ANKARA (İGFA) - Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yürütülen yazma eser çalışmaları, Rami Kütüphanesi’nde açılan “Mazimizin Bekçisi A. Süheyl Ünver” sergisiyle bir kez daha kamuoyuna tanıtıldı.

Sergi açılışına Mehmet Nuri Ersoy katılırken, yapılan açıklamalarda yazma eser alanında yürütülen çalışmaların ulaştığı ölçek dikkat çekti.



Türkiye’nin yazma eser envanterinin 784 bini aşarak dünyanın en büyük koleksiyonları arasında yer aldığı, dijital platformlarda ise 13 milyondan fazla görüntülemeye ulaşıldığı belirtildi. Restorasyon ve dijitalleştirme çalışmaları kapsamında yaklaşık 5 bin eserin yenilendiği, yüz binlerce eserin ise dijital ortama aktarıldığı ifade edildi. Yetkililer, kültürel mirasın korunması ve daha geniş kitlelere erişimin sağlanması amacıyla yürütülen çalışmaların kararlılıkla sürdüğünü vurguladı.


 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trabzonhabermerkezi.com/kultur-sanat-haberleri">Kültür-Sanat</category><dc:creator><![CDATA[Yazma eserlerde dijitalleşme ve restorasyon hamlesi büyüyor - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 09:59:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/13042026132239_7a0decf48e725eef02223c91855e5b48.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/13042026132239_7a0decf48e725eef02223c91855e5b48.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/13042026132239_7a0decf48e725eef02223c91855e5b48.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Yerebatan Sarnıcı’nda tartışmalı devir! İstanbul Büyükşehir hukuki mücadelede kararlı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trabzonhabermerkezi.com/haber-yerebatan-sarnicinda-tartismali-devir-istanbul-buyuksehir-hukuki-mucadelede-kararli-38514.html</guid>
                    <link>https://www.trabzonhabermerkezi.com/haber-yerebatan-sarnicinda-tartismali-devir-istanbul-buyuksehir-hukuki-mucadelede-kararli-38514.html</link>
                    <description><![CDATA[]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Restorasyon sonrası rekor ziyaretçi sayısına ulaşan Yerebatan Sarnıcı’nın mülkiyeti 1 Nisan 2026 itibarıyla Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devredildi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi, süreçten habersiz olduklarını belirterek yargı yoluna gideceklerini açıkladı.İSTANBUL (İGFA) - İstanbul’un en önemli tarihi yapılarından biri olan Yerebatan Sarnıcı, İBB Miras tarafından gerçekleştirilen kapsamlı restorasyon ve deprem güçlendirme çalışmalarının ardından 2022 yılında yeniden ziyarete açılmış, kısa sürede kentin en yoğun ilgi gören kültür noktalarından biri haline gelmişti.

Günlük ziyaretçi sayısı 10 bine ulaşan yapı, yaklaşık 1000 günde 10 milyondan fazla ziyaretçiyi ağırladı.



İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin aktardığına göre, bilimsel koruma ilkelerine uygun yürütülen restorasyon süreci yalnızca yapının güçlendirilmesini değil, aynı zamanda modern müzecilik anlayışıyla yeniden düzenlenmesini de kapsadı.

Proje, kısa sürede kendi maliyetini karşılayarak diğer kültürel miras çalışmalarına da kaynak sağlayan sürdürülebilir bir model olarak öne çıktı.



Ancak tüm bu gelişmelerin ardından, sarnıcın mülkiyetinin 1 Nisan 2026 tarihinde tapu kayıtlarında Vakıflar Genel Müdürlüğü bünyesindeki çeşitli vakıflar adına tescil edildiği ortaya çıktı.

Devrin; Ayasofya, Fatih Sultan Mehmet ve Kanuni Sultan Süleyman vakıflarının da aralarında bulunduğu birden fazla vakıf adına gerçekleştirildiği belirtildi.



İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nden yapılan yazılı açıklamada, söz konusu işlem öncesinde kendilerine herhangi bir resmi bildirim yapılmadığını, ortada bir mahkeme kararı ya da devam eden bir yargı süreci bulunmadığını vurguladı. Açıklamada, 2025 yılında yapılan yasal değişikliklerle vakıf taşınmazı tescil kriterlerinin genişletildiği, bu durumun doğrudan vakıf eseri olmayan bazı yapıların da kapsama alınmasına zemin hazırladığı ifade edildi. Yerebatan Sarnıcı’nda yaşanan mülkiyet değişikliğinin bu yeni uygulamanın somut bir örneği olduğunu belirten Büyükşehir Belediyesi, tüm hukuki hakların kullanılacağını ve sürecin yargıya taşınacağını kamuoyuna duyurdu.


 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trabzonhabermerkezi.com/kultur-sanat-haberleri">Kültür-Sanat</category><dc:creator><![CDATA[Yerebatan Sarnıcı’nda tartışmalı devir! İstanbul Büyükşehir hukuki mücadelede kararlı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 06:07:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/08042026120354_84c936bcda27ba2199b38118f773a9fc.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/08042026120354_84c936bcda27ba2199b38118f773a9fc.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/08042026120354_84c936bcda27ba2199b38118f773a9fc.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Rahmi M. Koç Müzesi denizcilik koleksiyonuna iki dünya mirası ekledi]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trabzonhabermerkezi.com/haber-rahmi-m-koc-muzesi-denizcilik-koleksiyonuna-iki-dunya-mirasi-ekledi-38469.html</guid>
                    <link>https://www.trabzonhabermerkezi.com/haber-rahmi-m-koc-muzesi-denizcilik-koleksiyonuna-iki-dunya-mirasi-ekledi-38469.html</link>
                    <description><![CDATA[]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ 
                    Kültürel mirasın en özel koleksiyonlarını geçmişten bugüne taşıyan Rahmi M. Koç Müzesi, dünya denizcilik tarihinin iki gözdesi Cangarda ve Örnen’i ziyaretçileriyle buluşturuyor.

Çelik buharlı yatlardan günümüze ulaşan tek örnek olan 1901 yapımı 38 metrelik Cangarda, RMK Yachts’ın İstanbul’daki modern tersanesinde yürüttüğü kapsamlı restorasyon projesinin ardından başarıyla suya indirildi. Rahmi M. Koç Müzesi’nde sergilenmeye başlayan yat, erken dönem buhar gücüyle çalışan yatçılığın yaşayan bir örneği olarak gelecek nesillere ilham vermeyi sürdürüyor.

Yeniden hayat buldu 

1927’de lüks güvertesinde İngiltere Kralı VIII. Edward ile İngiltere ve Kanada başbakanlarını ağırlayarak devlet yetkililerinin önemli bir buluşmasına ev sahipliği yapan Cangarda, Amerika’da Charles Canfield için özel olarak üretilmiş olup Delaware’deki ‘Pusey & Jones’ tersanesinde geliştirilen zengin denizcilik mirasını da yansıtıyor. 

Rahmi M. Koç Müzecilik ve Kültür Vakfı tarafından 2024’te satın alınan Cangarda, yapımından bu yana birçok restorasyon geçirdi, hatta tamamen battıktan sonra yeniden hayata döndürüldü. 

“Amacımız ruhunu korumaktı”

Ekim 2024’te İstanbul’a getirilen Cangarda’nın restorasyonu, RMK Yachts’ta büyük titizlikle yürütüldü. Tüm süreç boyunca teknik güvenilirlik sağlanırken tarihsel özgünlüğünün korunmasına da özen gösterildi. Restorasyonun en büyük zorluklarından biri olan Cangarda’nın buhar tahrik sistemi orijinal tasarımına uygun olarak yeniden hayata geçirildi. İhtişamlı yat Cangarda’nın tarihsel dönüşüm sürecinin belgeselinin de çekildiğini duyuran RMK Yachts Direktörü Cüneyt Okçu, “Cangarda’ya en başından itibaren bir yenileme projesi olarak değil, küresel denizcilik mirasına karşı bir sorumluluk olarak yaklaştık. Amacımız onun ruhunu yeniden yorumlamak değil, korumaktı” dedi.

