İbrahim Tamer
Köşe Yazarı
İbrahim Tamer
 

Diyanet İle Hac

Üsküdar müftülüğünde görevli Trabzonlu arkadaşım Muzaffer Erikoğlu'nun tavsiye ve ısrarıyla hac ibadetimi yapmak için diyaneti seçtim. İstanbul 3.kafile 1.grup çıktı kısmetime. Hava alanına geldiğimizde ilk sürprizimizle karşılaştım, Tayyip Erdoğan ve diyanet işleri başkanlığı, Suudi Arabistan'a Medine hava alanında yapacakları ve saatlerce süren gümrük ve Arabistan'a giriş işlemlerini, Türkiye'de yapmaları yönünde ikna etmişler. Türk gümrüğünden geçip İstanbul hava limanında Arap gümrüğüne girdik. Suudi Arabistan devletinin gümrük görevlileri bizi tebessümle karşıladılar, 10-15 dakika gibi kısa bir sürede Arabistan'a giriş işlemlerimiz halledildi, uçağımıza bindik. Medine'ye indiğimizde bizi otele götürecek otobüsler hazır bekliyordu. Ravza'ya yürüme mesafesindeki lüks otelimize geçtik. Otelde ilk iş olarak diyanet görevlileri hepimize arap telefon hattı hediye etti. Böylece mevcud hatlarımıza büyük fiyat farkı uygulamasından kurtulduk. Peygamber efendimizin kabrini ziyaret etmemiz için gerekli randevuyu da alan diyanet işlerimiz bizi tek tek randevu alma zahmetinden kurtardı. Ayrıca otobüsler tutarak bizleri tarihi, özel, dini mekanlara götürdü. Tek hoşnutsuz kaldığım yer bir türk firmasına ait hurma bahçesiydi. Mekke'ye Gidiş Medine'de geçen nefis 5 günden sonra, Mekke'ye gitmek için yola çıktık. 450 km gibi bir mesafe, yol boyu radarlar, otobüslerin en sağ şeritten gitme mecburiyeti, 7-8 saatte Mekke'ye vardık. Medine dışında umre yapmak için ihramlarımızı giymiştik; Mekke'ye geldiğimizde otelimize eşyalarımızı bıraktık ve doğru Kabe'ye gittik. Grup başkanımız Uğur Saygu hocamız kabenin yanına kadar gözlerimizi kapatarak götürdü. Açın dediğinde, senelerce ona yönelerek namaz kıldığımız kabemizi karşımızda görünce bir çoğumuz göz yaşlarımızı tutamadık. İlk gördüğümüzde edilen duanın önemine binaen, bol bol dua ettik, Rabbimize yalvardık, isteklerimizi söyledik. Sonra tavafa başladık. Uğur hocamız İstanbuldayken bize kulaklık cihazı tavsiye etmişti. İyi ki almışız. Bu kulaklıklar sayesinde 400 metre civarında hocamızın dediklerini işittik, kaybolan hacı arkadaşlarımız bizi buldu. Gerek tavaf, gerekse say esnasında Uğur hocamız dualar okudu, biz tekrarladık. Tavaf bitti ve Say'a geçtik. Say uzun ve yorucu. Yeşil ışıklı alanda erkekler koşuyor. Her yeşil ışık bitiminde durduk, grubumuzdaki hanımları ve yaşlıları bekledik. Say'ın bitiminde Umre namazımızı kıldık, duamızı ettik ve diyanete ait koca Gazze otobüs durağında otelimize götürecek 6 numaraya bindik. Diyanet işleri başkanlığı öyle güzel ayarlamış ki, Otellerde sadece diyanetin Türk hacıları kalıyor. Her diyanet otelinin önünden 15-20 dakika aralıklarla 24 saat otobüs kalkıyor. Bu otobüslere sadece otelde kalan hacılar biniyor ve Kabe'ye kadar yolda durup yolcu almıyor. Kabeden gelirken de aynı prosedür işliyor. Otelin yolcusu dışında hacı alınmıyor, otele kadar otobüs durmuyor. Otobüslerimizin hareketi Gazze durağında ve otel önündeki diyanet personeli tarafından kontrol ve kayıt altına alınıyor. Mide Önemli Yemek sorunu yaşamamak için Diyanet işleri başkanlığı Türkiye'den ahçılar getirtmiş, yemeklerimizi bizim damak tadımıza uygun yapıyorlar. Sağlık 3 hacımız rahatsızlandı şu ana kadar. Diyanetin sağlık personeli tarafından tedavileri yapıldı, ilaçları bedava verildi. Para Çekme Diyanet Türkiye'de emanet hesabı açtırdı. Türkiye'de yatırdığımız yada yakınlarımızın yatıracağı bu şahsi hesabımızdan ihtiyacımız oldukça otelde oluştırulan birimde diyanet sorumlusundan istediğimiz kadarını çekebiliyoruz. Banka derdimiz yok. 10 gün oldu izlenimlerim bunlar. Diğer ülkelerin hacıları, mesela Pakistanlı hacılar yanımızdaki otelde kalıyorlar. Kabeye her gidiş gelişlerinde taksici ve korsan taksicilerle pazarlık yapıyor, uzun süre bekliyorlar. Gerek Medine gerekse Mekke'deki çoğu esnaf insafsız, yüksek ücret talep ediyor. İlginç olan ise bunların çoğu özbek, türkmen, afgan, pakistan  bangladeş, mısırlı kişiler. Hulasa, Diyanet ile hacca geldiğim için çok memnunum. Özellikle de kafile başkanımız dr Mehmet Emin Göktepe ve grup başkanımız Uğur Saygu hocalarım çok emek harcıyor. İhlaslı güzel insanlar. Uğur hocamızın Medineden gelişimizde bize Mekkede umre yaptırdıktan sonra o perişan haliyle, yürüyemeyip otelde kalan iki yaşlı hacımızı otele gelip, alıp umreleri gerçekleşsin diye tekrar kabeye götürüp aynı uzun zor tavaf, say görevlerini yaptırması, unutulacak bir anı değil benim için. Allah Uğur hocamızdan razı olsun, mekanı cennet olsun. Ölmedi )) Ben sevdiklerime hayatlarında bu duayı ederim. İbrahim Tamer Fakıoğlu
Ekleme Tarihi: 01 Mayıs 2026 -Cuma

