Oruç tutmak kulun Allah'a doğru manevî yolculuğunun ifadesi!

Kültür-Sanat 17.02.2026 - 11:57, Güncelleme: 17.02.2026 - 11:57 193 kez okundu.
 

Oruç tutmak kulun Allah'a doğru manevî yolculuğunun ifadesi!

Üsküdar Üniversitesi Tasavvuf Araştırmaları Enstitüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Reşat Öngören, Ramazan, Tasavvuf ve Oruç konusunu değerlendirdi. Ramazan Kur’an ayıdır Ramazan ayının Kur’ân-ı Kerim’de anılan yegane ay olduğunu ve Kur’ân’ın bu ayda indirildiğinin vurgulandığını (Bakara 185) dile getiren Prof. Dr. Reşat Öngören, “Nitekim Kur’an âyetlerinin indirilmeye başlandığı Kadir gecesi Ramazan ayı içinde yer alır. Öte yandan Peygamber Efendimizin her Ramazan’da o zamana kadar inmiş olan âyetleri Cebrail (a.s.) ile karşılıklı okudukları (mukabele) bilinmektedir. O yüzden Ramazan ayına ‘Kur’an ayı’ denilmiştir.” diye konuştu. İnananların bu ayda Kur’ân ile meşguliyetlerinin diğer aylara göre hem okuma hem de hayata geçirme bakımından daha fazla olması gerektiğini kaydeden Prof. Dr. Reşat Öngören, “Kur’an âyetlerinin samimiyetle hayata geçirilmesi söz konusu olduğunda İslâm’ın tasavvuf boyutunu anmak gerekir. Zira tasavvufun erdemli bireyler yetiştirme programında din hükümlerinin içselleştirilerek yaşanması/hâl edinilmesi hedeflenmektedir.” dedi. Ramazan ayı ve tasavvufî unsurlar Ramazan ayının bünyesinde barındırdığı maddî ve mânevî unsurların birçok açıdan tasavvuf eğitim metotlarıyla paralellik arz ettiğini söyleyen Prof. Dr. Reşat Öngören, “Bilindiği gibi dünyada her insan Allah’a doğru bir yolculuk halindedir. Kur’an’ın ifadesiyle ‘Allah’tan geldik ve yine O’na dönmekteyiz’ (Bakara 156). Tasavvuf kurumu tam da bunu ifade sadedinde, erdemli bireyler yetiştirme adına uyguladığı programa ‘Allah’a yolculuk’ anlamında ‘seyr u sülûk’ adını koymuştur. İlginçtir Kur’an’da oruç tutanlar için ‘yolcular’ (sâihûn) ifadesi kullanılıyor (Tevbe 112). Yani oruç tutmak kulun Allah’a doğru manevî yolculuğunun bir ifadesi oluyor.” ifadesinde bulundu. Açlık, kulun birtakım çirkinliklerden uzaklaşmasında birinci derecede etkili oluyor O yüzden insanın Allah’a doğru yolculuğunda bilinçlenmesi adına tasavvuf eğitim sürecinde oruç ibadetinin yoğun bir şekilde uygulandığını kaydeden Prof. Dr. Reşat Öngören, “Zira açlık, kulun birtakım çirkinliklerden uzaklaşarak güzel huylar kazanmasında birinci derecede etkili olmaktadır. İnsanın bedeninde kötülük odağı olarak tanımlanan ‘nefis’, sınırsız arzularından açlık ile daha kolay vazgeçmekte, böylece insan ruhu ilâhî, melekî niteliklere bürünmektedir. Nitekim oruçlunun yemeden, içmeden ve cinsel birliktelikten uzak durarak gününü tamamlaması, onun ilâhî ve melekî özellikleri hayata geçirmesi anlamına geliyor. Zira yememe, içmeme ve evlenmeme Allah’a ve meleklere özgü durumlardır.” şeklinde konuştu. Oruç ibadetinin tasavvuf boyutu “Oruç ibadeti insan için ‘sabır ve şükür’ eğitimi anlamına gelir. Önünde olan bir nimeti tüketmekten kulluğu yerine getirmek adına uzak durmak, insana sabretmeyi öğretiyor.” diyen Prof. Dr. Reşat Öngören, şöyle devam etti: “Nitekim Kur’ân-ı Kerim’de bir ayette oruç ibadeti doğrudan ‘sabır’ ifadesiyle de karşılanmıştır (Bakara 153). Öte yandan gün boyu bir yudum su ve bir lokma yemek yiyemeden akşam etmek, onlardan mahrum kalan bedenin açlık sebebiyle çektiği sıkıntı, bu nimetlerin değerinin bilinmesine ve çeşitli nimetleri kuluna ihsan eden Allah’a teşekkür duygularının doğmasına ve derinleşmesine vesile olmaktadır. Oruç hali aynı zamanda vaktin kıymetini bilmeye de vesile olur. İnsan çoğu zaman farkında olmadan tükettiği zaman dilimlerinin aslında ne kadar önemli olduğunu, orucunu tamamlamak için dakikaları saymak zorunda kaldığında daha derinden hisseder. Böylece Ramazan dışında da her anını değerlendirmeyi öğrenir. Tasavvuf ehli bu özelliği kazanmaya ‘İbnü’l-vakt’ olmak derler. Öte yandan oruçlu kimse gün boyu kesintisiz ibadet halindedir. Yani bu ibadet ile eylemsel olarak Allah’ı anmayı sürdürmektedir. Bunun da tasavvuftaki karşılığı, kesintisiz zikir halinde olmak anlamında ‘zikr-i dâim’dir. Ayrıca oruçlu olarak günlük işlerini yapmaya devam eden kimse, tasavvufta ‘halk arasında Hak ile beraber olmak’ diye formüle edilen hali yaşayarak tecrübe etmiş olur.” Orucun mânevî boyutu Oruç ibadetinin şekilsel olarak sabahtan akşama kadar gün boyu aç kalmak şeklinde gerçekleşse de bu ibadetin açlıktan ibaret olduğunu düşünmenin dinin ruhuna uygun düşmeyeceğini de dile getiren Prof. Dr. Reşat Öngören, “Aksine bu açlık durumu insan ruhunu besleyen mânevî bir gıda olarak kabul edilmelidir. Böyle olunca oruçlu kimse sadece maddi gıdaları tüketmekten uzak durarak değil, ‘mânen kardeşinin etini yemek’ diye tanımlanan dedikodu (gıybet) gibi dilin eylemlerinden, insan ruhunu örseleyen dinin günah saydığı harama bakmak şeklindeki gözün eylemlerinden, eliyle, diliyle ve hareketleriyle kalp kırmaya sebep olan davranışlardan da uzak durarak orucu tamamlamaya çalışmalıdır.” şeklinde sözlerini tamamladı.      Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Üsküdar Üniversitesi Tasavvuf Araştırmaları Enstitüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Reşat Öngören, Ramazan, Tasavvuf ve Oruç konusunu değerlendirdi.