Denizin en kıdemli ‘kartal’ı Örnen 

İstanbul’un tarihi denizcilik merkezi Haliç’teki Rahmi M. Koç Müzesi’nde sergilenecek olan bir diğer kültür mirası ise 1903 yılında İsveç’te inşa edilen Örnen isimli buharlı römorkör. İsveççe “Kartal” anlamına gelen Örnen, günümüze ulaşan en eski römorkörler arasında gösteriliyor. Bakımlarının ardından Rahmi M. Koç Müzesi’nde sergilenmeye başlayan çelik gövdeli, 16 metrelik Örnen, II. Dünya Savaşı sırasında kısa bir süre askeri amaçla kullanıldıktan sonra sivil hizmet vermeye devam etti. Yüz yılı aşan bir süre çeşitli İsveçli armatörlerin mülkiyetinde kalan Örnen, 2011’de İsveç denizcilik otoriteleri tarafından kültürel miras statüsüyle tescil edildi. Hakan Bulgurlu tarafından Rahmi M. Koç Müzesi’ne hediye edilen Örnen, 2025’te Türkiye’ye getirilerek, müzenin sitimli gemiler koleksiyonuna katıldı. 

“Gelecek nesillere büyük miras”

Rahmi M. Koç Müzesi Genel Müdürü Mine Sofuoğlu, Cangarda ve Örnen’in müze koleksiyonuna katılmasının Türkiye’nin denizcilik mirasına önemli bir katkı sunduğunu şu sözlerle vurguladı: Cangarda ve Örnen’in Rahmi M. Koç Müzesi koleksiyonuna kazandırılması, denizcilik tarihinin gelecek nesillere aktarılması açısından büyük bir değer taşıyor. Bu eşsiz iki mirasın ziyaretçilerle buluşması, geçmişin mühendislik başarılarını ve denizcilik kültürünü yakından deneyimleme fırsatı sunarken, müze olarak objelerin yalnızca maddi varlığını değil, taşıdıkları hafızayı ve ruhu da koruyarak geleceğe taşıma sorumluluğumuzun ne denli önemli olduğunu ortaya koyuyor.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

                 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trabzonhabermerkezi.com/kultur-sanat-haberleri">Kültür-Sanat</category><dc:creator><![CDATA[Rahmi M. Koç Müzesi denizcilik koleksiyonuna iki dünya mirası ekledi - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 09:31:43 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/07042026123302_12f48321f05efe3bd8cc4a3886d1eb7f.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/07042026123302_12f48321f05efe3bd8cc4a3886d1eb7f.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/07042026123302_12f48321f05efe3bd8cc4a3886d1eb7f.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[“Dijital Benim İşim" Projesiyle 61 Binden Fazla Kadın Kursiyere Ulaşıldı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.trabzonhabermerkezi.com/haber-dijital-benim-isim-projesiyle-61-binden-fazla-kadin-kursiyere-ulasildi-38474.html</guid>
                    <link>https://www.trabzonhabermerkezi.com/haber-dijital-benim-isim-projesiyle-61-binden-fazla-kadin-kursiyere-ulasildi-38474.html</link>
                    <description><![CDATA[]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ 
                    Millî Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü ve Vodafone Vakfı iş birliğiyle kadınların dijital becerilerini geliştirerek ekonomik hayata katılımlarını desteklemek amacıyla hayata geçirilen “Dijital Benim İşim” projesi kapsamında eğitimler, Millî Eğitim Bakanlığına bağlı halk eğitimi merkezleri aracılığıyla yürütüldü. Projeyle 6 yılda 61 binden fazla kadın kursiyere Dijital Okuryazarlık, Dijital Pazarlama ve Dijital Dünyaya Giriş eğitimleri verildi. 

Projenin etkisini ortaya koymak amacıyla hazırlanan sosyal etki analizinde; eğitimlere katılan yararlanıcı gruplarla gerçekleştirilen anketler ve odak grup görüşmelerinden elde edilen veriler esas alındı. Bu kapsamda farklı eğitim programlarına katılan yüzlerce kadından toplanan nicel veriler ile derinlemesine görüşmelerden elde edilen nitel bulgular birlikte değerlendirilerek projenin çok boyutlu etkisi analiz edildi. Analiz sonuçlarına göre, proje kapsamında 6 yılda 123 milyon TL’yi aşkın sosyal değer elde edilirken, son bir yılda yapılan her 1 TL’lik yatırımın 15,73 TL’lik sosyal getiri sağladığı hesaplandı.

