TÜRK-İŞ komisyona katılmama kararında ısrarcı

Trabzon 16.12.2025 - 15:35, Güncelleme: 16.12.2025 - 15:35 2348+ kez okundu.
 

TÜRK-İŞ komisyona katılmama kararında ısrarcı

Trabzon Haber Merkezi | TÜRK-İŞ Trabzon İl Başkanı Gökhan Gedikli, asgari ücretin enflasyon karşısında eridiğini belirterek adil, veri temelli ve insanca yaşamaya yetecek bir ücret çağrısında bulundu.
Trabzon haberleri | TÜRK-İŞ Trabzon İl Başkanı Gökhan Gedikli, yaptığı yazılı açıklamada TÜRK-İŞ’in 1974 yılından bu yana Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nda işçileri temsil ettiğini hatırlattı. Ancak mevcut komisyon yapısının, işçilerin karar alma süreçlerinde etkili olmasına olanak tanımadığını vurgulayan Gedikli, kararların ağırlıklı olarak hükümet ve işveren oylarıyla alındığını ifade etti. Gedikli, TÜRK-İŞ’in 24 Aralık 2024 tarihinde aldığı kararla, komisyon gerçek anlamda adil ve demokratik bir yapıya kavuşana kadar çalışmalara katılmama kararını kamuoyu ile paylaştığını hatırlatarak, aradan geçen yaklaşık bir yıllık sürede herhangi bir yapısal iyileştirme yapılmadığını söyledi. Bu nedenle TÜRK-İŞ’in 2026 yılı Asgari Ücret Tespit Komisyonu çalışmalarında yer almayacağını belirtti. Ücret belirlemede esas olan ekonomik veriler Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun üye yapısının tartışılabileceğini dile getiren Gedikli, asıl belirleyici unsurun ekonomik göstergelerin gerçeğe uygun değerlendirilmesi olduğunu vurguladı. Ücret tespitinin, üye sayısından bağımsız olarak, mutlaka ekonomik veriler temel alınarak yapılması gerektiğini söyledi. Enflasyonun altında kalan zam alım gücünü eritti Gedikli, TÜİK tarafından açıklanan yüzde 44,38’lik enflasyona rağmen asgari ücrete yalnızca yüzde 30 oranında artış yapıldığını hatırlatarak, bu artışın enflasyonun gerisinde kaldığını belirtti. O tarihten bu yana gıda, kira, ulaşım, eğitim ve temel faturalar başta olmak üzere tüm zorunlu harcama kalemlerinde fiyat artışlarının hız kesmeden devam ettiğini ifade etti. Elektrik, doğalgaz ve su zamlarının hane bütçesini daha da zorladığını dile getiren Gedikli, asgari ücretlinin ücretinin kısa sürede eridiğini ve alım gücünün her geçen gün daha fazla düştüğünü söyledi. Bu ekonomik tablonun yalnızca çalışanları değil, yıllarca prim ödeyerek ülkenin kalkınmasına katkı sunmuş emeklileri de derinden etkilediğini vurguladı. Ekonomik büyüme geniş kesimlere yansımıyor Türkiye ekonomisinin büyüdüğünü, milli gelirin ve kişi başına düşen gelirin arttığını belirten Gedikli, bu büyümenin oluşturduğu refahın çalışanlara ve emeklilere yansımadığını söyledi. Gelir artışının toplumun büyük bir bölümüne ulaşmadığını ifade eden Gedikli, buna karşın dolar milyarderi sayısındaki artışın gelir dağılımındaki adaletsizliği açıkça ortaya koyduğunu dile getirdi. Enflasyon kaybı telafi edilmeli, refah payı verilmelidir Gedikli, asgari ücret belirlenirken öncelikle geçtiğimiz yıl karşılanmayan yüzde 14,38’lik enflasyon kaybının eksiksiz telafi edilmesi gerektiğini ifade etti. Bunun yanı sıra gıda, ulaşım, kira, eğitim ve fatura kalemlerinde yaşanan yüksek artışların yol açtığı kayıpların da ücretlere yansıtılmasının zorunlu olduğunu söyledi. Ayrıca ekonomik büyümenin yarattığı refahtan işçilerin pay almasını sağlayacak ilave bir artış yapılması gerektiğini vurguladı. Asgari ücret taban ücret olmaktan çıktı Bazı işveren çevrelerinin asgari ücretin bir geçim ücreti olmadığı yönündeki açıklamalarına da değinen Gedikli, bu anlayışın benimsenmesi sonucu asgari ücretin fiilen ortalama ücret haline geldiğini söyledi. Bugün çalışanların yarısından fazlasının asgari ücretle ya da bu seviyeye çok yakın ücretlerle çalışmak zorunda kaldığını belirtti. Bu durumun ücret skalasını daralttığını, mesleki kıdem ve vasıf farklarının ücretlere yansımadığını ifade eden Gedikli, mevcut eğilimin sürmesi halinde çalışma barışının bozulacağını ve nitelikli iş gücünün de asgari ücret seviyesine sıkışacağını kaydetti. Enflasyonun nedeni ücretler değildir “Asgari ücret artarsa enflasyon artar” iddialarının gerçekçi olmadığını dile getiren Gedikli, son yıllarda enflasyonun olağanüstü yükseldiğini, 2025 yılında artış hızının yavaşlasa da fiyatların yükselmeye devam ettiğini söyledi. Temmuz 2025’te asgari ücrete zam yapılmamasına rağmen fiyatların artmayı sürdürmesinin, enflasyonun kaynağının ücretler olmadığını açıkça gösterdiğini ifade etti. İstihdam ve çocuk işçiliği vurgusu Asgari ücret artışının istihdamı azaltacağı yönündeki söylemlerin de gerçeği yansıtmadığını belirten Gedikli, sendikal örgütlenmenin olmadığı işyerlerinde işçilerin ağır koşullar altında birden fazla kişinin işini yapmak zorunda kaldığını söyledi. Bu durumun iş sağlığı ve güvenliğini ciddi biçimde tehdit ettiğini dile getirdi. Çocuk işçiliğinin halen yaygın olduğunu vurgulayan Gedikli, okulda olması gereken çocukların ağır koşullarda çalıştırıldığını ve yaşanan iş kazalarının bu vahim tabloyu gözler önüne serdiğini ifade etti. İnsanca yaşam devletin sorumluluğudur Gedikli, yoksulluğu ve hayat pahalılığını en ağır biçimde yaşayan asgari ücretliler, işsizler ve emekliler için insan onuruna yaraşır bir gelir düzeyinin sağlanmasının devletin temel sorumluluğu olduğunu belirtti. İnsanca yaşam hakkının sosyal devlet ilkesinin ayrılmaz bir parçası olduğunu vurgulayan Gedikli, TÜRK-İŞ’in adil gelir ve yaşanabilir ücret mücadelesini kararlılıkla sürdüreceğini ifade etti.
Trabzon Haber Merkezi | TÜRK-İŞ Trabzon İl Başkanı Gökhan Gedikli, asgari ücretin enflasyon karşısında eridiğini belirterek adil, veri temelli ve insanca yaşamaya yetecek bir ücret çağrısında bulundu.

