Karadeniz’in Dalgaları Arasında Bir Bayram:
Karadeniz bazen hırçındır.
Dalgaları sert vurur kıyıya…
Ama her seferinde geri çekilir ve yeniden başlar.
İnsan da biraz böyledir aslında.
Hele ki bu coğrafyada yaşayanlar…
Zorluklara alışkın, mücadeleye yatkın ve her şeye rağmen dimdik ayakta kalmayı bilen bir ruh taşır.
Bugün bayrama girerken, sadece sevinçleri değil; yükleri de beraberimizde taşıyoruz. Sınırlarımızın ötesinde süren savaşlar, İslam coğrafyasında yaşanan derin kırılmalar ve bunun ekonomiye yansıyan ağır sonuçları…
Artık hiçbirimiz bu tablonun dışında değiliz.
Çünkü savaş, artık sadece silahlarla yapılmıyor.
Ekonomilerle yapılıyor.
Algılarla yapılıyor.
Gelecek kaygılarıyla yapılıyor.
Ve bizler, bu çok katmanlı mücadelenin tam ortasında bir hayat kurmaya çalışıyoruz.
Pazara giden bir annenin hesabında…
İşini büyütmek isteyen bir esnafın planlarında…
Geleceğini kurmaya çalışan bir gencin hayallerinde…
Herkes bu yükü bir şekilde hissediyor.
Ama Karadeniz insanı şunu iyi bilir:
Fırtına ne kadar sert olursa olsun, sonsuza kadar sürmez.
İşte bayram, tam da bu yüzden kıymetlidir.
Çünkü bayram; en zor zamanlarda bile insanın içindeki umudu diri tutma iradesidir.
Bir sofrada buluşabilmek…
Bir selamla gönül alabilmek…
Bir tebessümle yük hafifletebilmek…
Bunlar küçük gibi görünür ama büyük kırılmaları onaran şeylerdir.
Trabzon’un sokaklarında bayram sabahı atılan her adım, aslında bir mesajdır:
“Biz buradayız, birlikteyiz ve ayaktayız.”
Belki bu bayram, eskisi gibi olmayacak.
Belki imkânlar biraz daha sınırlı…
Ama samimiyet daha gerçek, dayanışma daha kıymetli olacak.
Çünkü zor zamanlar, insanın özünü ortaya çıkarır.
Bizler; sadece kendi hayatlarımızı değil, aynı zamanda ortak bir geleceği de taşıyoruz. Ve bu geleceğin temeli; ekonomik güç kadar, toplumsal birlikten geçiyor.
Bayramlar ise bu birliğin en güçlü hatırlatıcısıdır.
Bugün belki daha fazla şeye ihtiyacımız var:
Daha fazla anlayışa…
Daha fazla dayanışmaya…
Daha fazla birbirimizi hatırlamaya…
Çünkü umut, kendiliğinden doğmaz.
İnşa edilir.
Ve biz, inşa etmeyi bilen bir milletiz.
Bu bayram; sadece bir kutlama değil, bir duruş olsun.
Zorluklara rağmen dimdik durabilmenin…
Dağılmadan bir arada kalabilmenin…
Ve en önemlisi, umudu kaybetmemenin bir göstergesi olsun.
Trabzon’un yüreği gibi güçlü,
Karadeniz gibi derin bir bayram diliyorum.
Bayramınız mübarek olsun.