Ramazan Kur’an ayıdır

Ramazan ayının Kur’ân-ı Kerim’de anılan yegane ay olduğunu ve Kur’ân’ın bu ayda indirildiğinin vurgulandığını (Bakara 185) dile getiren Prof. Dr. Reşat Öngören, “Nitekim Kur’an âyetlerinin indirilmeye başlandığı Kadir gecesi Ramazan ayı içinde yer alır. Öte yandan Peygamber Efendimizin her Ramazan’da o zamana kadar inmiş olan âyetleri Cebrail (a.s.) ile karşılıklı okudukları (mukabele) bilinmektedir. O yüzden Ramazan ayına ‘Kur’an ayı’ denilmiştir.” diye konuştu.

İnananların bu ayda Kur’ân ile meşguliyetlerinin diğer aylara göre hem okuma hem de hayata geçirme bakımından daha fazla olması gerektiğini kaydeden Prof. Dr. Reşat Öngören, “Kur’an âyetlerinin samimiyetle hayata geçirilmesi söz konusu olduğunda İslâm’ın tasavvuf boyutunu anmak gerekir. Zira tasavvufun erdemli bireyler yetiştirme programında din hükümlerinin içselleştirilerek yaşanması/hâl edinilmesi hedeflenmektedir.” dedi.

Ramazan ayı ve tasavvufî unsurlar

Ramazan ayının bünyesinde barındırdığı maddî ve mânevî unsurların birçok açıdan tasavvuf eğitim metotlarıyla paralellik arz ettiğini söyleyen Prof. Dr. Reşat Öngören, “Bilindiği gibi dünyada her insan Allah’a doğru bir yolculuk halindedir. Kur’an’ın ifadesiyle ‘Allah’tan geldik ve yine O’na dönmekteyiz’ (Bakara 156). Tasavvuf kurumu tam da bunu ifade sadedinde, erdemli bireyler yetiştirme adına uyguladığı programa ‘Allah’a yolculuk’ anlamında ‘seyr u sülûk’ adını koymuştur. İlginçtir Kur’an’da oruç tutanlar için ‘yolcular’ (sâihûn) ifadesi kullanılıyor (Tevbe 112). Yani oruç tutmak kulun Allah’a doğru manevî yolculuğunun bir ifadesi oluyor.” ifadesinde bulundu.