Trabzon haberleri | TÜRK-İŞ Trabzon İl Başkanı Gökhan Gedikli, yaptığı yazılı açıklamada TÜRK-İŞ’in 1974 yılından bu yana Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nda işçileri temsil ettiğini hatırlattı. Ancak mevcut komisyon yapısının, işçilerin karar alma süreçlerinde etkili olmasına olanak tanımadığını vurgulayan Gedikli, kararların ağırlıklı olarak hükümet ve işveren oylarıyla alındığını ifade etti.

Gedikli, TÜRK-İŞ’in 24 Aralık 2024 tarihinde aldığı kararla, komisyon gerçek anlamda adil ve demokratik bir yapıya kavuşana kadar çalışmalara katılmama kararını kamuoyu ile paylaştığını hatırlatarak, aradan geçen yaklaşık bir yıllık sürede herhangi bir yapısal iyileştirme yapılmadığını söyledi. Bu nedenle TÜRK-İŞ’in 2026 yılı Asgari Ücret Tespit Komisyonu çalışmalarında yer almayacağını belirtti.

Ücret belirlemede esas olan ekonomik veriler

Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun üye yapısının tartışılabileceğini dile getiren Gedikli, asıl belirleyici unsurun ekonomik göstergelerin gerçeğe uygun değerlendirilmesi olduğunu vurguladı. Ücret tespitinin, üye sayısından bağımsız olarak, mutlaka ekonomik veriler temel alınarak yapılması gerektiğini söyledi.

Enflasyonun altında kalan zam alım gücünü eritti

Gedikli, TÜİK tarafından açıklanan yüzde 44,38’lik enflasyona rağmen asgari ücrete yalnızca yüzde 30 oranında artış yapıldığını hatırlatarak, bu artışın enflasyonun gerisinde kaldığını belirtti. O tarihten bu yana gıda, kira, ulaşım, eğitim ve temel faturalar başta olmak üzere tüm zorunlu harcama kalemlerinde fiyat artışlarının hız kesmeden devam ettiğini ifade etti.