Millî Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürü Cengiz Mete, şunları söyledi:

“Millî Eğitim Bakanlığı olarak, eğitimde fırsat eşitliğini güçlendirmek ve hayat boyu öğrenme kültürüyle her bir vatandaşımızın potansiyelini en üst düzeye çıkarmak temel önceliğimizdir. Vodafone Vakfı ile 6 yıldır sürdürdüğümüz ‘Dijital Benim İşim’ projesi, bu vizyonun somut ve sürdürülebilir bir örneği haline gelmiştir. Bakanlığımıza bağlı halk eğitimi merkezlerimiz aracılığıyla Türkiye’nin dört bir yanındaki kadınlara ulaştırdığımız eğitimler, sadece birer kurs değil; aynı zamanda modern dünyanın dijital gerekliliklerine açılan birer kapıdır. Bugüne kadar 61 bini aşkın kadın kursiyerimizin dijital okuryazarlıktan pazarlamaya kadar geniş bir yelpazede yetkinlik kazanmış olması, toplumsal kalkınmamız adına çok kıymetli bir kazanımdır. Özellikle belirtmek isterim ki; projemizin sosyal etki analizinde gördüğümüz sonuçlar, kamu-özel sektör iş birliğinin ne kadar stratejik ve çarpan etkisi yüksek sonuçlar doğurabileceğinin ispatıdır. Millî Eğitim Bakanlığı olarak, halk eğitimi merkezlerimizin kapasitesini dijital çağın imkânlarıyla birleştirmeye ve kadınları ekonomik hayatın merkezine taşıyacak bu tür nitelikli projelere öncülük etmeye devam edeceğiz.”

Türkiye Vodafone Vakfı Başkanı Hasan Süel ise şöyle konuştu: 

“Dijital geleceğin toplumdaki her kesimi kapsaması hedefiyle hayata geçirdiğimiz ‘Dijital Benim İşim’ projesi, kadınların dijital ekonomiye entegrasyonu ve toplumsal kalkınma hedefleri doğrultusunda stratejik bir dönüşüm aracı haline geldi. Bu projeyle bugüne kadar 61 binden fazla kadın kursiyere Dijital Okuryazarlık, Dijital Pazarlama ve Dijital Dünyaya Giriş eğitimleri verdik. Projemizin etkisini de düzenli olarak ölçümlüyoruz. Son dönem sosyal etki raporumuza göre, projenin sunduğu eğitim modülleri, yalnızca teknik beceri kazandırmanın ötesine geçerek, kadınların sosyal ve ekonomik hayattaki konumlarını güçlendiren bir ekosistem inşa ediyor. Özellikle deprem bölgesindeki illeri de kapsayan geniş coğrafi yayılım, projenin toplumsal dayanıklılık ve kriz sonrası iyileşme süreçlerine sunduğu katkıyı derinleştiriyor. Projeye yaptığımız her 1 TL’lik yatırımın 15,73 TL’lik değer yarattığını gördük. Bu sonuç, projeye yapılan her birim yatırımın toplumda çok boyutlu ve çarpan etkisi yaratan bir değer ürettiğini somutlaştırıyor. Vodafone Vakfı olarak, kadınların yanında durmaya devam edeceğiz.”

Dijital okuryazarlıkta artış 

Dijital Okuryazarlık eğitimlerine katılan yararlanıcılarla gerçekleştirilen anket sonuçlarına göre, mobil cihaz kullanımı alanında katılımcıların %83’ü cihazları günlük işlerinde etkin kullanabilir hale geldiğini, %70’i temel özellikleri ve uygulamaları anlayabildiğini belirtti.

Dijital hizmetler alanında e-devlet kullanımı %88, MHRS üzerinden randevu alma %81, internet bankacılığını güvenli kullanma %70 oranlarına ulaştı. İletişim ve sosyal medya alanında ise sosyal medya hesaplarını güvenli kullanabilme %81, arama motorlarını etkin kullanabilme %86 olarak ölçüldü.

Eğitim sonrasında temel dijital yetkinliklerde kapsamlı bir dönüşüm gözlemlendi. Katılımcıların %99’u temel cihazları kullanabilir, %99’u interneti güvenli kullanabilir, %98’i iletişim platformlarını aktif kullanabilir hale geldiklerini ifade etti.