Diyanet İle Hac

Üsküdar müftülüğünde görevli Trabzonlu arkadaşım Muzaffer Erikoğlu'nun tavsiye ve ısrarıyla hac ibadetimi yapmak için diyaneti seçtim.
İstanbul 3.kafile 1.grup çıktı kısmetime.

Hava alanına geldiğimizde ilk sürprizimizle karşılaştım, Tayyip Erdoğan ve diyanet işleri başkanlığı, Suudi Arabistan'a Medine hava alanında yapacakları ve saatlerce süren gümrük ve Arabistan'a giriş işlemlerini, Türkiye'de yapmaları yönünde ikna etmişler.
Türk gümrüğünden geçip İstanbul hava limanında Arap gümrüğüne girdik.
Suudi Arabistan devletinin gümrük görevlileri bizi tebessümle karşıladılar, 10-15 dakika gibi kısa bir sürede Arabistan'a giriş işlemlerimiz halledildi, uçağımıza bindik.

Medine'ye indiğimizde bizi otele götürecek otobüsler hazır bekliyordu.
Ravza'ya yürüme mesafesindeki lüks otelimize geçtik.
Otelde ilk iş olarak diyanet görevlileri hepimize arap telefon hattı hediye etti.
Böylece mevcud hatlarımıza büyük fiyat farkı uygulamasından kurtulduk.

Peygamber efendimizin kabrini ziyaret etmemiz için gerekli randevuyu da alan diyanet işlerimiz bizi tek tek randevu alma zahmetinden kurtardı.

Ayrıca otobüsler tutarak bizleri tarihi, özel, dini mekanlara götürdü.

Tek hoşnutsuz kaldığım yer bir türk firmasına ait hurma bahçesiydi.

Mekke'ye Gidiş
Medine'de geçen nefis 5 günden sonra, Mekke'ye gitmek için yola çıktık.
450 km gibi bir mesafe, yol boyu radarlar, otobüslerin en sağ şeritten gitme mecburiyeti, 7-8 saatte Mekke'ye vardık.
Medine dışında umre yapmak için ihramlarımızı giymiştik; Mekke'ye geldiğimizde otelimize eşyalarımızı bıraktık ve doğru Kabe'ye gittik.

