Son yıllarda toplumun her kesiminde aynı beklenti daha güçlü şekilde hissediliyor: İnsanlar artık yalnızca konuşan değil, çözüm üreten, birleştiren ve geleceğe dair umut veren bir anlayış görmek istiyor.
Çünkü hayatın temposu değişirken, insanların beklentileri de değişiyor.
Bir tarafta hayatın doğal akışı içerisinde büyüyen sorumluluklar, bir tarafta geleceğe dair hedefler, diğer tarafta ise toplumun farklı kesimlerinin ortak hedefler etrafında yeniden daha güçlü şekilde buluşma ihtiyacı…
Hiç şüphesiz her dönem kendi içinde farklı sınamalar ve değişimler barındırır. Önemli olan ise bu süreçleri sağduyu, dayanışma ve ortak akıl ile yönetebilmektir.
Bugün toplumun her kesiminde; daha yapıcı bir dilin, daha fazla anlayışın ve birlikte hareket etme kültürünün güçlenmesine yönelik güçlü bir beklenti olduğu görülmektedir.
Çünkü insanlar artık yalnızca bugünü değil, geleceği de birlikte inşa edebilmenin önemini daha net hissetmektedir.
Oysa bu coğrafya, tarih boyunca farklı hayatların aynı sokakta yürüyebildiği büyük bir yaşam alanı oldu. Aynı yağmurun altında yüründü, aynı denizlere bakıldı, aynı umutlarla yarın hayal edildi.
Bu nedenle bugün yeniden hatırlamamız gereken en önemli gerçek şudur: Birlik duygusunu koruyabilen toplumlar geleceğe daha güçlü yürür.
Dünyanın değişen dengeleri artık gösteriyor ki; yalnızca ekonomik güç değil, toplumsal dayanışma da ülkelerin geleceğini belirleyen en önemli unsurlardan biri haline gelmiştir.
Özellikle gençlerin yeniden motive edilmesi, üretime yönlendirilmesi ve geleceğe daha güçlü hazırlanması büyük önem taşımaktadır.
Çünkü bir ülkenin gerçek gücü; gençlerinin taşıdığı umut, üretim kapasitesi ve toplumsal birlik bilinciyle ölçülür.
Bugün birçok genç çalışmak, üretmek, kendine yeni bir yol açmak istiyor.
Bu noktada yalnızca kamu kurumlarına değil, aynı zamanda sivil toplum kuruluşlarına da önemli sorumluluklar düşmektedir.
Çünkü toplumlar bazen yalnızca projelerle değil, insanın insana verdiği güven duygusuyla güçlenir.
Bir gencin elinden tutabilmek, bir aileye umut olabilmek, insanları ortak hedefler etrafında bir araya getirebilmek… Bunlar yalnızca sosyal çalışmalar değil, aynı zamanda toplumsal kalkınmanın temel taşlarıdır.
Bu topraklar; üç tarafı denizlerle çevrili yapısı, geniş su kaynakları, verimli tarım alanları, doğal zenginlikleri ve stratejik konumuyla büyük bir potansiyele sahiptir.
Bor madeni, krom, bakır, demir, mermer, altın ve daha birçok önemli kaynak… Aslında bu ülkenin sahip olduğu değer yalnızca yer altındaki zenginlikler değildir.
En büyük güç; aynı hedef doğrultusunda hareket edebilen insan kaynağıdır.
Çünkü artık çok daha net görülmektedir ki; toplumların gerçek kalkınması yalnızca bireysel başarılarla değil, ortak hedefler etrafında oluşan dayanışma kültürüyle mümkündür.
Belki her şey kusursuz değildir. Belki hâlâ çözüm bekleyen birçok konu vardır. Ancak bütün bunlara rağmen bu ülkenin yeniden daha güçlü bir toplumsal birlik oluşturabilecek potansiyele sahip olduğu açıktır.
Yeter ki ortak değerler etrafında buluşmayı başarabilelim.
Çünkü aynı şehirlerde yaşamaya, aynı geleceği paylaşmaya ve aynı yarınlara birlikte yürümeye devam edeceğiz.
Bu yüzden artık birbirimizi yormaktan değil, birbirimizi güçlendirmekten yana bir anlayışı büyütmek zorundayız.
Ve artık açık bir gerçek var:
Birlikte kalkınmaktan başka şansımız yok.
Zeydan AYDIN
TÜSKİAD Genel Başkanı
Tümü İstihdam Sağlayan Girişimci İş İnsanları Derneği