Elektrik, doğalgaz ve su zamlarının hane bütçesini daha da zorladığını dile getiren Gedikli, asgari ücretlinin ücretinin kısa sürede eridiğini ve alım gücünün her geçen gün daha fazla düştüğünü söyledi. Bu ekonomik tablonun yalnızca çalışanları değil, yıllarca prim ödeyerek ülkenin kalkınmasına katkı sunmuş emeklileri de derinden etkilediğini vurguladı.

Ekonomik büyüme geniş kesimlere yansımıyor

Türkiye ekonomisinin büyüdüğünü, milli gelirin ve kişi başına düşen gelirin arttığını belirten Gedikli, bu büyümenin oluşturduğu refahın çalışanlara ve emeklilere yansımadığını söyledi. Gelir artışının toplumun büyük bir bölümüne ulaşmadığını ifade eden Gedikli, buna karşın dolar milyarderi sayısındaki artışın gelir dağılımındaki adaletsizliği açıkça ortaya koyduğunu dile getirdi.

Enflasyon kaybı telafi edilmeli, refah payı verilmelidir

Gedikli, asgari ücret belirlenirken öncelikle geçtiğimiz yıl karşılanmayan yüzde 14,38’lik enflasyon kaybının eksiksiz telafi edilmesi gerektiğini ifade etti. Bunun yanı sıra gıda, ulaşım, kira, eğitim ve fatura kalemlerinde yaşanan yüksek artışların yol açtığı kayıpların da ücretlere yansıtılmasının zorunlu olduğunu söyledi. Ayrıca ekonomik büyümenin yarattığı refahtan işçilerin pay almasını sağlayacak ilave bir artış yapılması gerektiğini vurguladı.

Asgari ücret taban ücret olmaktan çıktı

Bazı işveren çevrelerinin asgari ücretin bir geçim ücreti olmadığı yönündeki açıklamalarına da değinen Gedikli, bu anlayışın benimsenmesi sonucu asgari ücretin fiilen ortalama ücret haline geldiğini söyledi. Bugün çalışanların yarısından fazlasının asgari ücretle ya da bu seviyeye çok yakın ücretlerle çalışmak zorunda kaldığını belirtti.

Bu durumun ücret skalasını daralttığını, mesleki kıdem ve vasıf farklarının ücretlere yansımadığını ifade eden Gedikli, mevcut eğilimin sürmesi halinde çalışma barışının bozulacağını ve nitelikli iş gücünün de asgari ücret seviyesine sıkışacağını kaydetti.

Enflasyonun nedeni ücretler değildir

Asgari ücret artarsa enflasyon artar” iddialarının gerçekçi olmadığını dile getiren Gedikli, son yıllarda enflasyonun olağanüstü yükseldiğini, 2025 yılında artış hızının yavaşlasa da fiyatların yükselmeye devam ettiğini söyledi. Temmuz 2025’te asgari ücrete zam yapılmamasına rağmen fiyatların artmayı sürdürmesinin, enflasyonun kaynağının ücretler olmadığını açıkça gösterdiğini ifade etti.

İstihdam ve çocuk işçiliği vurgusu

Asgari ücret artışının istihdamı azaltacağı yönündeki söylemlerin de gerçeği yansıtmadığını belirten Gedikli, sendikal örgütlenmenin olmadığı işyerlerinde işçilerin ağır koşullar altında birden fazla kişinin işini yapmak zorunda kaldığını söyledi. Bu durumun iş sağlığı ve güvenliğini ciddi biçimde tehdit ettiğini dile getirdi.

Çocuk işçiliğinin halen yaygın olduğunu vurgulayan Gedikli, okulda olması gereken çocukların ağır koşullarda çalıştırıldığını ve yaşanan iş kazalarının bu vahim tabloyu gözler önüne serdiğini ifade etti.

İnsanca yaşam devletin sorumluluğudur

Gedikli, yoksulluğu ve hayat pahalılığını en ağır biçimde yaşayan asgari ücretliler, işsizler ve emekliler için insan onuruna yaraşır bir gelir düzeyinin sağlanmasının devletin temel sorumluluğu olduğunu belirtti. İnsanca yaşam hakkının sosyal devlet ilkesinin ayrılmaz bir parçası olduğunu vurgulayan Gedikli, TÜRK-İŞ’in adil gelir ve yaşanabilir ücret mücadelesini kararlılıkla sürdüreceğini ifade etti.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve trabzonhabermerkezi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.