Dijital pazarlama yetkinliklerinde gelişim 

Dijital Pazarlama eğitimine katılan yararlanıcılarla gerçekleştirilen anketler ve odak grup görüşmelerine göre, katılımcıların %86’sı pazarlama stratejilerini anlayabildiğini, %55’i müşteri ilişkileri stratejileri geliştirebildiğini, %48’i dijital pazarlama stratejilerini uygulayabildiğini belirtti.

Dijital araçlar ve uygulamalar alanında sosyal medya pazarlaması yapabilme %68, içerik üretimi ve yönetimi %52, dijital kampanya performansını ölçebilme %45 oranlarına ulaştı.

Dijital ortamda müşteri iletişimi yürütebilme %95, sosyal medya platformlarını iş amaçlı kullanabilme %94 ve dijital pazarlama araçlarını etkin kullanabilme %94 seviyesine ulaştı.

Dijital dünya farkındalığı arttı

Dijital Dünyaya Giriş Semineri’ne katılan yararlanıcılarla yapılan anketler ve odak grup görüşmeleri, katılımcıların dijital dünya farkındalığında önemli bir artış olduğunu ortaya koydu.

Katılımcıların %82’si dijital dünyanın günlük hayattaki önemini anladığını, %70’i dijital araçları bilinçli kullanabilir hale geldiğini belirtti.

Seminer sonrasında katılımcıların %99’u dijital hizmetleri kullanabilir hale geldiğini, %97’si yeni dijital araçları keşfedebildiğini ifade etti. Dijital platformlarda etkili iletişim kurabilme becerisinde %95, dijital araçları kişisel ve mesleki gelişim için kullanabilme alanında %93 oranında olumlu değişim gözlemlendi.

Dayanışma ağları oluştu

Odak grup görüşmelerinden elde edilen nitel bulgular, eğitimlerin yalnızca bireysel becerileri değil, katılımcılar arasında güçlü bir dayanışma ve sosyal ağ yapısını da desteklediğini ortaya koydu.

Program kapsamında yürütülen görüşmeler ve geri bildirimler, katılımcılarda özgüven artışı, sosyal destek hissi ve iş hayatına katılım motivasyonunda güçlenme gibi önemli etkiler yarattığını ortaya koydu.

Kadınlar arasında kurulan iletişim ve deneyim paylaşımı alanları, eğitimin sınıf ortamının ötesine geçerek sürdürülebilir bir topluluk desteğine dönüştü. Bu yapı, projenin sosyal etkisinin uzun vadede devam etmesini destekleyen önemli bir unsur olarak öne çıktı.

Tamamlayıcı bir model de oluşturuldu

Dijital Benim İşim eğitimlerinden yararlanan katılımcılar için tamamlayıcı ve derinleştirici bir destek modeli de geliştirildi. Dijital Köprüler Rehberlik Programı adı verilen modelle, dijital pazarlama ve dijital okuryazarlık eğitimlerini tamamlamış veya almakta olan kadınlara stratejik yönlendirme, deneyim paylaşımı ve bire bir destek sağlandı. Program, katılımcılarda “değer görme”, “özgüven tazeleme” ve “yalnız olmadığı hissi” gibi derin duygusal etkiler yarattı. Dijital Köprüler Rehberlik Programı, bilgi aktarımının ötesinde kurulan güçlü bağlarla kadınların içindeki potansiyeli açığa çıkaran bir güç birliğine dönüştü. Teknik yetkinliklerin insani dokunuşlarla harmanlandığı bu süreç, kadınların dijital geleceğe umut ve güvenle bakmasını sağlayan sürdürülebilir bir model ortaya koydu.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

                 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.trabzonhabermerkezi.com/kultur-sanat-haberleri">Kültür-Sanat</category><dc:creator><![CDATA[“Dijital Benim İşim" Projesiyle 61 Binden Fazla Kadın Kursiyere Ulaşıldı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 08:07:50 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/07042026123403_e0c4a5e592bb170916d4c94ed6036091.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/07042026123403_e0c4a5e592bb170916d4c94ed6036091.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.trabzonhabermerkezi.com/images/haber/07042026123403_e0c4a5e592bb170916d4c94ed6036091.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item></channel></rss>