Açlık, kulun birtakım çirkinliklerden uzaklaşmasında birinci derecede etkili oluyor

O yüzden insanın Allah’a doğru yolculuğunda bilinçlenmesi adına tasavvuf eğitim sürecinde oruç ibadetinin yoğun bir şekilde uygulandığını kaydeden Prof. Dr. Reşat Öngören, “Zira açlık, kulun birtakım çirkinliklerden uzaklaşarak güzel huylar kazanmasında birinci derecede etkili olmaktadır. İnsanın bedeninde kötülük odağı olarak tanımlanan ‘nefis’, sınırsız arzularından açlık ile daha kolay vazgeçmekte, böylece insan ruhu ilâhî, melekî niteliklere bürünmektedir. Nitekim oruçlunun yemeden, içmeden ve cinsel birliktelikten uzak durarak gününü tamamlaması, onun ilâhî ve melekî özellikleri hayata geçirmesi anlamına geliyor. Zira yememe, içmeme ve evlenmeme Allah’a ve meleklere özgü durumlardır.” şeklinde konuştu.

Oruç ibadetinin tasavvuf boyutu

“Oruç ibadeti insan için ‘sabır ve şükür’ eğitimi anlamına gelir. Önünde olan bir nimeti tüketmekten kulluğu yerine getirmek adına uzak durmak, insana sabretmeyi öğretiyor.” diyen Prof. Dr. Reşat Öngören, şöyle devam etti:

“Nitekim Kur’ân-ı Kerim’de bir ayette oruç ibadeti doğrudan ‘sabır’ ifadesiyle de karşılanmıştır (Bakara 153). Öte yandan gün boyu bir yudum su ve bir lokma yemek yiyemeden akşam etmek, onlardan mahrum kalan bedenin açlık sebebiyle çektiği sıkıntı, bu nimetlerin değerinin bilinmesine ve çeşitli nimetleri kuluna ihsan eden Allah’a teşekkür duygularının doğmasına ve derinleşmesine vesile olmaktadır. Oruç hali aynı zamanda vaktin kıymetini bilmeye de vesile olur. İnsan çoğu zaman farkında olmadan tükettiği zaman dilimlerinin aslında ne kadar önemli olduğunu, orucunu tamamlamak için dakikaları saymak zorunda kaldığında daha derinden hisseder. Böylece Ramazan dışında da her anını değerlendirmeyi öğrenir. Tasavvuf ehli bu özelliği kazanmaya ‘İbnü’l-vakt’ olmak derler. Öte yandan oruçlu kimse gün boyu kesintisiz ibadet halindedir. Yani bu ibadet ile eylemsel olarak Allah’ı anmayı sürdürmektedir. Bunun da tasavvuftaki karşılığı, kesintisiz zikir halinde olmak anlamında ‘zikr-i dâim’dir. Ayrıca oruçlu olarak günlük işlerini yapmaya devam eden kimse, tasavvufta ‘halk arasında Hak ile beraber olmak’ diye formüle edilen hali yaşayarak tecrübe etmiş olur.”

Orucun mânevî boyutu

Oruç ibadetinin şekilsel olarak sabahtan akşama kadar gün boyu aç kalmak şeklinde gerçekleşse de bu ibadetin açlıktan ibaret olduğunu düşünmenin dinin ruhuna uygun düşmeyeceğini de dile getiren Prof. Dr. Reşat Öngören, “Aksine bu açlık durumu insan ruhunu besleyen mânevî bir gıda olarak kabul edilmelidir. Böyle olunca oruçlu kimse sadece maddi gıdaları tüketmekten uzak durarak değil, ‘mânen kardeşinin etini yemek’ diye tanımlanan dedikodu (gıybet) gibi dilin eylemlerinden, insan ruhunu örseleyen dinin günah saydığı harama bakmak şeklindeki gözün eylemlerinden, eliyle, diliyle ve hareketleriyle kalp kırmaya sebep olan davranışlardan da uzak durarak orucu tamamlamaya çalışmalıdır.” şeklinde sözlerini tamamladı. 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve trabzonhabermerkezi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.