Cevahir Topaloğlu
Köşe Yazarı
Cevahir Topaloğlu
 

Bakanlığın DOA Makineleri Sınıfta Kaldı

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından hayata geçirilen DOA (Depozitosu Olan Ambalajlar) Sistemi'nin hedefleri gerçekten takdire şayan. Plastik, cam ve alüminyum içecek ambalajlarının geri dönüşüme kazandırılması için kurulan bu sistem, doğru işletildiğinde hem doğaya hem de ülke ekonomisine önemli katkılar sunabilir. Peki ya sahadaki gerçekler? İşte asıl mesele burada başlıyor. Bir gazeteci olarak, hem bir vatandaş hem de yaşanan sorunları yerinde gözlemleyen biri olarak, Bakanlığın DOA sistemi kapsamında yerleştirdiği depozito iade makinelerinin durumunu yakından takip ediyorum. Elimde depozitolu ambalajlarla makinelerin yolunu her tuttuğumda aynı manzarayla karşılaşıyorum. Makineler ya dolu... Ya da hizmet dışı. Bir kez değil... İki kez değil... Defalarca... Vatandaşın kolayca ulaşabilmesi için kurulan bu makinelerin sayısı zaten sınırlıyken, mevcut olanların düzenli çalışmaması sistemin en büyük sorunlarından biri olarak karşımıza çıkıyor. Şimdi sormak gerekiyor... Madem Bakanlığın hayata geçirdiği bu sistem vatandaşlardan ilgi görüyor, neden makineler bu kadar çabuk doluyor? Doluyorsa neden zamanında boşaltılmıyor? Vatandaşın geri dönüşüme katkı sunma isteği neden karşılıksız bırakılıyor? Bir projeyi hayata geçirmek kadar, onu sürdürülebilir kılmak da önemlidir. DOA makinelerini sahaya yerleştirmekle görev tamamlanmış olmuyor. Asıl görev, bu makinelerin her gün çalışmasını sağlamak, dolmadan boşaltmak ve arızalandığında en kısa sürede yeniden hizmete açmaktır. Bugün yaşanan tablo, ne yazık ki vatandaşın sisteme olan güvenini zedeliyor. Çünkü insanlar geri dönüşüm yapmak için zaman ayırıyor, ambalajlarını biriktiriyor, DOA makinesinin başına gidiyor ancak çoğu zaman geri dönüşüme kazandırmak istediği ambalajları teslim edemeden geri dönüyor. Çevre bilinci böyle mi oluşturulacak? Geri dönüşüme teşvik böyle mi sağlanacak? Bu yazıyı okuyan yetkililer belki "arıza vardı", "yoğunluk oluştu" ya da "ekipler çalışıyor" diyeceklerdir. Elbette teknik aksaklıklar olabilir. Ancak bir sistemde aksaklık istisna olmaktan çıkıp sıradanlaşmışsa, orada artık teknik değil, organizasyon sorunu vardır. Türkiye genelinde yaygınlaştırılması hedeflenen bir sistemin başarısı, yalnızca makinelerin kurulmasıyla değil, sahada kesintisiz ve vatandaşın güvenini kazanacak şekilde çalışmasıyla mümkündür. Bu eleştiriyi, DOA sisteminin kaldırılması için değil, başarılı olması için yazıyorum. Çünkü bu proje doğru uygulandığında çevre ve ekonomi açısından önemli kazanımlar sağlayabilir. Ancak doğru projeler, eksik uygulamalar nedeniyle vatandaşın gözünde değer kaybetmemelidir. Beklenti çok açık: DOA makinelerinin sayısı artırılsın. Mevcut makineler düzenli olarak kontrol edilip boşaltılsın. Arızalara hızlı müdahale edilsin. Sistemin sahadaki işleyişi düzenli olarak denetlensin. Vatandaş, geri dönüşüm yapmak istediğinde kapalı ekranlarla değil, çalışan DOA makineleriyle karşılaşsın. Çünkü çevreyi korumak yalnızca sloganlarla değil, sorunsuz işleyen sistemlerle mümkün olur.
Ekleme Tarihi: 16 Temmuz 2026 -Perşembe

Bakanlığın DOA Makineleri Sınıfta Kaldı

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından hayata geçirilen DOA (Depozitosu Olan Ambalajlar) Sistemi'nin hedefleri gerçekten takdire şayan. Plastik, cam ve alüminyum içecek ambalajlarının geri dönüşüme kazandırılması için kurulan bu sistem, doğru işletildiğinde hem doğaya hem de ülke ekonomisine önemli katkılar sunabilir.