Grup başkanımız Uğur Saygu hocamız kabenin yanına kadar gözlerimizi kapatarak götürdü.
Açın dediğinde, senelerce ona yönelerek namaz kıldığımız kabemizi karşımızda görünce bir çoğumuz göz yaşlarımızı tutamadık.
İlk gördüğümüzde edilen duanın önemine binaen, bol bol dua ettik, Rabbimize yalvardık, isteklerimizi söyledik.

Sonra tavafa başladık.
Uğur hocamız İstanbuldayken bize kulaklık cihazı tavsiye etmişti. İyi ki almışız. Bu kulaklıklar sayesinde 400 metre civarında hocamızın dediklerini işittik, kaybolan hacı arkadaşlarımız bizi buldu.
Gerek tavaf, gerekse say esnasında Uğur hocamız dualar okudu, biz tekrarladık.
Tavaf bitti ve Say'a geçtik.
Say uzun ve yorucu.
Yeşil ışıklı alanda erkekler koşuyor.
Her yeşil ışık bitiminde durduk, grubumuzdaki hanımları ve yaşlıları bekledik.

Say'ın bitiminde Umre namazımızı kıldık, duamızı ettik ve diyanete ait koca Gazze otobüs durağında otelimize götürecek 6 numaraya bindik.

Diyanet işleri başkanlığı öyle güzel ayarlamış ki,
Otellerde sadece diyanetin Türk hacıları kalıyor.
Her diyanet otelinin önünden 15-20 dakika aralıklarla 24 saat otobüs kalkıyor. Bu otobüslere sadece otelde kalan hacılar biniyor ve Kabe'ye kadar yolda durup yolcu almıyor.
Kabeden gelirken de aynı prosedür işliyor. Otelin yolcusu dışında hacı alınmıyor, otele kadar otobüs durmuyor.
Otobüslerimizin hareketi Gazze durağında ve otel önündeki diyanet personeli tarafından kontrol ve kayıt altına alınıyor.

Mide Önemli
Yemek sorunu yaşamamak için Diyanet işleri başkanlığı Türkiye'den ahçılar getirtmiş, yemeklerimizi bizim damak tadımıza uygun yapıyorlar.

Sağlık
3 hacımız rahatsızlandı şu ana kadar. Diyanetin sağlık personeli tarafından tedavileri yapıldı, ilaçları bedava verildi.

Para Çekme
Diyanet Türkiye'de emanet hesabı açtırdı. Türkiye'de yatırdığımız yada yakınlarımızın yatıracağı bu şahsi hesabımızdan ihtiyacımız oldukça otelde oluştırulan birimde diyanet sorumlusundan istediğimiz kadarını çekebiliyoruz.
Banka derdimiz yok.

10 gün oldu izlenimlerim bunlar.
Diğer ülkelerin hacıları, mesela Pakistanlı hacılar yanımızdaki otelde kalıyorlar. Kabeye her gidiş gelişlerinde taksici ve korsan taksicilerle pazarlık yapıyor, uzun süre bekliyorlar.
Gerek Medine gerekse Mekke'deki çoğu esnaf insafsız, yüksek ücret talep ediyor.
İlginç olan ise bunların çoğu özbek, türkmen, afgan, pakistan  bangladeş, mısırlı kişiler.

Hulasa, Diyanet ile hacca geldiğim için çok memnunum.
Özellikle de kafile başkanımız dr Mehmet Emin Göktepe ve grup başkanımız Uğur Saygu hocalarım çok emek harcıyor. İhlaslı güzel insanlar.
Uğur hocamızın Medineden gelişimizde bize Mekkede umre yaptırdıktan sonra o perişan haliyle, yürüyemeyip otelde kalan iki yaşlı hacımızı otele gelip, alıp umreleri gerçekleşsin diye tekrar kabeye götürüp aynı uzun zor tavaf, say görevlerini yaptırması, unutulacak bir anı değil benim için.

Allah Uğur hocamızdan razı olsun, mekanı cennet olsun.
Ölmedi )) Ben sevdiklerime hayatlarında bu duayı ederim.

İbrahim Tamer Fakıoğlu

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve trabzonhabermerkezi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.