Peki ya sahadaki gerçekler?

İşte asıl mesele burada başlıyor.

Bir gazeteci olarak, hem bir vatandaş hem de yaşanan sorunları yerinde gözlemleyen biri olarak, Bakanlığın DOA sistemi kapsamında yerleştirdiği depozito iade makinelerinin durumunu yakından takip ediyorum. Elimde depozitolu ambalajlarla makinelerin yolunu her tuttuğumda aynı manzarayla karşılaşıyorum. Makineler ya dolu... Ya da hizmet dışı.

Bir kez değil...

İki kez değil...

Defalarca...

Vatandaşın kolayca ulaşabilmesi için kurulan bu makinelerin sayısı zaten sınırlıyken, mevcut olanların düzenli çalışmaması sistemin en büyük sorunlarından biri olarak karşımıza çıkıyor.

Şimdi sormak gerekiyor...

Madem Bakanlığın hayata geçirdiği bu sistem vatandaşlardan ilgi görüyor, neden makineler bu kadar çabuk doluyor? Doluyorsa neden zamanında boşaltılmıyor? Vatandaşın geri dönüşüme katkı sunma isteği neden karşılıksız bırakılıyor?

Bir projeyi hayata geçirmek kadar, onu sürdürülebilir kılmak da önemlidir. DOA makinelerini sahaya yerleştirmekle görev tamamlanmış olmuyor. Asıl görev, bu makinelerin her gün çalışmasını sağlamak, dolmadan boşaltmak ve arızalandığında en kısa sürede yeniden hizmete açmaktır.

Bugün yaşanan tablo, ne yazık ki vatandaşın sisteme olan güvenini zedeliyor. Çünkü insanlar geri dönüşüm yapmak için zaman ayırıyor, ambalajlarını biriktiriyor, DOA makinesinin başına gidiyor ancak çoğu zaman geri dönüşüme kazandırmak istediği ambalajları teslim edemeden geri dönüyor.

Çevre bilinci böyle mi oluşturulacak? Geri dönüşüme teşvik böyle mi sağlanacak?

Bu yazıyı okuyan yetkililer belki "arıza vardı", "yoğunluk oluştu" ya da "ekipler çalışıyor" diyeceklerdir. Elbette teknik aksaklıklar olabilir. Ancak bir sistemde aksaklık istisna olmaktan çıkıp sıradanlaşmışsa, orada artık teknik değil, organizasyon sorunu vardır.

Türkiye genelinde yaygınlaştırılması hedeflenen bir sistemin başarısı, yalnızca makinelerin kurulmasıyla değil, sahada kesintisiz ve vatandaşın güvenini kazanacak şekilde çalışmasıyla mümkündür.

Bu eleştiriyi, DOA sisteminin kaldırılması için değil, başarılı olması için yazıyorum. Çünkü bu proje doğru uygulandığında çevre ve ekonomi açısından önemli kazanımlar sağlayabilir. Ancak doğru projeler, eksik uygulamalar nedeniyle vatandaşın gözünde değer kaybetmemelidir.

Beklenti çok açık: DOA makinelerinin sayısı artırılsın. Mevcut makineler düzenli olarak kontrol edilip boşaltılsın. Arızalara hızlı müdahale edilsin. Sistemin sahadaki işleyişi düzenli olarak denetlensin.

Vatandaş, geri dönüşüm yapmak istediğinde kapalı ekranlarla değil, çalışan DOA makineleriyle karşılaşsın. Çünkü çevreyi korumak yalnızca sloganlarla değil, sorunsuz işleyen sistemlerle mümkün olur.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve trabzonhabermerkezi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.